Uluslararası Enerji Dönüşümü Düşünce Kuruluşları Ağı (INETTT) tarafından düzenlenen 2026 Yıllık Forumu, SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştiriliyor. Beş kıtadan 60’ın üzerinde enerji uzmanını bir araya getiren Forum’da enerji sistemlerinin dönüşümü, elektrifikasyon, sanayide karbonsuzlaşma ve enerji politikalarında uluslararası iş birliği ele alınıyor.
Dünya COP31’e hazırlanırken, enerji dönüşümü alanında çalışan düşünce kuruluşları INETTT Annual Forum 2026 (IAF 2026) için Antalya’da bir araya geliyor. Enerji Dönüşümü Düşünce Kuruluşları Uluslararası Ağı (INETTT) tarafından düzenlenen Forum, SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi ortak ev sahipliğinde 4-7 Kasım tarihlerinde gerçekleştiriliyor. Tüm dünyadan 60’ın üzerinde enerji dönüşümü uzmanının bir araya geldiği Forum, farklı ülkelerin deneyimlerini buluşturarak enerji dönüşümünün ortak sorunlarına yönelik politika önerileri geliştirmeyi amaçlıyor.
COP31’e ev sahipliği yapacak Antalya’da düzenlenen Forum, farklı bölgelerdeki enerji dönüşümü süreçlerinin karşılaştırılması, ülkelerin deneyimlerinin paylaşılması ve düşünce kuruluşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi için önemli bir platform. Buluşmada, Türkiye’nin enerji dönüşümünde kaydettiği ilerleme ve bu süreçte karşı karşıya olduğu zorluklar da uluslararası katılımcılarla birlikte değerlendiriliyor.
Forum’un gündeminde enerji sistemlerinin dönüşümü, elektrik sistemlerinin planlanması, veri ve modellemenin enerji politikalarındaki rolü, iklim finansmanı ve şebeke yatırımları yer alıyor. Ayrıca enerji dönüşümünü destekleyen politika ve kurumsal çerçeveler, yeşil sanayi politikaları ve sanayinin karbonsuzlaşması da ele alınacak başlıklar arasında bulunuyor.
SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ, COP31 öncesinde farklı ülkelerden enerji dönüşümü alanında çalışan düşünce kuruluşlarını Antalya’da ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını söyledi. Bağ, “Enerji dönüşümünün karşı karşıya olduğu sorunlar ülkelerin ekonomik yapıları, enerji sistemleri ve gelişmişlik düzeylerine göre farklılaşsa da birçok ortak zorluk bulunuyor. INETTT, özellikle gelişmekte olan ülkelerin deneyimlerini paylaşmaları, ortak çözümler geliştirmeleri ve küresel enerji dönüşümü politikalarına katkıda bulunmaları açısından önemli bir iş birliği platformu. COP31’e ev sahipliği yapacak Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz bu buluşmanın, uluslararası bilgi paylaşımını ve ortak çalışmaları güçlendirmesini hedefliyoruz” dedi.
Türkiye’nin enerji dönüşümündeki sınavı: Fosil yakıtlardan çıkış
Bağ, Türkiye’nin enerji dönüşümündeki en önemli zorluklarından birinin, enerji talebindeki hızlı artış ve fosil yakıtlara bağımlılık olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Yenilenebilir enerji kapasitemiz hızla büyürken toplam enerji tüketimi ve sera gazı emisyonları da artmaya devam ediyor. Bu nedenle enerji dönüşümünü yalnızca enerji arzının temiz kaynaklarla karşılanması olarak görmemeliyiz. Enerjiyi ne kadar ve nasıl tükettiğimiz, sanayimizin üretim yapısı ve enerji verimliliği de dönüşümün temel unsurları olmalı. Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefini gerçekleştirebilmesi için uzun vadeli hedeflerin somut sektörel politikalarla, fosil yakıtlardan çıkış stratejileriyle ve uygulanabilir yol haritalarıyla desteklenmesi gerekiyor.”
COP31 Başkanlığı’nın küresel elektrifikasyon oranını 2035 yılına kadar yüzde 35’e çıkarma hedefinin önemli bir girişim olduğunu belirten Bağ, elektrifikasyonun, fosil yakıt bağımlılığını azaltmak, enerji verimliliğini artırmak ve enerji güvenliğini güçlendirmek için büyük fırsatlar sunduğuna dikkat çekti. Bağ, “Ancak elektrifikasyonun gerçek anlamda emisyon azaltımı sağlaması için yenilenebilir elektrik üretimiyle desteklenmesi ve fosil yakıt tüketiminde ölçülebilir bir azalmaya yol açması gerekiyor. Dolayısıyla temiz elektrifikasyon ile fosil yakıtlardan çıkış birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan süreçler olarak ele alınmalı” diye konuştu.
INETTT Sekretaryası İcra Direktörü Rabia Ferroukhi ise enerji dönüşümünün yalnızca enerji sistemlerinin değişmesinden ibaret olmadığını, ekonomilerin ve toplumların yeniden şekillenmesini gerektirdiğini vurguladı. Ferroukhi, farklı uzmanlık ve perspektifleri bir araya getiren düşünce kuruluşlarının bilgi paylaşımı, yerleşik kabullerin sorgulanması ve politika yapım süreçlerine katkı sunulması açısından önemli bir rol üstlendiğini belirtti. COP31 yaklaşırken düzenlenen Forum’un, ortak uzmanlığı enerji dönüşümünün önündeki zorluklara ve ihtiyaç duyulan politika çözümlerine yönlendirmek için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.
Enerji dönüşümünde ortak bilgi ve deneyim
Enerji dönüşümü; enerji sistemlerinin yanı sıra ekonomileri, sanayi yapılarını ve toplumsal yaşamı da etkileyen çok boyutlu bir süreç. Ülkelerin ekonomik koşulları, enerji kaynakları, sistemleri ve gelişmişlik düzeyleri farklılık gösterse de enerji dönüşümünde karşılaşılan pek çok ortak sorun bulunuyor.
INETTT’in farklı ülkelerden bağımsız düşünce kuruluşlarını bir araya getiren yapısı, bu ortak sorunların farklı perspektiflerden ele alınmasına ve ülkelerin birbirlerinin deneyimlerinden yararlanmasına olanak tanıyor. Forum boyunca katılımcılar, enerji dönüşümünün farklı siyasi, ekonomik ve toplumsal koşullarda nasıl ilerlediğini değerlendirirken, başarılı politika ve uygulamaların başka ülkelere nasıl uyarlanabileceğini de tartışıyor.
Dört gün sürecek Forum, enerji dönüşümünün yalnızca enerji arzının temiz kaynaklarla karşılanmasından ibaret olmadığına; enerji talebi, verimlilik, sanayi politikaları ve fosil yakıtlardan çıkış gibi alanların da bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekmeyi hedefliyor.


