Türkiye’de son yıllarda konut fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, gayrimenkulü uzun süre yatırımcıların “güvenli limanı” haline getirdi. Ancak artan inşaat ve arsa maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve değişen kullanıcı beklentileri, konutun yatırım aracı olarak geleceğini yeniden gündeme taşıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ipotekli konut satışlarının toplam satışlar içindeki payı yüzde 15’in altına gerilerken, bu tablo yatırımcı tercihlerinde önemli bir dönüşüme işaret ediyor. Uzmanlar, konut piyasasında kısa vadeli fiyat artışına odaklanan yaklaşımların yerini; lokasyon, kullanım ömrü ve yaşam kalitesiyle uzun vadeli değer üreten projelere bıraktığını belirtiyor.
Gayrimenkul sektöründe yaşanan bu dönüşüm, konut üretiminde planlama, nitelik ve sürdürülebilirlik kavramlarını daha görünür hale getiriyor. Bu yeni dönemde SOA Holding, konutu yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırım aracı olarak ele alan yaklaşımıyla sektörde öne çıkan modeller arasında yer alıyor.
Yatırımcı Davranışı Değişiyor, Konutta Nitelik Belirleyici Oluyor
Gayrimenkul sektöründe yatırımcı beklentilerinin önemli ölçüde değiştiğine dikkat çeken SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, konutun artık sadece alım-satım kazancı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Konutun uzun yıllar Türkiye’de en güvenli yatırım araçlarından biri olarak görüldüğünü hatırlatan Artukoğlu, günümüzde plansız üretim, yükselen maliyetler ve kısa vadeli kazanç odaklı yaklaşımların konutun gerçek değerini gölgelediğini ifade etti. Güvenli yatırımın; bulunduğu lokasyon, kullanım ömrü, yaşam kalitesi ve sürdürülebilirlik kriterleriyle uzun vadede değerini koruyabilen projelerden geçtiğini belirten Artukoğlu, hızlı satılan değil, yıllar boyunca değerini muhafaza eden yapılar üretmenin önemine dikkat çekti. Artukoğlu, yatırımcıların ve kullanıcıların artık daha bilinçli hareket ettiğini, konutun güvenli bir yatırım olup olmadığının nasıl ve ne amaçla üretildiğiyle doğrudan ilişkili olduğunu dile getirdi.
Uluslararası araştırmalar da bu dönüşümü destekliyor. Avrupa genelinde yapılan çalışmalara göre yatırımcıların yaklaşık yüzde 65’i, konut projelerinde yalnızca fiyat artışını değil; uzun vadeli kira getirisi, bakım maliyetleri ve yapıların kullanım ömrünü de temel karar kriterleri arasında değerlendiriyor. Türkiye’de de benzer bir eğilimin giderek güçlendiği ifade ediliyor.


