Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (ADMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi İncetan, Türkiye’nin ihracatçı sektörlerinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için destek mekanizmalarının sektörlerin gerçek maliyet yapıları dikkate alınarak oluşturulması gerektiğini belirtti.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm desteğinin sürdürüleceği ve özellikle emek yoğun sektörlerin bu destekten daha fazla yararlanmasına yönelik yeni bir çalışma yapılacağı yönündeki açıklamasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden İncetan, demir-çelik ve demir dışı metaller sektörlerinin de yeni düzenlemede en üst seviyede desteklenmesi gerektiğini söyledi.
İncetan, sektörlerin yalnızca çalışan sayısı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, üretim süreçleri, işçilik, enerji, finansman ve lojistik maliyetleri ile uluslararası rekabet koşullarının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
“Çin ile fiyat rekabetinde zorlanıyoruz”
Türk ihracatçısının küresel pazarlarda ciddi bir maliyet baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirten İncetan, rekabet sorununun yalnızca Çin kaynaklı olmadığını, bazı sektörlerde Avrupa’daki rakipler karşısında da maliyet avantajının kaybedildiğini dile getirdi.
“Bugün Çin ile fiyat rekabeti yapmakta zorlanıyoruz. Ancak sorun sadece Çin değil; bazı sektörlerimizde Avrupa’daki rakiplerimizden bile daha yüksek üretim maliyetleriyle karşı karşıyayız. Hem Çin’in düşük maliyetli üretimiyle mücadele ediyoruz hem de Avrupa’daki rakiplerimiz karşısında maliyet avantajımızı kaybediyoruz.”
Artan maliyetlerin ürün fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamadığını belirten İncetan, küresel pazarlarda alıcıların çok sayıda alternatifle karşı karşıya olduğunu söyledi. İncetan, maliyet artışlarının fiyatlara tam olarak yansıtılamamasının ihracatçıların kâr marjlarını ve rekabet gücünü doğrudan baskıladığını ifade etti.
“İşçilik ve enerji maliyetleri birlikte ele alınmalı”
İhracatçıların üzerindeki maliyet baskısının yalnızca işçilik giderlerinden oluşmadığını kaydeden İncetan, enerji, finansman ve lojistik maliyetlerinin de sanayicinin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar arasında yer aldığını söyledi.
“İşçilik maliyetleri önemli bir yük oluşturuyor ancak tek başına değerlendirilmesi yeterli değil. Enerji maliyetleri de üretim maliyetlerinin ciddi bir kısmını oluşturuyor. İşçilik, enerji, finansman ve lojistik maliyetleri bir araya geldiğinde ihracatçımızın üzerindeki toplam maliyet baskısı ağırlaşıyor.”
Bazı sektörlerde Avrupa’daki rakiplerden dahi daha yüksek maliyetlerle üretim yapıldığını belirten İncetan, mevcut tablonun sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
“Demir-çelik ve çelik kapı emek yoğun yapısıyla öne çıkıyor”
Demir-çelik sektörünün yalnızca hammaddeye dayalı bir üretim yapısına sahip olmadığını, çok sayıda aşamada yoğun iş gücü ve enerji kullanıldığını belirten İncetan, çelik kapı sektöründe ise emek yoğun üretim yapısının daha da belirgin olduğunu söyledi.
İncetan, demir-çelik üretiminde kesim, şekillendirme, kaynak, yüzey işlemleri, kalite kontrol, paketleme ve sevkiyat gibi birçok aşamada nitelikli insan gücüne ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti. Enerji maliyetlerinin de sektör açısından önemli bir yük oluşturduğunu belirten İncetan, bu nedenle sektörün hem emek yoğunluğunun hem de toplam üretim maliyetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Çelik kapı üretiminde işçilik payının daha yüksek olduğuna işaret eden İncetan, kesim, büküm, kaynak, taşlama, montaj, boya ve aksesuar işlemleri gibi çok sayıda emek yoğun sürecin bulunduğunu belirtti. İncetan, işçilik ve enerji maliyetlerindeki artış nedeniyle sektörün uluslararası pazarlarda rekabetçi fiyat oluşturmakta zorlandığını söyledi.
“Beyaz eşya sektörü kritik bir eşikte”
Beyaz eşya sektörünün Türkiye’nin önemli ihracat alanlarından biri olduğunu vurgulayan İncetan, sektörün de yüksek maliyet baskısı altında bulunduğunu belirtti.
“Beyaz eşya sektörümüz gerçekten çok zor bir süreçten geçiyor. Türkiye’nin yıllar içinde oluşturduğu üretim altyapısı ve ihracat kabiliyeti son derece değerli. Ancak yüksek işçilik ve enerji maliyetleri, özellikle Avrupa pazarlarında rekabet gücümüzü zorluyor.”
Türkiye’nin üretim kapasitesinin, istihdamının ve ihracat pazarlarının korunması gerektiğini ifade eden İncetan, sektörün mevcut gücünün sürdürülebilmesi için ihracatçıları destekleyecek mekanizmaların önem taşıdığını söyledi.
“Sektörlerin gerçek maliyet yapısı dikkate alınmalı”
Bakanlık tarafından hazırlanacak yeni düzenlemenin ihracatçı sektörler açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten İncetan, desteklerin sektörlerin gerçek maliyet yapıları doğrultusunda şekillendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Beyaz eşya, demir-çelik, demir dışı metaller ve çelik kapı gibi yüksek işçilik ve enerji maliyetleriyle karşı karşıya olan sektörlerin gerçek maliyet yapıları dikkate alınmalı. Bu sektörlerin döviz dönüşüm desteğinden en üst seviyede yararlanması ihracatçımıza önemli bir nefes aldıracaktır.”
İncetan, taleplerinin ayrıcalık değil, sektörlerin rekabet koşullarının doğru biçimde değerlendirilmesi olduğunu vurguladı.
“Çin ile fiyat rekabeti yapmakta zorlandığımız ve bazı alanlarda Avrupa’daki rakiplerimizden daha yüksek maliyetlerle üretim yaptığımız bir ortamda, ihracatçının üzerindeki baskıyı azaltacak her destek kritik önemdedir. Bu destekler üretim ve ihracat kapasitemizi koruyarak Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacaktır.”



