Türkiye, sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltmayı ve küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedefleyen önemli bir yatırımı daha hayata geçirdi. SEM Grup tarafından 20 milyon dolarlık yatırımla kurulan SEM Biotech VACUSEM Vakumlu Steril Kan Alma Tüpü Üretim Tesisi, düzenlenen törenle açıldı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Silivri Kaymakamlığı ve Belediyesi, İstanbul Ticaret Odası ile İKMİB temsilcilerinin katıldığı açılış töreni, sağlık alanında yerli üretim kapasitesinin artırılması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
“Biyoteknoloji ve sağlık teknolojileri kritik önemde”
SEM Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, tesisin Türkiye’nin sağlık teknolojilerindeki konumunu güçlendireceğini belirterek şunları söyledi: “Ülkemizin özellikle biyoteknoloji ve sağlık teknolojileri alanında gelişimi ve büyümesi çok önemli. Burada da önemli bir kriter, içinde bulunduğumuz teknoloji sınıfı. Şu anda içinde olduğumuz tesis, steril vakumlu kan tüpü imalatı yapan bir tesis. Bu ürün, yüksek teknoloji sınıfında yer alan bir ürün. Dolayısıyla bu teknoloji çerçevesinde üretilen üründe ciddi anlamda hem makine ekipman hem de know-how birleşimini içeren bir yatırım söz konusu.” dedi.
“Amaç insan sağlığına en yüksek hassasiyet”
Yatırımın temel amacının insan sağlığı olduğunu vurgulayan Eroğlu, üretim vizyonunu şu sözlerle aktardı: “Bu yatırımda ana amacımız, insanların sağlıkla kullandığı en temel malzemelerden biri olan steril vakumlu kan tüplerini, insan sağlığına en yüksek hassasiyeti gösteren bir firma vizyonuyla üretmek. Bugün yaptığımız bu yatırımda dünyada sayılı olabilecek makine ve ekipmanları devreye aldık. Örneğin saniyede dokuz tüp üreten makineler kullanıyoruz. Bu makineler Husky’nin Kanada’dan gelen teknolojisi. Aynı şekilde kalıplarımız, İsviçre’de dünyanın en iyi kalıp firmalarından biri olan Şütli tarafından üretilen kalıplar üzerinde çalışıyor.” ifadelerini kullandı.
“Hata payı insan hayatını etkileyebilir”
Kan tüplerinde hata oranının kritik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Eroğlu, süreci şu sözlerle değerlendirdi: “Bütün bunların tek bir amacı var: Çok yüksek hassasiyetle üretim yapmak. Dünyada bu kan tüpüyle ilgili hata payı ortalama milyonda yirmi seviyesinde. Bu çok ciddi bir oran. Çünkü bu hatalar doğrudan insan sağlığını etkileyebilecek sonuçlar doğurabiliyor. Türkiye’de yılda yaklaşık 600 ila 800 milyon arasında kan tüpü kullanıldığını düşündüğümüzde, bu oran yaklaşık 1400 kişiye yanlış sonuç iletilmesi anlamına geliyor.” dedi.
“Hedef dünyada referans üretici olmak”
Yatırımın uzun vadeli hedeflerine değinen Eroğlu, “Milyon dolarlık cihazlarınız olsa bile, eğer tüpün hassasiyeti yeterli değilse alınan sonuç insan sağlığı açısından ciddi riskler oluşturabiliyor. Dolayısıyla bu yatırımın temel amacı, dünyada insan sağlığına en yüksek hassasiyeti gösteren kan tüpünü üreten firma olmak. Amacımız sadece Türkiye için değil, ağırlıklı olarak dünya genelinde sağlık alanında en hassas kullanıcılara bu ürünü ulaştırmak ve insan sağlığına katkı sağlamak.” dedi.





