Türkiye’nin gıda üretim ve ihracat potansiyelini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen Foodist İstanbul 2026, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı.

Fuarın açılışında konuşan Orta Anadolu İhracatçılar Birliği (OAİB) Başkanı Nihat Uysallı, Foodist İstanbul’un yalnızca yeni bir fuar organizasyonu olmadığını, Türkiye gıda sektörünün ortak vizyon ve güçlü iş birliği anlayışıyla dünyaya açılmasının önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.

Uysallı, küresel ölçekte gıda üretiminin stratejik öneminin her geçen gün arttığına dikkat çekerek, “Gıdayı üretebiliyorsanız, bu dünyada sözünüz geçiyor” dedi.

“Foodist İstanbul’un ilkini gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz”

Foodist İstanbul’un Türkiye gıda sektörünü uluslararası ölçekte daha güçlü bir noktaya taşıyacağına inandıklarını belirten Uysallı, fuarın hayata geçirilmesinde emeği bulunan kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.

“Bugün gerçekten çok önemli bir gün. Uluslararası ölçekte bizi çok daha güçlü noktalara taşıyacak Foodist İstanbul Gıda Fuarı’nın ilkini gerçekleştirmenin gururunu ve onurunu yaşıyoruz” diyen Uysallı, organizasyonun hayata geçirilmesinde önemli rol üstlenen TÜYAP Fuarcılık Grubu ve ALZ Grup’a teşekkürlerini sundu.

Foodist İstanbul’un sektör açısından taşıdığı önemin altını çizen Uysallı, “Burada yalnızca yeni bir fuarın hayata geçirilmesinden söz etmiyoruz. Aynı zamanda Türkiye gıda sektörünün farklı alanlarını ortak bir vizyon etrafında buluşturan güçlü bir iş birliği ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye Gıda Platformu ortak aklı güçlendiriyor

Türkiye gıda sektörünün farklı bileşenlerini aynı çatı altında buluşturan Türkiye Gıda Platformu’nun önemine değinen Uysallı, sektörde ortak hareket etmenin Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracağını söyledi.

Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu bünyesindeki ihracatçı birlikleri ile Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu, ETÜDER ve diğer sektörel kuruluşların oluşturduğu yapının üretimden ihracata, sanayiden tüketime kadar geniş bir ekosistemi bir araya getirdiğini belirten Uysallı, şunları söyledi:

“Bu birliktelik bize çok önemli bir şey söylüyor: Türkiye gıda sektörünün sahip olduğu potansiyeli tam anlamıyla ortaya koyabilmesinin yolu ortak akıldan, koordinasyondan ve birlikte hareket etmekten geçiyor.”

“Türkiye dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip”

Türkiye’nin güçlü tarımsal üretim kapasitesi, gelişmiş sanayisi, geniş ürün çeşitliliği ve lojistik avantajlarıyla küresel pazarlarda önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Uysallı, mevcut potansiyelle yetinilmemesi gerektiğini dile getirdi.

Türk gıda sektörünün önümüzdeki dönemde yalnızca ihracat miktarını artırmayı değil, markalaşma ve katma değer konusunda da daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedeflediğini ifade eden Uysallı, şöyle konuştu:

“Hedefimiz yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek değil; Türk gıda ürünlerinin dünya pazarlarındaki bilinirliğini, güvenilirliğini ve katma değerini daha da artırmak.”

Küresel rekabetin yalnızca üretim kapasitesiyle sınırlı olmadığını kaydeden Uysallı, markalaşma, inovasyon, sürdürülebilirlik ve değişen tüketici beklentilerinin doğru analiz edilmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

“Artık küresel rekabet yalnızca üretmekle sınırlı değil. Markalaşmak, inovasyon geliştirmek, değişen tüketici beklentilerini takip etmek, sürdürülebilirlik anlayışını güçlendirmek ve doğru pazarlarda doğru oyuncularla buluşmak, üretim kadar önemli” diyen Uysallı, Foodist İstanbul’un bu hedeflere ulaşılması açısından önemli bir platform oluşturacağını belirtti.

Anadolu’nun bereketi dünya pazarlarına taşınacak

Foodist İstanbul’un Türkiye’nin üretim gücünü küresel ticaret ağlarıyla buluşturacak önemli bir vitrin olacağını ifade eden Uysallı, Anadolu’nun bereketinden doğan ürünlerin Türk sanayisinin üretim gücü ve ihracatçının girişimci ruhuyla daha fazla ülkeye ulaştırılmasının hedeflendiğini söyledi.

Uysallı, Foodist İstanbul’un gelecek yıllarda dünyanın önde gelen gıda fuarları arasında kalıcı bir yer edinmesini hedeflediklerini belirterek, “Bu fuarın yalnızca bir organizasyon olarak kalmasını değil, önümüzdeki yıllarda büyüyerek dünyanın önemli gıda fuarları arasında kalıcı bir yer edinmesini amaç ve hedef olarak belirledik” dedi.

Kamu kurumlarının desteği, sektörel kuruluşların katkısı, fuar organizatörlerinin deneyimi ve ihracatçı firmaların ortaya koyacağı güçlü iradeyle Foodist İstanbul’un uluslararası ölçekte daha büyük bir organizasyona dönüşeceğine inandıklarını kaydeden Uysallı, fuarın Türkiye’nin ihracat hedeflerine de önemli katkı sağlayacağını dile getirdi.

“Her yeni fuar, ihracat hedeflerine atılmış güçlü bir adımdır”

Türk ihracatçılarının dünyanın farklı bölgelerinde yeni pazarlar ve iş birlikleri oluşturmak için yoğun şekilde çalıştığını belirten Uysallı, fuarların uluslararası ticaretin gelişmesindeki rolüne dikkat çekti.

“Biz ihracatçılar olarak dünyanın her bölgesinde Türk ürünlerini tanıtıyor, yeni pazarlara ulaşmak için çalışıyor ve ülkemizin üretim gücünü uluslararası alanda temsil ediyoruz” diyen Uysallı, sözlerini şöyle sürdürdü:

GAİB Başkanı Celal Kadooğlu, “Foodist İstanbul Uluslararası bir marka haline gelecek”
GAİB Başkanı Celal Kadooğlu, “Foodist İstanbul Uluslararası bir marka haline gelecek”
İçeriği Görüntüle

“Her yeni fuar, her yeni ticaret heyeti ve her yeni iş bağlantısı, Türkiye’nin ihracat hedeflerine atılmış güçlü bir adımdır. Önümüzdeki dönemde hedefimiz; daha fazla üretmek, daha fazla pazara ulaşmak ve Türk gıda markalarını dünyanın dört bir yanında daha güçlü hale getirmektir.”

Foodist İstanbul’un yeni iş birliklerine, yeni pazarlara, yatırımlara ve uzun soluklu ticari ilişkilere zemin hazırlamasını temenni eden Uysallı, güçlü bir Türk gıda sektörü için birlikte üretmeye, büyümeye ve dünyaya açılmaya devam edeceklerini söyledi.

Pandemi, gıda üretiminin stratejik önemini gösterdi

Konuşmasında pandemi döneminin Türkiye’nin üretim kapasitesi açısından önemli bir sınav olduğuna da değinen Uysallı, COVID-19 sürecinde küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların gıda üretiminin stratejik değerini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde tedarik zincirlerinin kesintiye uğradığını hatırlatan Uysallı, Türkiye’nin bu süreçte hem kendi iç pazarının ihtiyaçlarını karşıladığını hem de ihracatını sürdürdüğünü söyledi.

“Henüz altı yıl önce dünya, hepimizin çok yakından hatırladığı pandemi sürecini yaşadı. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde dahi ülkelerin birbirlerine emanet edilen ürünlere el koyduğu, tedarik zincirlerinin koptuğu bir dönemde Türkiye, kendi içindeki sorunları çok kısa sürede çözdü” diyen Uysallı, Türkiye’nin üretim gücünün bu süreçte önemli bir sınav verdiğini vurguladı.

Uysallı, “Bu süreç boyunca hem kendi insanımızın ihtiyaçlarını karşıladık hem de dünyaya ihracat yapmaya devam ettik. Dünyanın birbirine bir bardak suyu dahi vermediği bir dönemde, 2020, 2021 ve 2022 yıllarında Türkiye gıda ihracatında milyarlarca dolarlık rakamlara ulaştı” ifadelerini kullandı.

“Gıdayı üretebiliyorsanız, bu dünyada sözünüz geçiyor”

Pandemi sürecinin Türkiye’nin üretim gücünün ne kadar stratejik olduğunu gösterdiğini belirten Uysallı, küresel ekonomide koşullar ve dengeler değişse de gıda üretiminin önemini koruyacağını söyledi.

“Konjonktür değişiyor, şartlar değişiyor, pazarlar değişiyor. Ama değişmeyecek bir gerçek var: Gıdayı üretebiliyorsanız, bu dünyada sözünüz geçiyor” diyen Uysallı, Foodist İstanbul’un bu anlayışla Türkiye’nin üretim ve ihracat gücünü dünyaya anlatan önemli bir platform olduğunu ifade etti.

Uysallı, “Bu fuar yalnızca ticaret yapılan bir alan değil; aynı zamanda ülkemizin üretim gücünü, girişimcisini, sanayicisini ve ihracatçısını dünyaya gösterdiğimiz bir vitrin” değerlendirmesinde bulundu.

“İktisadın büyük bir bölümü psikolojiden ibaret”

Konuşmasının son bölümünde üretici, sanayici ve ihracatçının motivasyonunun ekonomik başarı açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Uysallı, Türkiye’nin yeni başarı hikâyeleri yazabilmesi için güven ortamının ve güçlü hedeflerin büyük önem taşıdığını söyledi.

“Bizim insanlarımız için, bizim ülkemiz için yüksek bir moral ve motivasyon kaynağı oluşturmak zorundayız” diyen Uysallı, ekonominin yalnızca rakamlar ve matematikten oluşmadığını vurguladı.

Uysallı, “İktisat yalnızca matematikten ibaret değil. Bu ülkede iktisadın büyük bir bölümü psikolojiden ibaret” ifadelerini kullandı.

İnsanlara hedef gösterilmesinin ve gerekli güven ortamının oluşturulmasının Türkiye’nin üretim kapasitesini daha da ileri taşıyacağına inandığını belirten Uysallı, şunları kaydetti:

“İnsanımıza, üreticimize, sanayicimize ve ihracatçımıza bir hedef gösterdiğinizde, onlara gerekli motivasyonu ve güveni sağladığınızda, tüm kalbimle söylüyorum; bu ülke uçar.”

Yaklaşık 40-50 farklı sektörde yer alan bir iş insanı olarak sahadaki tabloyu yakından gözlemlediğini ifade eden Uysallı, Türkiye’nin yeni başarı hikâyeleri yazabilmesi için kamu tarafından sağlanan desteklerin önemine dikkat çekerek, bugüne kadar sektörün yanında olan tüm kurumlara teşekkür etti.

Foodist İstanbul 2026’nın Türkiye gıda sektörünün üretim, markalaşma ve ihracat vizyonuna yeni bir ivme kazandırması bekleniyor.