50'den fazla ülkeden sektör temsilcilerini bir araya getiren Steel Networking Summits 2026, İstanbul'da başladı. Çelik ticaretinde yeni dönem, küresel ekonomik gelişmeler, ticaret savaşları ve yeşil dönüşümün yanı sıra yapay zekâ ve akıllı teknolojilerin sektöre etkileri de zirvenin gündeminde yer alıyor.
Dünya çelik sektörünün uluslararası buluşmalarından Steel Networking Summits 2026, Çelik İhracatçıları Birliği'nin (ÇİB) koordinasyonunda ve TCC A.Ş'nin organizasyonuyla İstanbul'da başladı. Swissôtel The Bosphorus'ta düzenlenen zirve, 50'den fazla ülkeden delegasyonları, 600'e yakın katılımcıyı, 250'ye yakın yabancı sektör temsilcisini ve 30'un üzerinde üst düzey konuşmacıyı bir araya getiriyor. İki gün sürecek organizasyonda küresel çelik piyasalarının geleceği, ticaret politikalarındaki değişimler, uluslararası rekabet, yeni yatırım fırsatları ve teknolojik dönüşüm ele alınıyor.
26-27 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen zirvenin açılış konuşmalarını Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Çelik Birliği Başkan Yardımcısı Uğur Dalbeler, Tosyalı Holding ve Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı ile Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat yaptı.
'ZİRVE SOMUT BİR İŞ BİRLİĞİ ZEMİNİ SUNUYOR'
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Steel Networking Summit 2026'nın küresel çelik sektörünün karşı karşıya olduğu sorunların değerlendirilmesi ve ortak bir gelecek vizyonu geliştirilmesi açısından önemli bir platform olduğunu belirtti. Zirvenin yalnızca sektörel gelişmelerin ele alındığı bir konferans değil, Türk üreticilerini uluslararası alıcılarla buluşturan somut bir iş birliği zemini sunduğunu vurgulayan Bolat, "Küresel çelik sektörünün karşı karşıya bulunduğu kapasite fazlası, korumacı ticaret politikaları ve yeşil dönüşümün getirdiği yükümlülükler, uluslararası iş birliğini ve diyaloğu her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Bu tür uluslararası buluşmaların sektörün güncel sorunlarının değerlendirilmesine, ortak bir bakış açısı geliştirilmesine ve yeni ticari ilişkilerin kurulmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz." dedi.
Türkiye'nin Avrupa ile bütünleşmiş üretim yapısına da dikkat çeken Bolat, Türk çelik sektörünün Avrupa sanayisi için güvenilir ve köklü bir tedarikçi olduğunu belirterek, ticari ilişkilerde Türkiye'nin Gümrük Birliği'nden kaynaklanan özel konumunun ve mevcut tedarik zincirlerinin gözetilmesi gerektiğini ifade etti. Bolat, "Avrupa otomotiv ve beyaz eşya sanayilerinin yüksek kalite standartlarını karşılayan Türk çelik sektörü, güvenilir ve köklü bir tedarikçidir. Türkiye'de üretilen çeliğin, parçaların ve nihai ürünlerin Avrupa üretim zincirleriyle iç içe olması nedeniyle Türk üreticilerinin bu zincirlerin dışında bırakılması, Avrupa Birliği sanayisinin rekabet gücünü de olumsuz etkileyecektir. Temel beklentimiz, AB'nin yeşil dönüşüm ve sanayisini güçlendirme hedeflerini hayata geçirirken ülkemizin Gümrük Birliği'nden kaynaklanan özel konumunu ve mevcut tedarik zincirlerini gözetmesidir." dedi.
Küresel çelik sektöründeki kapasite fazlasıyla mücadelenin uluslararası iş birliği, şeffaflık ve nesnel veriler temelinde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Bolat, Türkiye'nin ihracatçılarının uluslararası pazarlara erişimini ve rekabet gücünü korumak amacıyla yapıcı diyaloğu sürdürmeye kararlı olduğunu belirtti. Bolat, yeşil dönüşüm sürecinde de ihracatçıların orantısız maliyetler ve ilave ticaret engelleriyle karşılaşmamasının öncelikleri arasında yer aldığını kaydetti.
DALBELER'DEN 'BİRLİKTE ÇALIŞALIM' VURGUSU
Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Uğur Dalbeler, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, küresel çelik sektörünün kapasite fazlası, enerji maliyetleri, korumacılık politikaları ve jeopolitik gelişmeler gibi ortak sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, bu sorunların tek tek ülkelerin alacağı önlemlerle çözülemeyeceğini vurguladı. Küresel ölçekte yaşanan sorunlara giderek daha ulusal çözümler üretilmesinin sektördeki parçalanmayı artırdığına dikkat çeken Dalbeler, adil rekabetin korunması kadar öngörülebilir, şeffaf ve kurallara dayalı bir uluslararası ticaret sisteminin sürdürülmesinin de önem taşıdığını ifade etti.
Çelik sektörünün rekabet gücünün artık yalnızca üretim maliyetleri ve kapasiteyle ölçülmediğini kaydeden Dalbeler; enerji güvenliği, karbon ayak izi, dijitalleşme, yapay zekâ, üretim esnekliği ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığının da belirleyici hale geldiğini söyledi. Karbonsuzlaşma sürecinde ekonomik koşulların ve ülkeler arasındaki enerji, finansman ve teknoloji farklılıklarının dikkate alınması gerektiğini belirten Dalbeler, yeşil dönüşümün yeni ticaret engellerine veya rekabet eşitsizliklerine yol açmaması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı, esnek üretim kabiliyeti ve uluslararası pazar deneyimiyle küresel çelik değer zincirinde önemli bir konuma sahip olduğunu da dile getirdi.
Sektörün geleceği açısından uluslararası iş birliği ve ortak hareket etmenin önemine özel vurgu yapan Dalbeler, ülkeler ve şirketler arasında rekabet bulunmasının birlikte çalışmaya engel olmadığını belirtti. Sağlıklı rekabetin sürdürülebilmesi için ortak kurallara, karşılıklı güvene ve sürekli diyaloğa ihtiyaç olduğunu ifade eden Dalbeler, çelik endüstrisinin geleceğini yalnızca üretim kapasitesinin değil, birlikte çalışma kapasitesinin de belirleyeceğini söyledi. Dalbeler, güçlü bir çelik endüstrisi için güçlü şirketlerin yanı sıra adil rekabetin, öngörülebilir ticaret koşullarının, sürdürülebilir yatırımların ve karşılıklı güvenin de vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
'TÜRKİYE AVRUPA'NIN ALTERNATİFİ DEĞİL, STRATEJİK ORTAĞIDIR'
Tosyalı Holding ve Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, Türkiye ile Avrupa arasındaki sanayi ilişkilerinin yalnızca ticaret kotaları ve engeller üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Türkiye, Avrupa'nın alternatifi değil, Avrupa sanayisinin uzun yıllardır birlikte değer ürettiği güvenilir ve stratejik bir ortağıdır. Gümrük Birliği ve entegre değer zincirlerimiz sayesinde Türk çelik sektörü, Avrupa'nın otomotivden makineye, enerjiden altyapıya kadar pek çok sektörünün rekabet gücüne katkıda bulunuyor. Bu nedenle Avrupa ile ilişkilerimizi ticaret kısıtlamalarının ötesine taşıyarak enerji, ham madde, teknoloji ve sanayi altyapısındaki güçlü yönlerimizi bir araya getiren yeni iş birlikleri geliştirmeliyiz." dedi.
Küresel çelik sektörünün birbirine bağlı bir ekosistem olduğuna dikkat çeken Tosyalı, rekabetin birlikte çalışmaya engel olmadığını vurguladı. Tosyalı, "Bu kadar birbirine bağlı bir sektörün geleceğini birbirimizden kopuk stratejilerle inşa edemeyiz. Rekabet etmeye elbette devam edeceğiz ancak aynı zamanda birlikte değer üretmenin, tedarik zincirlerimizi güçlendirmenin ve dönüşümü ortak bir fırsata dönüştürmenin yollarını aramalıyız. Önümüzdeki dönemde kazananlar yalnızca en büyük üretim kapasitesine sahip olanlar değil, teknolojiyi en hızlı hayata geçiren ve en güçlü iş birliklerini kurabilenler olacak." ifadelerini kullandı.
KÜRESEL ÇELİK PİYASASININ YENİ DENGELERİ MASAYA YATIRILIYOR
Zirvenin ilk gününde dünya ekonomisinin görünümü ve çelik endüstrisinin karşı karşıya olduğu yeni koşullar değerlendirilecek. Dünya Çelik Birliği Genel Direktörü Henrik Adam ile kuruluşun eski Genel Direktörü Edwin Basson'ın konuşmalarının ardından, Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ moderatörlüğünde düzenlenecek panelde küresel ekonomi ve çelik piyasalarının geleceği ele alınacak.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Dr. Yusuf Emre Akgündüz, Global Resources Partners Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Öğütçü ve EUROFER Piyasa Analizi ve Ekonomik Araştırmalar Direktörü Alessandro Sciamarelli'nin de katılacağı oturumlarda, ticaret savaşlarının sektöre etkileri, ekonomik gelişmeler ve yeni ticaret politikaları değerlendirilecek. Hukuk ve uluslararası ticaret alanındaki uzmanların da katkı sunacağı oturumlarda, korumacılık önlemleri ve değişen ticaret kurallarının çelik ticaretine yansımaları gündeme gelecek.
TRANSATLANTİK TİCARET VE REKABET GÜNDEMDE
Steel Networking Summits 2026'nın ilk günündeki oturumlar, Avrupa ve Amerika arasındaki çelik ticaretinin geleceğine de odaklanacak. EUROMETAL Başkanı Alexander M. Julius, World Steel Dynamics Ceo'su Philipp Englin, Stemcor Group Avrupa Bölgesi Genel Müdürü Julian Verden ve ArcelorMittal Uluslararası Ticaret Başkanı Mathieu Spoidenne'nin katkılarıyla gerçekleştirilecek oturumlarda, ticaret politikaları, pazar dinamikleri ve büyüme fırsatları değerlendirilecek.
Zirvenin ilk gününün bir diğer önemli başlığı ise çelik üretiminde teknolojik dönüşüm olacak. Yapay zekâ, akıllı teknolojiler, rekabetçilik ve endüstriyel dönüşüm ekseninde düzenlenecek oturumlarda; dijitalleşmenin üretim süreçlerine etkisi, yenilikçi teknolojilerin kullanımı ve geleceğin çelik sanayisinin nasıl şekilleneceği ele alınacak. McKinsey & Company, Primetals Technologies, Danieli Group ve Yogiji Digi temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek değerlendirmelerde, teknolojik gelişmelerin verimlilik ve uluslararası rekabet üzerindeki rolü masaya yatırılacak.
İKİNCİ GÜN TÜRKİYE ÇELİĞİ VE YENİ PAZARLARA ODAKLANACAK
Zirvenin 27 Ekim'deki programında Asya'dan Orta Doğu ve Kuzey Afrika'ya uzanan pazarlardaki gelişmeler ön plana çıkacak. Johns Hopkins Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Margaret Myers, Çin Metalurji Konseyi ve Çin Uluslararası Ticareti Geliştirme Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Su Buxin ile SteelOrbis ve Kallanish Commodities temsilcilerinin katkılarıyla küresel çelik ticaretinin yeni yönelimleri değerlendirilecek.
İkinci günün öne çıkan başlıklarından biri de Türk çelik endüstrisinin küresel tedarik zincirlerindeki konumu olacak. Kibar Dış Ticaret Genel Müdürü ve Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Salih Serdar Koçtürk, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri Dr. S. Armağan Vurdu ve Borçelik Genel Müdürü ve Çelik İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Kerem Çakır'ın katılacağı oturumda, Türk çelik sektörünün uluslararası pazarlardaki konumu ve küresel tedarik zincirlerinde üstlenebileceği rol ele alınacak.
Programla eş zamanlı olarak alım heyeti kapsamında B2B iş görüşmeleri gerçekleştirilecek. Böylece zirve, sektörün küresel gelişmeleri değerlendirdiği bir konferans olmanın yanı sıra yeni ticari bağlantıların kurulmasına ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik görüşmelere de ev sahipliği yapacak.
Çelik sektörünün farklı coğrafyalardan temsilcilerini İstanbul'da buluşturan Steel Networking Summits 2026'nın, değişen küresel ticaret koşullarında sektör paydaşları arasındaki diyaloğun güçlendirilmesine, yeni pazar fırsatlarının değerlendirilmesine ve uzun vadeli ticari ilişkilerin geliştirilmesine zemin oluşturması hedefleniyor.



