Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin stratejik konumu, gelişmiş lojistik altyapısı, güçlü sanayi kapasitesi ve dinamik girişimcilik ekosistemi sayesinde NATO'nun ekonomik dayanıklılığına ve tedarik zincirlerinin güvenliğine en fazla katkı sunan ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Ankara'da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Türkiye-NATO ekonomik ve ticari ilişkilerine ilişkin yazılı açıklama yapan Bolat, Türkiye'nin son çeyrek yüzyılda üretim, yatırım, istihdam ve ihracat odaklı ekonomi politikalarıyla küresel ticarette güçlü bir konuma ulaştığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde uygulanan ekonomi politikalarının Türkiye'yi yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte de önemli bir üretim ve ticaret merkezi haline getirdiğini belirten Bolat, ülkenin jeostratejik konumu, gelişen sanayisi ve yükselen savunma sanayisiyle NATO müttefikleri arasında güçlü bir ekonomik aktör olarak öne çıktığını ifade etti.
NATO ekonomisinin yarısını oluşturuyor
Bolat'ın paylaştığı verilere göre NATO ülkeleri, 2025 yılı itibarıyla 59,2 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaşarak dünya Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nın yüzde 50,1'ini oluşturuyor. Türkiye ise cari fiyatlarla yaklaşık 1,6 trilyon dolarlık ekonomisiyle NATO'nun en büyük sekizinci ekonomisi konumunda bulunurken, satın alma gücü paritesine göre 3,8 trilyon dolarlık büyüklüğüyle beşinci sırada yer alıyor.
Türkiye'nin 2002-2025 döneminde NATO ülkeleri arasında ekonomik büyüklüğünü en hızlı artıran ekonomilerden biri olduğuna dikkat çeken Bolat, "Bu dönemde sergilediği yüksek büyüme performansıyla Türkiye, üretim gücü, ihracat kapasitesi ve uluslararası ticaretteki etkinliğiyle küresel değer zincirlerindeki konumunu önemli ölçüde güçlendirmiştir." değerlendirmesinde bulundu.
2002 yılında 238,7 milyar dolar olan Türkiye ekonomisinin 2025 yılında 1 trilyon 596,3 milyar dolara ulaştığını belirten Bolat, kişi başına gelirin de aynı dönemde 3 bin 616 dolardan 18 bin 40 dolara yükseldiğini kaydetti.
NATO ile ticarette 11 milyar dolarlık fazla
Bolat, NATO ülkelerinin dünya ticaret hacminin yüzde 44,7'sini oluşturduğunu belirterek, Türkiye'nin geçen yıl NATO ülkelerine 150,3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, bu ülkelerden ise 139,3 milyar dolarlık ithalat yaptığını açıkladı.
Böylece Türkiye'nin NATO ülkeleriyle dış ticaret hacminin 289,7 milyar dolara ulaştığını ifade eden Bolat, ticarette 11 milyar dolarlık fazla verildiğini söyledi. NATO ülkelerinin Türkiye'nin toplam ihracatındaki payı yüzde 55,9, ithalatındaki payı ise yüzde 35,9 olarak gerçekleşti.
Türkiye, NATO ülkelerinden net yatırım alan ülke
Doğrudan yatırımlara ilişkin verileri de paylaşan Bolat, 2025 yılı itibarıyla Türkiye'nin NATO ülkelerindeki doğrudan yatırım stokunun 42,6 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu, NATO ülkelerinin Türkiye'deki yatırım stokunun ise 150,6 milyar dolara ulaştığını bildirdi.
NATO ülkelerinin Türkiye'deki yatırım stokunun toplam yabancı yatırım stokunun yüzde 67,5'ini oluşturduğunu belirten Bolat, "Türkiye, NATO ülkeleriyle yatırım ilişkilerinde net yatırım alan ülke konumundadır." ifadelerini kullandı.
Bolat, Hollanda, Almanya, İspanya, Birleşik Krallık ve Fransa'nın Türkiye'deki en büyük NATO kaynaklı yatırımcı ülkeler arasında yer aldığını söyledi.
Savunma sanayisinde küresel yükseliş
Türkiye'nin üretim kapasitesini son yıllarda önemli ölçüde artırdığına işaret eden Bolat, otomotiv, makine, kimya, elektronik, savunma ve havacılık sanayisi başta olmak üzere birçok sektörde küresel rekabet gücünün yükseldiğini belirtti.
Geçen yıl NATO ülkelerinin toplam savunma harcamalarının 1,64 trilyon dolara ulaştığını ifade eden Bolat, Türkiye'nin savunma harcamalarının ise 36,4 milyar dolara yükseldiğini açıkladı.
Türkiye'nin savunma harcamalarının milli gelire oranının yüzde 2,3 ile NATO'nun yüzde 2 hedefinin üzerinde gerçekleştiğini vurgulayan Bolat, savunma sanayisinde kaydedilen ilerlemenin Türkiye'nin NATO'nun üretim ve tedarik ekosistemindeki stratejik rolünü güçlendirdiğini söyledi.
2025 yılı itibarıyla Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisi ihracatının 10 milyar doları aştığını belirten Bolat, Türkiye'nin dünya savunma ihracatından yüzde 1,8 pay aldığını ve bu alanda dünyada 11'inci sıraya yükseldiğini ifade etti.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (SIPRI) yayımladığı dünyanın en büyük 100 savunma şirketi listesinde 2024 yılı itibarıyla ASELSAN, TUSAŞ, BAYKAR, ROKETSAN ve MKE olmak üzere beş Türk şirketinin yer aldığını hatırlatan Bolat, Türk savunma sanayisinin küresel ölçekte yükselişini sürdürdüğünü kaydetti.
Almanya en büyük ticaret ortağı
Bolat, NATO ülkeleri içerisinde Türkiye'nin en büyük ticaret ortağının 52,3 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle Almanya olduğunu belirtti. Almanya'yı 34,4 milyar dolarla ABD, 28,9 milyar dolarla İtalya, 24,1 milyar dolarla Fransa ve 24 milyar dolarla Birleşik Krallık takip etti.
2026 yılının ocak-haziran döneminde Türkiye'nin toplam ihracatının 136,1 milyar dolar, ithalatının ise 89,2 milyar dolar olduğunu anımsatan Bolat, aynı dönemde NATO ülkelerine yapılan ihracatın 75,9 milyar dolar, ithalatın ise 68,3 milyar dolar olarak gerçekleştiğini söyledi.
Böylece yılın ilk altı ayında NATO ülkeleriyle dış ticaret hacminin 144,2 milyar dolara ulaştığını belirten Bolat, Türkiye'nin bu ülkelerle ticarette 7,5 milyar dolar fazla verdiğini ifade etti.
Geçen ay itibarıyla yıllıklandırılmış verilere göre NATO ülkelerine ihracatın 152,4 milyar dolar, ithalatın ise 140,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini aktaran Bolat, şu değerlendirmede bulundu:
"Bu tablo, NATO ülkelerinin Türkiye açısından yalnızca bir güvenlik ittifakı değil, aynı zamanda önemli ticaret ortaklarından biri olduğunu göstermektedir. Türkiye, Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika'nın kesişim noktasındaki stratejik konumu, gelişmiş lojistik altyapısı, güçlü sanayi kapasitesi ve dinamik girişimcilik ekosistemiyle NATO'nun ekonomik dayanıklılığına ve tedarik zincirlerinin güvenliğine katkı sağlayan başlıca ülkeler arasında yer almaktadır. Bakanlık olarak ihracatımızı artırmaya, yüksek katma değerli üretimi desteklemeye, küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü geliştirmeye ve ülkemizin uluslararası ticaretteki konumunu daha da güçlendirmeye yönelik politikalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Türkiye Yüzyılı' vizyonu doğrultusunda sürdürülebilir büyüme ve ihracat odaklı kalkınma hedeflerimize aynı kararlılıkla devam edeceğiz."


