Ata Yatırım’ın yayımladığı Strateji Raporu’na göre, jeopolitik riskler ve yüksek enerji maliyetleri dezenflasyon sürecini yavaşlatırken Türkiye ekonomisinin 2026’da yüzde 3, 2027’de ise yüzde 4 büyümesi bekleniyor. Kurum, yıl sonu enflasyon tahminini 2026 için yüzde 29,7, 2027 için yüzde 23 olarak açıklarken politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35’e gerileyeceğini öngörüyor. BIST 100 endeksinin 12 aylık hedefini 19.000’den 18.000’e çeken Ata Yatırım, mevcut seviyeye göre yüzde 52 yükseliş potansiyeline dikkat çekiyor.

Türkiye sermaye piyasalarının köklü kuruluşlarından Ata Yatırım, yayımladığı strateji raporlarıyla küresel ve yurt içi ekonomik gelişmeleri, para ve sermaye piyasalarındaki eğilimleri değerlendirerek beklentilerini kamuoyuyla paylaşmayı sürdürüyor.

Kurumun yeni Strateji Raporu’nda, küresel ve yurt içi gelişmelerin ekonomi ile hisse senedi piyasalarına etkileri incelenirken 2026’nın kalan dönemi ve 2027 yılına yönelik makroekonomik öngörüler ve yatırım stratejileri ele alınıyor. “Dayanıklılık testi devam ediyor” başlıklı raporda, jeopolitik gelişmelerin, enerji fiyatlarının ve finansal piyasalardaki güven ortamının önümüzdeki dönemde de belirleyici olacağı ifade ediliyor.

Hisse Senedi Piyasasında Beş Temel Risk Öne Çıkıyor

Ata Yatırım, önümüzdeki 18 aylık süreçte Türkiye hisse senedi piyasasının yönünü belirleyecek beş temel faktöre işaret ediyor. Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ve Rusya-Ukrayna savaşının seyri bu risklerin başında geliyor. Küresel ticaret politikalarındaki değişimler, Türkiye’nin uluslararası ticaretteki konumu, enflasyon görünümü, para ve maliye politikalarının seyri ile seçim öncesinde iç siyasette yaşanabilecek gelişmeler de piyasalar üzerinde etkili olabilecek unsurlar arasında sıralanıyor.

Önceki rapora kıyasla yeni bir risk başlığına da dikkat çeken Ata Yatırım, fon piyasasındaki çalkantılar ve kurumsal yönetişim sorunları karşısında yetkili makamlarca atılacak adımların yatırımcı güveni ve piyasa dinamikleri açısından önem taşıdığını belirtiyor.

Raporda, Şubat 2026’dan itibaren artan jeopolitik risklerin ve petrol fiyatlarındaki yükselişin, yılın başında Türk hisse senetlerinde gözlenen toparlanmayı tersine çevirdiği değerlendiriliyor. Türkiye’nin enerji ithalatına bağımlılığı nedeniyle yüksek enerji fiyatlarının enflasyon ve faizlerde düşüş beklentilerini ötelediği vurgulanırken, jeopolitik belirsizliklerin ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların piyasalar üzerindeki etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 29,7

Ata Yatırım, Türkiye ekonomisinin 2026’da yüzde 3, 2027’de ise yüzde 4 reel büyüme kaydedeceğini tahmin ediyor. Enflasyonun 2025 sonundaki yaklaşık yüzde 31 seviyesinden 2026 sonunda yüzde 29,7’ye, 2027 sonunda ise yüzde 23’e gerilemesi bekleniyor.

Raporda, gıda ve enerji fiyatlarının enflasyonun beklenenden daha dirençli seyretmesine neden olduğu belirtiliyor. Buna karşın aylık enflasyon eğiliminin yüzde 2’nin altına inmesi, dezenflasyon süreci açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ücret düzenlemeleri ve enerji fiyatları ise 2027’nin ilk çeyreğinde enflasyon üzerindeki başlıca yukarı yönlü riskler arasında gösteriliyor.

Jeopolitik belirsizlikler nedeniyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) eylül ayında politika faizini yüzde 37 seviyesinde tuttuğunu hatırlatan Ata Yatırım, petrol fiyatlarının normalleşmesi varsayımıyla faiz indirimlerinin 2026’nın son çeyreğinde devam etmesini bekliyor. Ekim ayında yüzde 36’ya indirilen politika faizinin yıl sonunda yüzde 35’e gerileyeceği öngörülüyor. Raporda, 2027’de faiz indirimlerinin ilk çeyrekte ara verdikten sonra yeniden gündeme gelebileceği belirtiliyor.

Fon Piyasasındaki Çalkantı İç Talebi Sınırlıyor

Raporda, Türkiye’de ekonomik aktivitenin yavaşladığına ve kredi büyümesinin ılımlı seyrettiğine dikkat çekiliyor. Fon piyasasındaki dalgalanmaların servet ve likidite kanalları üzerinden özellikle iç talep üzerinde baskı oluşturduğu ifade ediliyor. Bireysel kredi büyümesindeki yavaşlamanın ise dezenflasyon sürecini desteklediği değerlendiriliyor.

Bununla birlikte, yüksek borçluluk oranlarına sahip finans dışı şirketlerin makroekonomik koşullar nedeniyle zorlu bir süreçle karşı karşıya kalmaya devam edeceği öngörülüyor.

BIST 100 İçin 12 Aylık Hedef 18.000’e Çekildi

Metro Türkiye, Akyatan Lagünü'nde Geleneksel Balıkçılığın ve Akdeniz Lezzetlerinin İzini Sürdü
Metro Türkiye, Akyatan Lagünü'nde Geleneksel Balıkçılığın ve Akdeniz Lezzetlerinin İzini Sürdü
İçeriği Görüntüle

Ata Yatırım, değerleme analizleri doğrultusunda BIST 100 endeksi için 12 aylık hedefini 19.000’den 18.000’e revize etti. Kurum, endekste yüzde 52 yükseliş potansiyeli bulunduğunu değerlendiriyor.

Raporda, Türk hisse senedi piyasasının gelişmekte olan ülke piyasalarına kıyasla iskontolu işlem gördüğü belirtiliyor. BIST 100’ün 2026 yılı tahminlerine göre 8,3 fiyat/kazanç çarpanıyla işlem gördüğü ve MSCI Gelişmekte Olan Ülkeler Endeksi’ne kıyasla yaklaşık yüzde 56 iskonto taşıdığı ifade ediliyor.

Ata Yatırım’ın takip ettiği şirketlerin toplam net kârının 2026’da yüzde 36,6, 2027’de ise yüzde 27,5 artması bekleniyor. Banka dışı şirketlerde 2026 yılı net kâr artışı beklentisi yüzde 55,7 olurken bankalar için bu oran yüzde 18,3 olarak öngörülüyor. 2027’de ise banka dışı şirketlerin net kârının yüzde 23,4, bankaların net kârının yüzde 30,4 artacağı tahmin ediliyor.

Faiz indirimlerinin kademeli ilerlemesi ve yılın ikinci yarısında ekonomik koşulların zorlu seyrini koruması nedeniyle Türk hisse senetlerinde seçici bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği vurgulanıyor. Ata Yatırım, cazip değerlemelere sahip olmanın yanı sıra iç pazarda güçlü konumlanan, operasyonel verimliliği yüksek, düşük kaldıraç oranına sahip ve finansmana erişim konusunda görece avantajlı şirketleri önceliklendiriyor.