Güneydoğu Anadolu Bölgesi, 2026 yılının ilk altı ayında tekstil ihracatındaki yükselişini sürdürdü. Bölgeden ocak-haziran döneminde 185 ülkeye gerçekleştirilen tekstil ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 3,3 artarak 991 milyon 835 bin dolara ulaştı. Aynı dönemde 388 bin 439 ton tekstil ürünü ihraç edilirken, ihracat miktarı geçen yılki seviyesini korudu.

Bölgenin ihracat performansında ülke bazında önemli değişimler yaşandı. Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin etkisiyle Irak'a yapılan tekstil ihracatı yüzde 11,8 gerileyerek 142 milyon 333 bin dolar seviyesinde kaldı. Buna karşın İngiltere, yüzde 2,1'lik artışla 152 milyon 29 bin dolarlık ihracat hacmine ulaşarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en fazla tekstil ihracatı yaptığı ülke konumuna yükseldi.

Dönemin en dikkat çekici artışı ise Suriye pazarında gerçekleşti. Bölgeden Suriye'ye yapılan tekstil ihracatı yüzde 41,9 artış göstererek 125 milyon 485 bin dolara ulaştı ve ülke üçüncü büyük pazar olarak öne çıktı.

Ürün grupları incelendiğinde en yüksek ihracat geliri 467 milyon 378 bin dolarla kumaş grubunda elde edildi. Kumaş ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 artış gösterirken, iplik ihracatı da yüzde 4,1 yükselerek 431 milyon 205 bin dolara ulaştı. Böylece bölgenin tekstil ihracatında en güçlü performans yine kumaş ve iplik ürünlerinden geldi.

İZFAŞ, Multimodal 2026’da Türk lojistik sektörünü dünya ile buluşturdu
İZFAŞ, Multimodal 2026’da Türk lojistik sektörünü dünya ile buluşturdu
İçeriği Görüntüle

İl bazında değerlendirildiğinde ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tekstil ihracatına en büyük katkıyı Gaziantep sağladı. Kent, yılın ilk yarısında gerçekleştirdiği 779 milyon 981 bin dolarlık ihracatla bölge ihracatının büyük bölümünü tek başına üstlendi.

Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mete Akcan, sektörün küresel piyasalarda artan maliyetler, fiyat baskısı ve yoğun rekabet koşullarına rağmen üretim ve ihracat performansını korumayı başardığını belirtti.

Yılın ilk altı ayında dönemsel dalgalanmaların yaşandığını ifade eden Akcan, sektörün mevcut koşulları uzun vadeli dönüşüm fırsatı olarak değerlendirdiğini söyledi.

Akcan, "Mevcut tablo sektörümüz açısından geleneksel üretim ve rekabet modellerinin ötesine geçilmesi gerektiğini göstermektedir. Karşı karşıya olduğumuz bu süreci bir karamsarlık kaynağı olarak değil, uzun vadeli stratejik dönüşüm ve yenilenme fırsatı olarak değerlendiriyoruz. Artık küresel pazarlarda kalıcı olmanın yolu yalnızca üretim hacmini artırmaktan değil, yüksek katma değerli, sürdürülebilir ve tasarım odaklı üretim kabiliyetimizi güçlendirmekten geçmektedir." ifadelerini kullandı.