Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) tarafından bu yıl beşinci kez düzenlenen Bosphorus Boat Show, İstanbul Ataköy Marina’da denizcilik sektörünün temsilcilerini, tekne üreticilerini ve deniz tutkunlarını bir araya getirdi. Dokuz gün boyunca devam edecek fuarda, karada ve denizde yaklaşık 250 tekne sergilenirken 140 firmanın katılımıyla 40 bin ziyaretçiye ulaşılması hedefleniyor. YATED Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Kadir Karakaya, zorlu hava koşullarına rağmen fuarı başarıyla ziyarete açtıklarını belirterek yerli üreticilerin desteklenmesinin ve sektörün uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılmasının önemine dikkat çekti.

İstanbul’da denizcilik sektörünün önemli buluşmalarından biri olan Bosphorus Boat Show, beşinci yılında Ataköy Marina’da ziyaretçilerini ağırlıyor. YATED organizasyonuyla gerçekleştirilen fuar, farklı boyut ve fiyat aralıklarındaki teknelerin yanı sıra sektörde faaliyet gösteren yerli ve yabancı firmaları aynı platformda buluşturuyor.

Dokuz gün sürecek organizasyonda yaklaşık 250 tekne ve 140 firma yer alırken fuar kapsamında tekne satışlarının yanı sıra yelken eğitimleri, deniz şovları ve çeşitli etkinlikler de düzenleniyor. Organizasyonla hem denizcilik sektöründeki ticari ilişkilerin geliştirilmesi hem de denizcilik kültürünün daha geniş kitlelere ulaştırılması amaçlanıyor.

YATED Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Kadir Karakaya, fuarın hazırlık sürecinden katılımcı profiline, sektördeki daralmadan yerli üreticilerin karşılaştığı zorluklara kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

250 Tekne, 140 Firma ve 40 Bin Ziyaretçi Hedefi

Bosphorus Boat Show’un bu yılki organizasyon sürecine ilişkin bilgi veren Kadir Karakaya, operasyon, satış ve organizasyon dâhil olmak üzere fuarın tüm süreçlerinin YATED Fuarcılık tarafından yürütüldüğünü belirtti.

Karakaya, fuarın kapsamına ve ziyaretçi hedefine ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Bu yıl fuarın operasyon, satış, organizasyon ve diğer tüm süreçlerini YATED Fuarcılık üstlendi. Karada ve denizde toplam yaklaşık 250 tekne yer alıyor. 140 firmanın katılım sağladığı fuarda, bu yıl 40 bin ziyaretçiyi Ataköy Marina’da ağırlamayı hedefliyoruz.”

Fuarın hem sektör profesyonelleri hem de deniz tutkunları açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu belirten Karakaya, farklı boyutlardaki teknelerin ziyaretçilere geniş bir seçenek yelpazesi sunduğunu ifade etti.

Teknelerde Fiyat Aralığı 2 Milyon TL’den 13 Milyon Avroya Uzanıyor

Fuar öncesinde İstanbul’da etkili olan şiddetli fırtına, yoğun yağış ve sel felaketlerinin hazırlık sürecini zorlaştırdığını kaydeden Karakaya, tüm olumsuzluklara rağmen organizasyonun planlandığı şekilde hayata geçirildiğini söyledi.

Fiyat seçeneklerinin geniş bir yelpazeye yayıldığını belirten Karakaya, fuarda farklı bütçelere ve ihtiyaçlara hitap eden modellerin bulunduğunu ifade etti.

Karakaya, “Fuarda 5 metreden 35 metreye kadar farklı boyutlarda tekneler bulunuyor. Yaklaşık 2 milyon TL’den başlayıp 13 milyon avroya kadar uzanan geniş bir fiyat aralığında tekne seçenekleri mevcut” dedi.

Yerli Üreticiler İçin Destek ve Yeni İş Fırsatları

Her bütçeye uygun 250 tekne Ataköy Marina'da görücüye çıktı
Her bütçeye uygun 250 tekne Ataköy Marina'da görücüye çıktı
İçeriği Görüntüle

Fuarın öne çıkan başlıklarından biri de yerli tekne üreticilerinin sektördeki konumu oldu. Ekonomik koşulların üreticiler üzerindeki etkisine değinen Karakaya, yerli firmaların uluslararası rekabet gücünü koruyabilmesi ve daha geniş pazarlara ulaşabilmesi için desteklenmelerinin önem taşıdığını vurguladı.

Bu yıl fuara yaklaşık 20 yerli tekne üreticisinin katıldığını belirten Karakaya, yabancı ülkelerden gelen teknelerin de ziyaretçilerle buluştuğunu kaydetti.

Karakaya, yerli üreticilere ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Yerli tekne ve teknoloji üreticilerimizin mevcut ekonomik koşullarda yaşadığı sıkıntıların farkındayız. Bu nedenle daha fazla yerli üreticinin fuara katılmasını arzu ediyoruz. Bu yıl fuarımızda yaklaşık 20 yerli tekne üreticisi firma yer alıyor. Ayrıca yurt dışından gelen tekneler de sergileniyor. Amacımız, yerli üreticilerimizin zorlu ekonomik koşullarında onlara bir nebze olsun destek sağlamak ve yeni fırsatlar sunmak.”

Fuarın, yerli üreticiler ile potansiyel müşteriler arasında doğrudan iletişim kurulmasına olanak sağlamasının yanı sıra yeni ticari bağlantıların geliştirilmesi açısından da önem taşıdığı değerlendiriliyor.

Denizcilik Sektöründe Yüzde 40’a Varan Daralma

Karakaya’nın gündemindeki önemli konulardan biri de iç pazarda yaşanan daralma ve vergi düzenlemelerinin tekne satışlarına etkisi oldu. Özellikle yerli üreticilerin maliyet ve fiyat baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirten Karakaya, 2024 yılında gerçekleştirilen vergi değişikliklerinin sektördeki talep üzerinde etkili olduğunu ifade etti.

Karakaya, 24 metreye kadar olan teknelerde KDV oranının yüzde 1’den yüzde 20’ye yükseltildiğini, buna ek olarak yüzde 8 ÖTV uygulamasının getirildiğini belirterek söz konusu düzenlemelerin sektörde önemli bir vergi yükü oluşturduğunu söyledi.

Vergi artışlarının satış fiyatlarına yansımasını örnekle açıklayan Karakaya, “2024 yılında 24 metreye kadar olan teknelerde KDV oranı yüzde 1’den yüzde 20’ye yükseltildi. Buna ek olarak yüzde 8 ÖTV uygulaması getirildi. Bu değişiklikler, sektörde yaklaşık yüzde 30’luk bir vergi yükü oluşturdu. Dolayısıyla, örneğin 100 liralık bir teknenin fiyatı vergiler nedeniyle yaklaşık 130 liraya yükseldi. Bu durum ister istemez talepte daralmaya yol açtı.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu gelişmelerin özellikle yerli tekne üretimi alanında ciddi bir daralma yarattığını belirten Karakaya, sektördeki küçülmenin yüzde 40 seviyelerine ulaştığını dile getirdi.

Bakanlıklarla Görüşmeler Sürüyor

Sektördeki daralmanın aşılması ve yerli üreticilerin daha rekabetçi koşullarda faaliyet gösterebilmesi için ilgili kurumlarla temasların sürdüğünü belirten Karakaya, vergi yükünün ve ekonomik koşulların sektörün geleceği açısından önemli başlıklar arasında yer aldığını kaydetti.

Karakaya, “Bu konuyla ilgili ilgili kurumlar ve bakanlıklarımızla istişarelerimiz devam ediyor. Umarım en kısa sürede bir çözüm bulabiliriz. Temel hedefimiz, sektörümüzün daha rekabetçi hâle gelmesini ve üreticilerimizin uluslararası pazarlara daha kolay açılmasını sağlamak. Bu doğrultudaki çalışmalarımız sürüyor.” dedi.

Sektörün dış pazarlardaki varlığını güçlendirmesinin, üreticilerin yeni müşterilere ulaşması ve ihracat olanaklarını geliştirmesi bakımından önem taşıdığına dikkat çekiliyor. Bu kapsamda, üretim kapasitesinin korunması ve rekabet koşullarının iyileştirilmesi sektörün öncelikli beklentileri arasında bulunuyor.

Fuar, Denizcilik Festivali Atmosferinde Geçecek

Bosphorus Boat Show, yalnızca tekne satışlarının gerçekleştirildiği bir ticari organizasyon olmanın ötesinde, ziyaretçilere farklı deneyimler sunmayı da hedefliyor. Dokuz gün boyunca düzenlenecek yelken eğitimleri, deniz şovları ve çeşitli denizcilik etkinlikleriyle fuarın daha geniş bir kitleye hitap etmesi amaçlanıyor.

Ziyaretçi ilgisinden ve katılımcı firmaların memnuniyetinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Karakaya, fuarın canlı bir etkinlik alanına dönüşmesini istediklerini belirtti.

“Ziyaretçi sayılarımız oldukça tatmin edici. Çok güzel bir fuar olacağını düşünüyorum. Katılımcılarımız şu an memnun; umarım bu memnuniyet dokuz gün boyunca artarak devam eder” diyen Karakaya, fuarın sosyal ve kültürel yönüne de dikkat çekti.

Karakaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz burada yalnızca tekne satışı gerçekleştirmiyoruz. Yelken eğitimleri, deniz şovları ve denizcilikle ilgili çeşitli etkinlikler de düzenliyoruz. Amacımız, fuarı bir festival havasına dönüştürerek daha canlı, dinamik ve yaşayan bir mekân hâline getirmek.”

Karakaya, ticari ilişkilerin fuarın temel amaçlarından biri olduğunu vurgularken denizcilik kültürünün yaygınlaştırılmasının da en az ticari faaliyetler kadar değerli olduğunu ifade ederek, “B2B iş bağlantılarının kurulması da bizim için çok önemli. Ancak denizcilik kültürünü daha geniş kitlelere ulaştırmak ve ziyaretçilere farklı deneyimler sunmak da fuarımıza ayrıca değer katıyor” şeklinde konuştu.