Okul alışverişinin başlamasına karşın, ankete katılan markaların yüzde 55’inin eylül ayı cirosu ağustosa kıyasla geriledi. Aynı dönemde adet satışlarında düşüş yaşadığını belirten markaların oranı yüzde 66’ya ulaştı. Eylül ayında hazır giyim markalarının yüzde 82’si, ayakkabı markalarının ise yüzde 58’i adet satışlarında daralma yaşadı.
Gıda dışı perakende sektöründe tüketiciyi alışverişe yönlendirmek için indirim kampanyalarına ağırlık veren markalar, eylül ayında da beklenen hareketliliği yakalayamadı. Kış hazırlıkları ve okula dönüş dönemine rağmen markaların yüzde 66’sının adet satışı ağustos ayına göre düşerken, yüzde 55’inin cirosu da önceki ayın altında kaldı.
Gıda dışı perakende sektörünün önde gelen temsilcilerinden Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), bünyesindeki 516 markanın katılımıyla gerçekleştirdiği eylül ayı anketinin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
Anket sonuçlarını değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, milyonlarca öğrencinin okul alışverişi yaptığı eylül ayında hem adet satışlarının hem de ciroların ağustos seviyesinin gerisinde kaldığını belirtti. Öncel, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Okul alışverişlerinin yanı sıra kış hazırlıklarının da başladığı eylül ayında, ankete katılan markalarımızın yüzde 55’inin cirosu ağustosa göre geriledi. Adet satışlarında düşüş bildiren markalarımızın oranı ise yüzde 66 oldu. Geçen ay hazır giyim markalarımızın yüzde 82’si, ayakkabı markalarımızın da yüzde 58’i adet satışlarının azaldığını ifade etti.
Son üç yıldır eylül aylarında benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz. İndirim kampanyalarına ve milyonlarca öğrencinin okula döndüğü bir dönemde olunmasına rağmen giyim ve ayakkabı satışlarında yaşanan gerilemenin nedenlerini araştırıyoruz.
Burada özellikle vurgulamamız gereken bir başka konu da tüketicilerin satın alma gücündeki daralma. Son iki üç yıldır yalnızca giyim ve ayakkabıda değil, perakende sektörünün genelinde maliyetlerin bir bölümünü markalarımız karşılamak zorunda kalıyor. Buna karşın, gıda dışı perakendede tüketicinin alışverişe yönelmesi büyük ölçüde indirim kampanyalarına bağlı. Bu nedenle üyelerimizin önemli bir kısmında ciro artışı enflasyon oranının altında seyrediyor.
Son anketimizin sonuçlarına göre üyelerimizin yüzde 75’inde, başka bir ifadeyle her dört markadan üçünde, yıllık ciro artışı yüzde 30’un altında kaldı. Tüm bu göstergeler, sektörde kârlılığın giderek azaldığını ve ekonomik baskının daha da yoğunlaştığını ortaya koyuyor.”
Her Beş Markadan Dördü İçin En Büyük Sorun Kira
Markalı perakende sektörünün yaşadığı sıkışıklığın aşılabilmesi için maliyetlerin düşürülmesinin öncelikli olduğunu vurgulayan Sinan Öncel, kira giderlerinin sektörün en önemli maliyet kalemlerinden biri olduğunu hatırlattı.
Fahiş kira artışı taleplerinin markaların başlıca sorunları arasında ilk sırada yer aldığını belirten Öncel, şöyle konuştu:
“Eylül ayı anketimize katılan markalarımızın yüzde 80’i, yani her beş markadan dördü, fahiş kira artışı taleplerini en önemli sorun olarak gösteriyor. Enflasyonun altında kalan ciro artışı yüzde 61 ile ikinci sırada yer alırken, işçilik maliyetlerinin ciro içindeki payının yükselmesi yüzde 45 ile üçüncü sırada bulunuyor. Şeffaf olmayan ortak alan giderleri yüzde 27, yüksek finansman maliyetleri ise yüzde 25 ile ilk beş sorun arasında yer alıyor.
Fahiş kira artışı taleplerinden şikâyet eden üyelerimizin oranının son iki yılda yüzde 91’den yüzde 80’e düşmesi olumlu bir gelişme. Ancak bu durum, sorunun ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Ciro üzerinden kira ödemesi yapmamıza rağmen AVM yönetimleri üyelerimizden hâlâ mevcut tutarların 4-5 katına ulaşabilen kira artışları talep edebiliyor.
Mayıs 2026 itibarıyla BMD üyesi markaların yüzde 60,75’inin en az bir mağazası nedeniyle mülk sahibiyle hukuki anlaşmazlık yaşaması ve konunun mahkemeye taşınmış olması, sorunun boyutunu açıkça gösteriyor.”
Şeffaf Olmayan Ortak Alan Giderleri Markalara Yılda En Az 10 Milyar TL’ye Mal Oluyor
Kira giderlerinin yanı sıra AVM’lerdeki ortak alan harcamalarının da markalar üzerinde önemli bir mali yük oluşturduğuna dikkat çeken Sinan Öncel, ilgili yasa ve yönetmeliklerin üç yıldır yürürlükte olmasına rağmen bu giderlerde yeterli şeffaflığın sağlanamadığını ifade etti.
Birçok AVM yönetiminin ayrıntılı hesap dökümlerini ve faturaları paylaşmaması nedeniyle harcamaların denetlenemediğini belirten Öncel, konuya ilişkin değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Türkiye’deki AVM’lerde yaklaşık 14 milyon metrekare kiralanabilir alan bulunuyor. Metrekare başına ortalama 50 TL fazla ödeme yapıldığını varsaydığımızda yıllık ek maliyet 8,4 milyar TL’ye ulaşıyor. Bu tutarın metrekare başına 100 TL olması durumunda ise yıllık ilave maliyet 16,8 milyar TL’ye çıkıyor.
AVM yönetimleri ortak gider ödemelerini mağazalardan ayın başında tahsil etmelerine rağmen, bu tutarları ilgili harcamalar için genellikle bir sonraki ay ödüyor. Bu süre içerisinde elde edilen finansman gelirinin mevzuat gereğince giderlerden düşülmesi gerekiyor. Ancak paylaşılan raporlarda bu hesaplamayı göremiyoruz.
Metrekare başına ortalama 400 TL’lik gider üzerinden yaptığımız hesaplama, yıllık yaklaşık 2 milyar TL’nin ortak giderlerden düşülmediğine işaret ediyor. Dolayısıyla ortak alan giderlerinde şeffaflığın sağlanamaması, markalar için yılda en az 10 milyar TL tutarında kayba yol açıyor.”
Markalar Yılın Son İki Ayından Umutlu
Sektörde yaşanan maliyet baskısına ve satışlardaki daralmaya rağmen markalı perakendenin yılın son iki ayına ilişkin beklentilerinin olumlu olduğunu belirten Sinan Öncel, kasım ayındaki kampanyaların ve yılbaşı alışverişlerinin satışlara katkı sağlayacağını düşündüklerini dile getirdi.
Öncel, ay boyunca devam edecek kampanyalar sayesinde kasım ayının, yılbaşı alışverişlerinin etkisiyle de aralık ayının ikinci yarısının hareketli geçmesini beklediklerini sözlerine ekledi.


