Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ANKIROS 2026 Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, Burdur Batı ve Amasya Gümüşhacıköy Organize Sanayi Bölgelerinin ilan edildiğini açıkladı. Toplam 156 hektarlık yeni planlı sanayi alanıyla Türkiye’deki OSB sayısı 374’e ulaştı.
Metalürji sektörünün uluslararası buluşmalarından 17. Uluslararası Demir-Çelik, Döküm, Demir Dışı Metalürji Teknolojileri, Makina ve Ürünleri İhtisas Fuarı (ANKIROS 2026), İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Üreticileri, teknoloji sağlayıcılarını, yatırımcıları, satın alma profesyonellerini, mühendisleri ve akademisyenleri bir araya getiren fuarla eş zamanlı olarak 23. Uluslararası Metalurji ve Malzeme Kongresi de düzenleniyor.
Fuarın açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 1.100’ü aşkın yerli ve yabancı firmanın katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonun üç gün boyunca metal sanayisinin önemli temsilcilerini buluşturacağını belirtti. Kacır, fuarın yeni iş birliklerine, ticari ortaklıklara ve yatırımlara zemin hazırlamasını beklediklerini ifade etti.
Türkiye’nin sanayi üretimini geliştirmek amacıyla reformlar, teşvikler ve altyapı yatırımlarını sürdürdüklerini kaydeden Kacır, bu çalışmalarla üretim kapasitesini artırmayı, rekabet gücünü yükseltmeyi ve katma değerli üretimi desteklemeyi hedeflediklerini söyledi. Güçlü üretim altyapısı, AR-GE ve inovasyon ekosistemi, girişimcilik kültürü ve nitelikli insan kaynağı sayesinde Türkiye’nin küresel üretim ve teknoloji geliştirme üssü konumunu güçlendirdiğini vurguladı.
Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi Türkiye
Metal sektörünün otomotiv, savunma sanayisi, enerji, inşaat, gemi sanayisi ve beyaz eşya gibi pek çok alana girdi sağladığını belirten Kacır, sektörün Türkiye’nin kalkınmasında stratejik bir rol üstlendiğini dile getirdi.
Türk demir-çelik sektörünün yıllık 62 milyon ton üretim kapasitesine sahip olduğunu ve geniş ürün yelpazesiyle küresel tedarik zincirlerinde önemli bir konumda bulunduğunu aktaran Kacır, dünya ham çelik üretiminin geçen yıl küresel talepteki zayıflık ve artan korumacı önlemler nedeniyle yüzde 2 gerilediğini hatırlattı. Türkiye’nin ise değişen piyasa koşullarına hızlı uyum sağlayarak bu eğilimden olumlu yönde ayrıştığını ifade etti.
Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise yedinci büyük çelik üreticisi olduğunu belirten Kacır, döküm sanayisinin de ülke ekonomisine önemli katkılar sunduğunu söyledi. Geçen yıl yaklaşık 8 milyar avro ciroya ve 6 milyar avronun üzerinde doğrudan ihracata ulaşan döküm sektörünün, üretim ve teknolojik kapasitedeki gelişimle Avrupa’nın ikinci, dünyanın yedinci büyük üreticisi konumuna geldiğini kaydetti.
HIT-30 ile yüksek katma değerli üretim hedefi
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, metal sektörünün yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandırmak, uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla teşvik ve finansman mekanizmalarını devreye aldıklarını belirtti. Bu kapsamda Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı ve HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı’nın önemine değindi.
HIT-30 programıyla 2030 yılına kadar 30 milyar dolarlık devlet desteğiyle yatırımların hayata geçirilmesinin hedeflendiğini aktaran Kacır, bu yatırımların Türkiye’yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacağını ifade etti.
Elektrikli araçlar, rüzgâr türbinleri, endüstriyel robotlar ve savunma teknolojileri gibi alanlarda nitelikli metal ürünlerine yönelik talebin artacağına dikkat çeken Kacır, bu gelişmenin sektörün yeni nesil üretim teknolojilerine uyumunu hızlandıracağını söyledi. Programın demir-çelik, döküm ve demir dışı metallerde daha yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesine, yerli tedarik zincirlerinin güçlenmesine ve sanayinin rekabet kapasitesinin artırılmasına katkı sağlayacağını belirtti.
OSB sayısı 374’e yükseldi
Sürdürülebilir üretimin öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Kacır, çevreye duyarlı ve kaynakları verimli kullanan bir sanayi yapısının oluşturulması için çalışmaların devam ettiğini bildirdi.
Alüminyum, çelik, gübre ve çimento sektörlerine yönelik düşük karbonlu yol haritalarının hazırlandığını hatırlatan Kacır, döküm sanayisinde de yeşil üretimi kalıcı hâle getirecek sektörel yol haritası için çalışmaların başlatıldığını açıkladı.
Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu aracılığıyla sanayinin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030 yılına kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlanmasının hedeflendiğini belirten Kacır, üretim, istihdam ve ihracata katkı sunan sanayicileri desteklemeyi sürdüreceklerini ifade etti.
Bu kapsamda yeni organize sanayi bölgelerine ilişkin açıklamalarda bulunan Kacır, Burdur Batı OSB’nin 118 hektar, Amasya Gümüşhacıköy OSB’nin ise 38 hektar büyüklüğünde olduğunu belirtti. Her iki bölgenin ilan edilmesiyle Türkiye’ye toplam 156 hektarlık yeni planlı sanayi alanı kazandırıldığını kaydeden Kacır, OSB sayısının 374’e yükseldiğini açıkladı.
Yeni bölgelerin yatırım, üretim ve istihdam olanaklarını artırmasını beklediklerini belirten Kacır, organize sanayi bölgelerinin hem sayısal hem de niteliksel açıdan geliştirilmesine devam edileceğini söyledi.
“AB, Türkiye’yi rakip değil paydaş olarak görmeli”
Küresel ticarette korumacı politikaların yaygınlaştığına dikkat çeken Kacır, gümrük vergileri, tarife engelleri, ithalat kotaları ve teknik düzenlemeler gibi uygulamaların dünya ticaretini etkilediğini belirtti. Çelik sektörünün de bu gelişmelerden doğrudan etkilendiğini ifade etti.
Türkiye’nin yoğun ihracat gerçekleştirdiği Avrupa Birliği’nin çelik ithalatına yönelik kısıtlayıcı önlemler aldığını hatırlatan Kacır, Gümrük Birliği kapsamında Türkiye’ye ayrıcalıklı kotalar tanınmasına rağmen söz konusu uygulamaların AB pazarına yönelik çelik ihracatını etkilediğini söyledi.
Kacır, Türkiye’nin üretim kapasitesinin Avrupa açısından da önemli fırsatlar sunduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“En büyük ticaret ortağımız olan AB’nin son dönemde küresel rekabette yaşadığı güçlükler ve jeostratejik sorunlar nedeniyle almaya çalıştığı önlemlerde Türkiye’yi rakip değil, paydaş ülke görmesi ve Türkiye’nin üretim gücünden istifade etmesi kendileri için de en doğru tercih olacaktır.”
Avrupa’nın AR-GE ve inovasyon kapasitesini geliştirmek, rekabet gücünü artırmak ve stratejik etkinliğini güçlendirmek için Türkiye ile iş birliğini ilerletmesi gerektiğini de vurgulayan Kacır, sanayicilere yönelik desteklerin devam edeceğini bildirdi.
Türkiye’nin daha yüksek katma değerli üretime geçişini hızlandırmayı, yeşil dönüşüm yatırımlarıyla karbon emisyonlarını azaltmayı, ihracat pazarlarını çeşitlendirmeyi ve sanayicilere uygun koşullu finansman olanakları sunmayı sürdüreceklerini belirten Kacır’a, açılış konuşmalarının ardından günün anısına hediye takdim edildi.




