Türkiye fuarcılık sektörü, eylül ayına hem yeni bir fuarın bıraktığı umutla hem de 2027 yılına ilişkin güçlü rakamlarla girdi. Bir tarafta ilk kez düzenlenen Foodist İstanbul’un ortaya koyduğu uluslararası büyüme hedefi, diğer tarafta TOBB’un açıkladığı 323 fuarlık takvim… İstanbul Fuar Merkezi’nde kurulum ve söküm süreçlerinde başlayan yeni dönem ise sektörün artık yalnızca fuar sayısını değil, operasyon kalitesini de konuşması gerektiğini gösteriyor.
Foodist İstanbul İlk Yılında Güçlü Bir Mesaj Verdi
Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve ALZ Grup iş birliğiyle, Türkiye Gıda Platformu’nun desteğiyle düzenlenen Foodist İstanbul’un ilki tamamlandı.
Türkiye gıda sektörünün bütün bileşenlerini uluslararası ticaret odaklı bir platformda buluşturmayı amaçlayan fuar, arkasındaki güçlü sektör desteğiyle dikkat çekti.
Türkiye Gıda Platformu çatısı altında yer alan Türkiye İhracatçılar Meclisi Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu ile İHBİR, GAİB, AHBİB, OAİB, KİB ve EİB’in yanı sıra Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu ile Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği de organizasyona destek verdi.
İlk kez düzenlenen bir fuarın, dünyanın en büyük üç gıda fuarından biri olma hedefiyle yola çıkması elbette iddialı. Ancak fuarcılıkta güçlü bir hedef belirlemek kadar; bu hedefi doğru katılımcı profili, nitelikli yabancı alıcılar ve sürdürülebilir bir organizasyon modeliyle desteklemek de önemlidir.
Foodist İstanbul’un ilk yılı geride kaldı. Bundan sonra asıl takip edilmesi gereken; fuarın kaç metrekare büyüyeceği değil, katılımcılarına ne kadar ticaret üreteceği ve uluslararası alıcı profilini ne ölçüde geliştireceğidir.
Çünkü yeni bir fuarı takvime eklemek başarıdır; onu sektörün vazgeçilmez ticaret platformlarından biri haline getirmek ise çok daha büyük bir başarıdır.
2027 Yılında Türkiye’de 323 Fuar Planlanıyor
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, 2027 Yılı Ana Fuar Takvimi’ni yayımladı. Takvim için Türkiye genelinde düzenlenmesi planlanan toplam 323 fuara başvuru yapıldı.
Bu fuarların:
- 99’u uluslararası,
- 182’si ulusal,
- 42’si ise mahalli nitelikte olacak.
Başka bir ifadeyle, 2027 takvimindeki fuarların yüzde 30,7’sini uluslararası, yüzde 56,3’ünü ulusal ve yüzde 13’ünü mahalli fuarlar oluşturuyor.
Aylara baktığımızda ise dikkat çekici bir yoğunluk görüyoruz. Eylül ayında 46, ekim ayında 44, kasım ayında ise 47 fuar planlanıyor. Yalnızca bu üç ayda gerçekleştirilecek 137 fuar, yıllık toplamın yüzde 42,4’üne karşılık geliyor.
Bu tablo, Türkiye’de fuarcılığın sonbahar aylarında belirgin biçimde yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Ancak aynı tarihlere sıkışan organizasyonlar; ulaşım, konaklama, lojistik, teknik personel ve nitelikli ziyaretçi açısından ciddi bir rekabeti de beraberinde getiriyor.
Fuarların şehirlere göre dağılımında İstanbul açık ara ilk sırada. 2027 yılında İstanbul’da 173, İzmir’de 31, Ankara’da 23, Antalya’da 22 ve Gaziantep’te 12 fuar düzenlenmesi planlanıyor. Diğer illerdeki toplam fuar sayısı ise 62.
323 fuarın 261’inin yalnızca İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya ve Gaziantep’te düzenlenecek olması, toplam başvuruların yüzde 80,8’inin beş şehirde toplandığını gösteriyor.
İstanbul tek başına toplam takvimin yüzde 53,6’sına ev sahipliği yapacak. Bu veri, İstanbul’un Türkiye fuarcılığındaki tartışmasız ağırlığını ortaya koyarken diğer şehirlerdeki fuarcılık potansiyelinin geliştirilmesi gerektiğine de işaret ediyor.
Sektörel dağılımda 56 fuarla eğitim ilk sırada yer alıyor. Tarım, seracılık, hayvancılık ve teknolojileri alanında 44; gıda, gıda işleme, içecek ve teknolojileri alanında 34; otomotiv, ticari araç, motosiklet ve yan sanayi alanında ise 25 fuar başvurusu bulunuyor.
Takvimdeki dikkat çekici verilerden biri de farklı sektörleri aynı çatı altında buluşturan organizasyonların artması. Fuarların yüzde 47,1’i birden fazla konu grubunu kapsıyor. Bu durum, sektörler arasındaki sınırların giderek geçirgen hale geldiğini ve fuarların artık yalnızca tek bir sektörün ürünlerini sergilediği alanlar olmaktan çıktığını gösteriyor.
Sayı Artarken Nitelik de Artıyor mu?
323 fuar, Türkiye’nin üretim ve ticaret kapasitesi açısından önemli bir rakamdır. Ancak fuarcılığın başarısını yalnızca takvimdeki organizasyon sayısıyla değerlendiremeyiz.
Asıl sorulması gereken sorular şunlardır: Bu fuarların kaçı gerçek anlamda uluslararası alıcı çekebilecek? Kaçı katılımcısına yeni ihracat bağlantıları sağlayacak? Kaçı birkaç yıl sonra da aynı güçle devam edebilecek?
Türkiye’nin daha fazla fuara değil; hedef pazarı belirlenmiş, yabancı ziyaretçi stratejisi hazırlanmış, ölçülebilir ticaret üreten ve uluslararası marka değerine sahip fuarlara ihtiyacı var.
Fuar sayısındaki artış sektörün büyüklüğünü gösterir. Ancak organizasyonların niteliği, ülkenin fuarcılık gücünü belirler.
İFM’de Kurulum ve Söküm Süreçlerinde Yeni Dönem
İstanbul’un 2027 yılında 173 fuara ev sahipliği yapacak olması, fuar alanlarındaki operasyon kalitesini daha da önemli hale getiriyor.
İstanbul Fuar Merkezi’nin kurulum ve söküm süreçlerini daha hızlı, planlı ve güvenli şekilde yürütmek amacıyla hayata geçirdiği yeni giriş, kontrol ve çalışan akreditasyonu uygulaması bu açıdan önemli bir adım.
Yeni düzenlemeyle araç ve personel hareketlerinin daha etkin yönetilmesi, kontrol noktalarının azaltılması, hangar kapılarındaki yoğunluğun önlenmesi ve organizatörlere yansıyan operasyonel maliyetlerin düşürülmesi hedefleniyor.
Belirlenen hangar kapılarının bulunduğu bölgeler bariyerlerle çevrilerek kontrollü kurulum ve söküm alanına dönüştürüldü. Çalışan akreditasyonunun İFM İSG Portalı üzerinden dijital ortamda gerçekleştirilmesi ve personele QR kodlu giriş kartı verilmesi de sistemin önemli parçaları arasında.
Fuarın ziyaretçiye açıldığı gün görünen ihtişamın arkasında çok yoğun bir kurulum süreci bulunur. Binlerce çalışanın, yüzlerce aracın ve tonlarca malzemenin aynı zaman diliminde hareket ettiği bu süreçte küçük bir aksaklık bile ciddi zaman ve maliyet kaybına yol açabilir.
Bu nedenle İFM’nin attığı adım yalnızca bir güvenlik uygulaması olarak değerlendirilmemeli. Doğru uygulanması halinde bu sistem; organizatör, katılımcı, dekoratör ve çalışanlar açısından daha düzenli ve öngörülebilir bir fuar operasyonu sağlayabilir.
Elbette dijital sistemlerin başarısı yalnızca portal kurmakla ölçülmez. Sistemin kullanıcı dostu olması, başvuruların hızlı sonuçlanması, sahadaki ekiplerin doğru yönlendirme yapması ve ilk uygulama döneminde yaşanabilecek sorunlara hızlı müdahale edilmesi gerekir.
Son Söz
Foodist İstanbul’un ilk yılında ortaya koyduğu büyük hedef, TOBB’un açıkladığı 323 fuarlık takvim ve İstanbul Fuar Merkezi’nde başlayan yeni operasyon dönemi bize aynı şeyi söylüyor: Türkiye fuarcılığı büyüyor ve yeni bir eşiğe geliyor.
Ancak bundan sonraki yarış, takvime daha fazla fuar ekleme yarışı olmamalı.
Asıl yarış; daha fazla uluslararası alıcı getirmek, katılımcıya daha çok ticaret sağlamak, operasyon kalitesini yükseltmek ve Türkiye’den dünya çapında fuar markaları çıkarmak üzerine kurulmalı.
Takvimde 323 fuar bulunması değerlidir. Fakat 2027 yılının gerçek başarı ölçüsü, bu fuarların kaç kapı açtığı, ne kadar ihracat ürettiği ve katılımcısına nasıl bir gelecek sunduğu olacaktır.
Çünkü fuarcılıkta önemli olan takvimi doldurmak değil, ticaretin önünü açmaktır.