Mücevher sektörünün önde gelen buluşmalarından IJS Istanbul Jewelry Show Fuarı’nda mikrofonlarımıza konuşan Ceyhan Hoşgör, Mücevher İhracatçıları Birliği (MİB) başkan adaylığıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Hoşgör, fuarın ilk gününü değerlendirerek sektördeki fırsatlar ve zorluklara dikkat çekerek, “Fuar, beklediğimizden daha iyi başladı aslında. Biliyorsunuz, jeopolitik durumlar, ons fiyatının dalgalanması ve birçok sebepten dolayı fuardan sektörün beklentisi çok fazla değildi. Ama ilk günün sonunda çok memnun olduğumuzu, güzel işler yaptığımızı söyleyebilirim,” dedi.
Altın Kotası Sektörün En Büyük Yükü
Fuarın önemli gündemlerinden biri, altın kotasının sektöre etkisi oldu. Hoşgör, “Altın kotası sektörün üzerinde büyük bir yük, büyük bir kambur. Biz kalitemizle, üretim gücümüzle, pazarlama gücümüzle dünyadaki her ülkeyle, her üretici ülkeyle rekabet edebiliriz. Fakat kullandığımız ham maddeyi daha pahalıya mal edersek rekabet gücümüz maalesef kalmaz. Bunu çok ivedilikle gerekli kurumlarla iletişime geçerek, ihracatçıyı rahatlatacak dengeli bir sisteme döndürmek zorunluluğumuz var.” ifadelerine yer verdi.
Başkanlık Adaylığı ve Sektöre Bakış
Hoşgör, İhracatçı Birlikleri seçim süreci ve MİB başkan adaylığıyla ilgili olarak sektöre yönelik planlarını açıkladı:
“Mücevher sektörüne adaylarımızı açıkladık. Ben bu sistemi büyük bir ekosistem olarak görüyorum. Kota, daha makro ekonomik ölçekte kur rejimi ihracatçıya büyük zorluklar çıkarıyor ve rekabet gücümüzü zayıflatıyor. Fakat sadece bunlar değil. Türkiye mücevher sektörü olarak markalaşma konusunda da sıkıntılarımız var artık. Çünkü sadece gramla ürün satmıyorsunuz, bir hikaye satıyorsunuz, bir kalite satıyorsunuz. Bunu bir hikayeyle süslemek için markalaşma olmazsa olmazımız. Pazarlarımızı çeşitlendirmemiz lazım. Bu ekosistemin her adımı gerçekten çok önemli. Biz, bu ekosistemin her adımında gerekli atımları yapmak için aday olduk. Kur rejimi ve kota da bunların en önemlileri.”
"Fuar ve alım Heyetlerine ağırlık vereceğiz"
Hoşgör, yeni dönemde fuar organizasyonları ve yurt dışı pazarlara açılım stratejilerini de paylaştı: “Alım heyetlerine ağırlık vermek istiyoruz. Çok farklı piyasalara girmek istiyoruz. Artık müşteriyi bekleyen değil, gidip müşteri bulan bir sisteme geçmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bunun için de sadece Ortadoğu piyasasıyla kendimizi sınırlamayıp Afrika, Güney Latin Amerika, Asya ve çok çeşitli pazarlarda müşteri bulmamız gerekiyor. Bunun için alım heyetleri yapılabilir. Daha önce Miami’de, Suudi Arabistan’da farklı ülkelerde alım heyetleriyle bunu gerçekleştirmiştik. Artık biraz daha aktif olmamız gerekiyor.”



