Farklı kültürleri, lezzetleri ve yaşam hikâyelerini aynı sofrada buluşturan Komşu Sofrası, 11 Ekim’de 14.00-17.00 saatleri arasında Buenas’ın bahçesinde gerçekleşecek. Yedinci kez kurulacak ortak sofra, yemek aracılığıyla İzmir’in birlikte yaşama kültürüne, hoşgörü anlayışına ve çok sesli yapısına katkı sunmayı hedefliyor.
Buenas’ın gastronomiyi yalnızca yemekle sınırlı görmeyen, insanları ve kültürleri bir araya getiren ortak bir ifade alanı olarak değerlendiren yaklaşımından doğan Komşu Sofrası, bu yıl da farklı hikâyeleri aynı masa etrafında buluşturacak.
Komşu Sofrası Kültürler Arasında Ortak Bir Bağ Kuruyor
Tek günlük bir etkinliğin ötesine geçerek Buenas’ın geleneksel buluşmalarından biri hâline gelen Komşu Sofrası, 2026 yılında yedinci kez kuruluyor. Her buluşmada “Yemeğini getir, yerin hazır” anlayışını sürdüren etkinlikte, katılımcılar kendi kültürlerinden getirdikleri yemeklerle ortak sofranın oluşumuna katkıda bulunuyor. Ücretsiz olarak gerçekleşen Komşu Sofrası’nda markalar ve yerel üreticiler de ürün destekleriyle etkinliğe katkı sunarak ortak sofranın paydaşları arasında yer alıyor.

Yemeği kültürler arasında ortak bir iletişim ve paylaşım dili olarak ele alan Komşu Sofrası, gastronomik ve kültürel mirasın paylaşılmasını amaçlıyor. Farklı kültürel geçmişlere sahip insanları aynı masa etrafında buluşturan etkinlik; yemeklerin taşıdığı aile hafızalarını, gelenekleri ve kişisel hikâyeleri görünür hâle getirirken, katılımcılara birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı da sunuyor. Yerel üretimi ve sofra kültürünü destekleyen Komşu Sofrası, yemek üzerinden yeni karşılaşmalara alan açarak birlikte yaşama kültürünü güçlendirmeyi hedefliyor.
Gelenekler ve Kültürler Aynı Sofrada Buluşuyor
Kültür, gastronomi ve sinemayı bir araya getiren disiplinlerarası projeler geliştiren; Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin Kurucusu ve Direktörü ve Buenas’ın kurucusu Gülper Ergün’ün kültürler arasında karşılaşma ve paylaşım alanları yaratma yaklaşımından doğan Komşu Sofrası’nda katılımcılardan herhangi bir ücret alınmıyor. Gastronomiyi yalnızca yemek üretimiyle sınırlı olmayan; kültürel hafızayı, hikâye anlatımını ve topluluklar arasındaki bağları besleyen bir ifade alanı olarak ele alan Ergün, Komşu Sofrası’nı da farklı kültürel geçmişlerden insanları ortak bir deneyim etrafında buluşturan sürdürülebilir bir kültür projesi olarak sürdürüyor.
Gülper Ergün, etkinlikle ilgili düşüncelerini şu sözlerle aktarıyor:

“Komşu Sofrası’nı 7. kez düzenliyor olmanın büyük mutluluğunu yaşıyoruz. Etkinliğimize katılmak isteyenlerin kendi kültürlerinden bir tabak yemek getirerek ortak sofraya katkıda bulunmaları yeterli. Aileden kalan bir tarif, doğup büyülen coğrafyaya ait bir lezzet ya da kişisel hafızada özel bir yere sahip olan herhangi bir yemek, bu sofranın ortak içeriğinin bir parçası olabiliyor. Buenas’ın bahçesinde kurduğumuz uzun masada herkesin getirdiği yemekleri paylaşırken, bu tariflerin ardındaki aile hikâyeleri, gelenekler ve kültürel alışkanlıklar da sohbetlerimize eşlik ediyor.”




