Türkiye Hazır Beton Birliği’nin (THBB) yayımladığı 2025 yılı Hazır Beton Sektör Raporu, inşaat ve hazır beton sektörünün ekonomiye sağladığı katkıyı kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor. Rapora göre, Türkiye ekonomisi %3,6 büyürken, inşaat sektörü %10,8 ile ekonominin üzerinde bir performans sergiledi. Hazır beton sektörü ise üretim hacmini %7,7 artırarak 50 bini aşkın istihdam ve yaklaşık 293 milyar TL’lik ciro ile ekonomiye güçlü katkısını sürdürdü. Raporda, sektörün geleceğinde düşük karbonlu üretim ve dijital dönüşümün öne çıktığı vurgulanıyor.

THBB tarafından Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Merkez Bankası ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verileri ile THBB üyeleri ve sektördeki diğer üretici ve tedarikçilerin sağladığı bilgiler ışığında hazırlanan rapor, ekonomiden inşaat sektörüne, tedarik zincirinden çevresel performansa kadar kapsamlı analizler ve projeksiyonlar içeriyor.

İnşaat Sektörü 2025’te Ekonomiyi Aştı

2025, Türkiye ekonomisinde dengelenme ve dezenflasyon sürecinin etkilerinin sürdüğü bir yıl olarak kayda geçti. Buna karşın inşaat sektörü, güçlü bir büyüme ivmesi yakaladı. Deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kentsel dönüşüm uygulamaları, kamu altyapı yatırımları ve ertelenmiş talep, sektördeki canlılığın başlıca belirleyicileri oldu.

Hazır Beton Sektörü Ekonomiye Katkısını Arttırdı

2025 Hazir Beton Sektör Raporu 094716220

THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, raporu değerlendirirken, “İnşaat sektöründeki büyümeye paralel olarak hazır beton sektörü de 2025’te Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağladı. Türkiye, Avrupa’da hazır beton üretiminde liderliğini sürdürürken, tesis başına üretim kapasitesi, teknik yeterlilik, yaygın hizmet ağı ve operasyonel yetkinlik açısından öne çıktı. Resmî verilere göre sektör, 50 bini aşan istihdamı ve yaklaşık 293 milyar TL’lik cirosuyla önemli bir ekonomik büyüklüğü temsil ediyor. Yapılan modeller ve sektörel araştırmalar, 2025’te 140 milyon m³ hazır beton üretildiğini gösteriyor. Bu üretim yalnızca hacim olarak değil, istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, katkı maddeleri ve hizmet ekosistemiyle birlikte geniş bir katma değer alanını ifade ediyor.” dedi.

Sektörde Dönüşüm İhtiyacı Daha Net Görülüyor

2025, yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, sektörün dönüşüm ihtiyacının daha görünür hâle geldiği bir yıl oldu. Yavuz Işık, “Finansmana erişim, maliyet yönetimi, nitelikli iş gücü temini, ham madde tedariki ve maliyet baskıları sektörde gündemde kalmaya devam etti. Ancak artık net bir şekilde görülüyor ki, hazır beton sektörünün geleceği yalnızca üretim miktarında değil; daha verimli, izlenebilir, düşük karbonlu ve dayanıklı yapılaşma yaklaşımında yatıyor. 1 Ocak 2025’te yürürlüğe giren düşük karbonlu yeşil çimento düzenlemeleri, emisyon ticaret sistemi hazırlıkları, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemeleri; çevresel performansın teknik ve ticari rekabetin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini gösteriyor. Bu bağlamda, düşük karbonlu beton çözümleri, geri kazanılmış kaynak kullanımı, su verimliliği, elektrikli filo dönüşümü ve dijital optimizasyon öncelikli çalışma alanlarımız arasında yer alıyor.” şeklinde konuştu.

“Üçüz Dönüşüm” Modeliyle Sektörü Geleceğe Hazırlıyoruz

THBB olarak 2025’te sektöre yönelik “Üçüz Dönüşüm Danışmanlığı” modelini hayata geçirdiklerini belirten Işık, “Yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insani/sosyal dönüşümü entegre bir yapıda ele alan bu model; GPS ve IoT tabanlı filo takibi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu, üretim-teslimat eşgüdümü, veri temelli performans yönetimi ve eğitim modüllerini bütüncül bir sistem olarak sunuyor. Bu yaklaşım, operasyonel verimliliği artırmakla kalmayıp güvenlik, maliyet kontrolü ve sürdürülebilirlik performansını da güçlendiriyor. Hazır beton sektörünün geleceğini, ancak bu üç dönüşüm eksenini birlikte ele alarak kalıcı biçimde güçlendirebiliriz.” dedi.

Depreme Dayanıklı ve Güvenli Yapılaşma Öne Çıkıyor

Işık, 2025’te sektörün öncelikli konularından birinin de dirençli yapılaşma olduğunu vurguladı: “Ülkemizin deprem gerçeği karşısında güvenli ve uzun ömürlü yapı üretimi artık zorunlu. THBB olarak uzun yıllardır standartlara uygun, kalite güvenceli hazır beton kullanımını yaygınlaştırıyoruz. Ancak güvenli yapılar yalnızca kaliteli beton üretimiyle değil; doğru tasarım, denetim, uygulama ve nitelikli işçilikle mümkün. Bu nedenle kentsel dönüşümün hızlanması, riskli yapı stokunun yenilenmesi ve yapı denetim süreçlerinin etkinleştirilmesi yönündeki çalışmalarımızı 2025’te de kararlılıkla sürdürdük. Ayrıca, hazır betonla ilgili bilgi eksikliğinden kaynaklanan dezenformasyonla mücadele de Birliğimizin kamu yararı açısından üstlendiği önemli bir sorumluluktur.”

Sürdürülebilirlikte Öncülük

Sürdürülebilirlik alanında 2025’te önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Işık, “Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (CSC) kapsamında yıl sonunda 26 tesisimiz belgeli hâle geldi. Bu durum, çevresel, sosyal ve yönetişim temelli dönüşümün giderek somutlaşmakta olduğunu gösteriyor. Kaynakların sorumlu kullanımı, şeffaflık, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşması sektörümüz için önemli bir kazanımdır.” dedi.

Sektörü Tek Çatı Altında Buluşturuyoruz

THBB Başkanı, 2025 yılında düzenlenen BETON 2025 Fuarı ve Zirvesi’ni değerlendirerek, “100’ün üzerinde firma, 15 bini aşkın ziyaretçi ve 71 ülkeden sektör temsilcisi fuarda bir araya geldi. BETON 2027 Fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenleyeceğiz. Fuarı daha büyük salonlara taşıyarak inşaat, hazır beton, çimento ve agrega sektörlerinin en ileri teknolojilerini buluşturacağız. Fuarla eş zamanlı düzenlenecek BETON Kongresi, sektörümüzün ulusal olarak düzenlediği 7. kongre olacak ve akademisyenler ile sektördeki yan sanayi temsilcileri tarafından takip edilecek.” dedi.

Veri Temelli Gelecek Perspektifi

Dünyaca ünlü mimarlara 'İstanbul'da buluşalım' çağrısı
Dünyaca ünlü mimarlara 'İstanbul'da buluşalım' çağrısı
İçeriği Görüntüle

Işık, 1988’den bu yana sürdürülen çalışmaları hatırlatarak, “2025 Hazır Beton Sektör Raporu; ekonomiden inşaat sektörüne, tedarik zincirinden çevresel performansa, bölgesel analizlerden sektör vizyonuna kadar geniş bir çerçevede veriye dayalı değerlendirmeler sunuyor. Düşük karbonlu üretim, dijitalleşme, kaynak verimliliği, kalite güvencesi, dirençli yapılaşma ve insan kaynağı geliştirme başlıklarında çalışmalarımız devam edecek. Daha güvenli şehirler, daha rekabetçi işletmeler ve sürdürülebilir yapılaşma kültürü için tüm paydaşlarımızla birlikte kararlılıkla ilerleyeceğiz.” dedi.