İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul Fashion Connection (IFCO) Fuarı’nın açılışında sanayicinin yüksek faiz ve finansmana erişim nedeniyle dayanma gücünün ciddi ölçüde azaldığını söyledi. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın da katıldığı törende konuşan Bahçıvan, enflasyonla mücadelede sanayinin üzerine düşenden fazlasını yaptığını belirterek, “Türkiye sanayisi ve ihracatçısı artık bu boyuttaki bir enflasyon önleme ilacıyla dayanma gücünü kaybetmiş durumda. Bıçak artık kemiğe dayandı” dedi.

İstanbul Fashion Connection (IFCO) Hazır Giyim ve Moda Fuarı’nın açılışında konuşan İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ekonomi programının sanayi, üretim ve ihracat üzerindeki etkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın da katıldığı açılış töreninde sanayicilerin yaşadığı finansman sorunlarına dikkat çeken Bahçıvan, son yıllarda uygulanan ekonomi programının enflasyonu düşürmeye odaklandığını ancak gelinen noktada sanayinin durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Enflasyon uğruna Türkiye sanayisini feda ediyoruz”

Bahçıvan, Türkiye’nin üretim kapasitesinin ve ihracat gücünün uzun yıllar boyunca büyük emek ve yatırımlarla oluşturulduğunu vurgulayarak, sanayinin korunması gerektiğini ifade etti.

“Son 3-4 yıldan beri uygulanmakta olan, sadece enflasyonu düşürme odaklı bir program anlayışının bizi iç ve dış nedenlerle getirebildiği nokta ortada” diyen Bahçıvan, şöyle devam etti:

“Gözüküyor ki enflasyon uğruna biz Türkiye sanayisini feda ediyoruz. Biz bu Türkiye sanayisini kolay oluşturmadık. Türkiye’nin sanayisi zorlu koşullarda oluştu. Bu kapasiteler, bu üretim, bu ihracat ve bu emekler belli birikimlerle oldu. O nedenle enflasyon uğruna Türk sanayisiyle ilgili değerlendirmemizi artık yeniden yapma noktasına gelmiş durumdayız.”

“Sanayi enflasyonda üzerine düşeni fazlasıyla yaptı”

Sanayinin enflasyonla mücadeleye önemli ölçüde katkı sağladığını belirten Bahçıvan, mal enflasyonundaki seviyeye dikkat çekti.

Sanayi açısından temel göstergelerden birinin mal enflasyonu olduğunu ifade eden Bahçıvan, yıllık mal enflasyonunun yüzde 16,7 seviyesine kadar gerilediğini ve düşüş eğilimini sürdürdüğünü söyledi.

Bahçıvan, “Biz sanayi olarak enflasyona dönük yapmamız gerekeni fazlasıyla yapmış durumdayız. Sanayinin enflasyonu dediğimiz mal enflasyonu şu anda yıllık yüzde 16,7 ve her geçen ay düşerek gelişiyor. Demek ki Türkiye sanayisi kendisinin oluşturduğu enflasyon noktasında hedeflerin de altında” değerlendirmesinde bulundu.

Buna karşılık hizmet, kira, eğitim, sağlık, eğlence ve tarım gibi farklı alanlardan gelen fiyat artışlarının genel enflasyonun daha yüksek seviyelerde kalmasına neden olduğunu savunan Bahçıvan, bunun finansman maliyeti üzerinden en ağır şekilde sanayiye yansıdığını ifade etti.

Türkiye'nin MICE Sektörü Profesyonelleri İçin 'Moscow MICE Rewards' Programı Hayata Geçirildi
Türkiye'nin MICE Sektörü Profesyonelleri İçin 'Moscow MICE Rewards' Programı Hayata Geçirildi
İçeriği Görüntüle

“Kendisinden kaynaklanmayan enflasyonun bedelini sanayi ödüyor”

Sanayi sektörünün yatırım ve işletme sermayesi nedeniyle krediye en fazla ihtiyaç duyan sektörlerin başında geldiğini vurgulayan Bahçıvan, yüksek faiz politikasının üretici üzerindeki etkisinin giderek ağırlaştığını söyledi.

“Sanayimiz, kendisinden kaynaklanmayan; bilakis kendisinin fazlasıyla fedakârlık yaparak çözümüne katkı sağladığı enflasyonun bedelini ödeyen sektör durumunda” diyen Bahçıvan, sanayinin diğer sektörlere göre çok daha yüksek yatırım ve işletme sermayesi finansmanına ihtiyaç duyduğuna dikkat çekti.

Bahçıvan, para arzındaki sıkılık ve yüksek faiz ortamının özellikle sanayici ve ihracatçı açısından sürdürülebilirliğinin giderek zorlaştığını belirtti.

Bakan Bolat’a çağrı: “Programın sanayi tarafı daha fazla dikkate alınmalı”

Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a da doğrudan seslenen Bahçıvan, yeni ekonomi politikalarının oluşturulmasında sanayinin içinde bulunduğu koşulların daha güçlü biçimde dikkate alınmasını istedi.

“Sayın Bakanım, siz bizim temsilcimizsiniz, bizim içimizden gelmiş bir kişisiniz. Bu programın oluşmasında ve kabinede işin bu tarafının artık çok daha fazla dikkate alınması gerekiyor” ifadelerini kullanan Bahçıvan, özellikle yeni Orta Vadeli Program’da (OVP) sanayi politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.

Bahçıvan, “Yeni OVP’nin hazırlanmasında özellikle sanayiye dönük tüm bakış açılarının gözden geçirilmesini bir kez daha rica ediyorum” dedi.

“Üretim ve ihracat gücümüzü kaybetmemeliyiz”

Sanayiye yönelik atılacak destekleyici adımların enflasyon üzerinde sınırlı bir etkisi olacağını ancak üretim kapasitesinin korunmasının Türkiye ekonomisine çok daha büyük katkı sağlayacağını belirten Bahçıvan, sanayinin mevcut gücünün kaybedilmemesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesini koruması halinde ekonomiye sağlayacağı katkının çok daha yüksek olacağını ifade eden Bahçıvan, sözlerini şu mesajla sürdürdü:

“Biz üretim gücümüzü, üretimimizi ve ihracat gücümüzü koruyarak, kaybetmeyerek bundan çok daha fazlasını Türkiye ekonomisine ve ülkemize verebilecek güçteyiz. Ama artık bıçak kemiğe dayandı. Bunun daha fazla sürdürülebilecek bir gücü ve dönemi kalmadı.”

“Gerçeklerle yüzleşmemiz lazım”

Türkiye sanayisinin geçmişte de çok sayıda zorlu dönemi geride bıraktığını hatırlatan Bahçıvan, kamu ile iş dünyası arasındaki koordinasyonun önemine dikkat çekti.

“Türkiye sanayisi buna benzer zorlukları farklı dönemlerde aştı. Ama bizim gerçeklerle yüzleşmemiz, gerçeklerin farkında olmamız lazım” diyen Bahçıvan, hükümet ile sanayi dünyasının uyum içerisinde hareket etmesi halinde mevcut zorlu dönemin de aşılabileceğine inandığını söyledi.

Bahçıvan, IFCO katılımcılarına yönelik, “Bol bereketli, bol dövizli, bol siparişli bir fuar yaşamanız dileğiyle” sözleriyle konuşmasını tamamladı.