Asghar Farhadi’den Acun Ilıcalı’ya, yapay zeka araştırmalarından Türkiye’nin gelecek senaryolarına uzanan ilk günde ortak soru şuydu: Alıştığımız dengeler değişirken bizi farklı kılacak olan ne?
Dünyanın içinden geçtiği büyük dönüşümü “Türbülans” temasıyla ele alan Brand Week Istanbul, 14’üncü yılında ilk gününü geride bıraktı. Garanti BBVA, Ford ve Orzax kurumsal sponsorluğunda 4-6 Kasım tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen buluşmanın ilk gününde sinema, yaratıcılık, yapay zeka, marka stratejileri, ekonomi ve siyaset farklı disiplinlerin bakış açılarıyla ele alındı.
Oscar ödüllü yönetmen Asghar Farhadi, stratejist Faris Yakob, Guinness rekortmeni pilot Dario Costa, oyuncu Zuhal Olcay ve Acunmedya Kurucusu Acun Ilıcalı'nın da aralarında bulunduğu isimler sahneye çıktı. Günün tartışmalarında farklı konular tekrar tekrar aynı noktaya bağlandı: Teknoloji değişebilir, iş yapma biçimleri dönüşebilir, belirsizlik artabilir. Ancak insanı anlamak, özgün fikir geliştirmek ve değişen koşullarda doğru karar verebilmek önemini koruyor.
Yapay zekanın henüz ulaşamadığı yer: İnsan
Inspiration Hall sahnesinde yapımcı Zeynep Atakan ile bir araya gelen Oscar ödüllü yönetmen Asghar Farhadi, sinema, insan psikolojisi ve yaratıcılık üzerine konuştu. Hikayelerinin çoğu zaman büyük olaylardan değil, insanın iç dünyasındaki görünmez çatlaklardan doğduğunu anlatan Farhadi, hayatımızdaki büyük krizlerin ve dönüşümlerin bazen küçük kararlarla başladığına dikkat çekti.
Farklı kültürlerde yaşayan insanların duygularının özünde birbirine benzediğini vurgulayan yönetmen, yapay zeka ile insan yaratıcılığı arasındaki ayrıma da değindi. Yapay zekanın bilgi ve veriden beslendiğini, insanın sanatını ise acı, yaşanmışlık ve bilinçdışının şekillendirdiğini söyleyen Farhadi, “Bir gün yapay zekanın bilinçdışının olabileceğini düşünmüyorum” dedi.
Yapay zekanın yaratıcı endüstrilerdeki rolü, günün başka oturumlarında da tartışıldı. Contagious'tan Katrina Dodd, şirketlerin bu teknolojiyi yalnızca maliyetleri düşürmek ve işleri hızlandırmak için kullanmasının yaratıcılık açısından bir çıkmaza dönüşebileceğini belirtti. Dodd'a göre rekabetin ucuzluk ve hız üzerinden kurulması yerine, özgün değer üretimine odaklanmak gerekiyor. Konuşmasını “Sizin işiniz işleri daha hızlı ya da daha ucuz yapmak değil, yaratmak” mesajıyla tamamladı.
Türkiye yaratıcılığını nasıl tanımlıyor?
Günün önemli araştırma lansmanlarından biri, Kapital Media Group Kurucusu Pelin Özkan'ın paylaştığı Türkiye Yaratıcılık Raporu oldu. Türkiye toplumunun yaratıcılıkla kurduğu ilişkiyi inceleyen araştırma, insanların yaratıcı olma potansiyeli ile kendilerini yaratıcı olarak tanımlama biçimleri arasında dikkat çekici bir mesafe bulunduğunu ortaya koydu.
Araştırmaya göre katılımcıların yalnızca yüzde 41'i kendisini yaratıcı buluyor. Buna karşılık yüzde 99'u son bir yıl içinde bozulan bir şeyi kendi onarmak, eksik bir malzemenin yerine başka bir şey kullanmak ya da bir işi kendisine öğretilenden farklı yapmak gibi yaratıcı davranışlardan en az birini gerçekleştirmiş durumda.
Bu tabloyu değerlendiren Özkan, yaratıcılığın toplumda çoğu zaman gündelik bir eylemden ziyade belirli insanlara ait bir özellik olarak görüldüğüne dikkat çekti. Araştırmada yaratıcılığın kaynağı sorulduğunda kriz anında çözüm üretmek, önündeki en büyük engel sorulduğunda ise ekonomik kaygılar öne çıktı. Yani zor koşullar bizi hem yaratıcı kılıyor hem de yaratıcılığımızın önündeki en büyük sınırı teşkil ediyor.
Araştırmaya göre, katılımcılardan Türkiye'nin yaratıcılığını tek kelimeyle tanımlamaları istendiğinde en çok tercih edilen sözcük “pratik” oldu. Onu “zeka”, “yok” ve “cesaret” izledi. Özkan, “pratik” kelimesinin taşıdığı ikili anlama dikkat çekti: Pratiklik, sorunları çözme ve işe yarayanı bulma becerisini gösterirken sıra dışı olanı yaratma iddiasının önünde bir sınır oluşturuyor.
Markalar için yeni rekabet alanı: Yapay zekanın cevapları
Brands & Trends sahnesinde Türkiye'nin ilk AI IQ Endeksi'nin bulguları paylaşıldı. TTC Kurucu Ortağı ve Arçelik Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Tankut Turnaoğlu, YouGov Türkiye Genel Müdürü ve girişimci N. Özge Akçizmeci ile yapay zeka ve teknoloji alanında çalışan Murat Genç'in katıldığı oturumda, yapay zeka asistanlarının tüketici davranışları ve markaların görünürlüğü üzerindeki etkisi ele alındı.
Araştırmanın ortaya koyduğu önemli bulgulardan biri, yapay zeka yanıtlarının yalnızca yüzde 22'sinde bir markaya yer verilmesi oldu. Tüketicilerin ürün ve hizmet arayışında arama motorlarından yapay zeka asistanlarına yöneldiği yeni dönemde bu sonuç, markalar için henüz keşfedilmemiş bir rekabet alanına işaret ediyor.
Oturumda ayrıca 2030 yılında yapay zeka ajanları üzerinden gerçekleşecek ticaretin küresel ticaretin yüzde 11 ila 18'ine ulaşabileceğine yönelik öngörü paylaşıldı. Markaların yalnızca arama sonuçlarında görünür olmanın ötesine geçerek yapay zeka sistemlerinin yanıtlarında nasıl yer bulacağı, yeni pazarlama ve marka stratejilerinin önemli gündemlerinden biri olarak öne çıktı.
Dünün ezberleriyle büyümek mümkün mü?
Genius Steals Kurucu Ortağı, stratejist ve yazar Faris Yakob, “Dünün Ezberleriyle Büyüyemezsin: Türbülansı Momentuma Çevirmek” başlıklı konuşmasında geleneksel kitle iletişiminden algoritmik medya düzenine geçişin markalar üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Reklam bütçeleri büyürken markaların aynı ölçüde büyüyememesini eski pazarlama anlayışlarının yeni medya düzeninde de sürdürülmesine bağlayan Yakob, salt erişim rakamlarına dayalı stratejilerin giderek yetersiz kaldığını söyledi. Parçalanan medya tüketimi karşısında markaların tek tip mesajlar yerine farklı topluluklara ve kültürel bağlamlara uyum sağlayabilen esnek sistemler kurması gerektiğini vurguladı.
Türkiye'nin kültürel çeşitliliğini de değerlendiren Yakob, Ayasofya'nın yüzyıllar boyunca farklı işlevler kazanırken kimliğini korumasını markalar için dikkat çekici bir örnek olarak paylaştı. Değişime uyum sağlamakla özünü korumak arasındaki ilişkinin önemine dikkat çekti.
Türkiye'nin geleceği hangi yöne gidecek?
İlk günün gündeminde Türkiye'nin siyasi ve ekonomik geleceği de vardı. Siyaset bilimci Doç. Dr. Berk Esen ile Cambridge Üniversitesi'nden ekonomist Prof. Özge Öner'in katıldığı “Türkiye Gündemi: Türkiye İçin Gelecek Senaryoları” oturumunda, küresel siyasetteki değişimler ve Türkiye'nin önündeki olası yollar tartışıldı.
Esen, Türkiye'nin 2007'den bu yana yaşadığı demokratik gerilemenin ekonomik sonuçlarına dikkat çekerek siyasi ve ekonomik gelişmelerin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. 2028 seçimlerine yönelik dört farklı senaryoyu ele alan Esen, siyasi rekabetin daraldığı ancak ekonominin belirli ölçüde dengelendiği kırılgan istikrar ihtimalini öne çıkardı. Siyasi baskıların ve ekonomik sorunların birlikte derinleşmesinin ise ülkeyi çifte türbülansa sürükleyebileceğini ifade etti.
Türkiye'nin COP31 ev sahipliği ve enerji dönüşümü de günün gündemleri arasındaydı. Enes Özkan'ın moderatörlüğündeki oturumda, iklim hedefleri ile ekonomik dönüşüm arasındaki ilişki ele alındı. Enerji ithalatına bağımlılık ve elektrifikasyonun önemi üzerinden Türkiye'nin önündeki dönüşüm fırsatları değerlendirildi.
Hayatın içinden gelen hikayeler
Brand Week Istanbul'un ilk günü, iş dünyasının ve teknolojinin ötesinde sanatın ve kişisel deneyimlerin dönüştürücü gücüne de alan açtı.
Yekta Kopan ile söyleşisinde sahneye çıkan Zuhal Olcay, oyunculuk kariyerini, müziği, özgürlüğü ve kişisel deneyimlerini paylaştı. Yıllar içinde istemediği ortamlardan uzaklaşmayı öğrendiğini anlatan Olcay, ağır bir depresyon döneminden çıkarken kendisine söylediği “Sen buradan çıkarsın” cümlesini katılımcılarla paylaştı. Oyuncuların çalışma koşulları ve özlük hakları konusundaki sorunlara da değinen sanatçı, Oyuncular Sendikası'nın mücadelesinin önemini vurguladı.
TikTok Küresel Marka ve Yaratıcı Ürünler Lideri Ted Fernandez, yaratıcı fikirlerin iş sonuçlarına dönüşmesini ele alırken içerik üreticilerinin tüketici kararlarındaki artan rolüne dikkat çekti. TikTok One ve yapay zeka destekli Symphony araçlarını tanıtan Fernandez, Boyner iş birliğinden elde edilen sonuçları da paylaştı. Aktarılan verilere göre uygulanan stratejiyle Boyner'in içerik hacmi 6,3 katına, etkileşimi yüzde 138'e, reklam harcaması getirisi ise yüzde 37'ye yükseldi.
Dario Costa ise risk yönetimi, zihinsel hazırlık ve yüksek performans üzerine deneyimlerini anlattı. İstanbul'daki tünel geçişi için 14 ay boyunca zihinsel ve fiziksel hazırlık yaptığını belirten Guinness rekortmeni pilot, başarının yalnızca cesaretle değil, disiplinli hazırlık ve riskleri doğru yönetmekle mümkün olduğunu vurguladı.
İlk gün Acun Ilıcalı ile sona erdi
Brand Week Istanbul'un ilk gününün kapanışında Acunmedya Kurucusu Acun Ilıcalı, Yekta Kopan moderatörlüğündeki “Azim, Kısmet ve Strateji” oturumunda kariyer yolculuğunu ve İngiltere futbolundaki yatırımlarını anlattı. Hull City'yi satın alma kararının perde arkasını, takımın play-off sürecini ve kulüp yönetiminin finansal ve operasyonel boyutlarını paylaşan Ilıcalı, başarıda azim kadar hatalardan hızlı dönmenin, doğru istişare kültürünün ve zamanlamanın da belirleyici olduğunu söyledi.
Medya ve liderlik anlayışına da değinen Ilıcalı, çalışma arkadaşlarına esneklik tanıyan, verimliliği ve mutluluğu önceleyen bir yönetim yaklaşımını benimsediğini ifade etti.
Brand Week Istanbul üç gün boyunca devam ediyor
Brand Week Istanbul, ilk gününde Inspiration Hall ve Brands & Trends sahnelerinin yanı sıra akademiler, atölyeler ve özel programlarla farklı disiplinleri bir araya getirdi. Brand Academy, Strateji Akademisi, Satış Akademisi ve Creator Economy Academy'nin de aralarında bulunduğu eğitim programlarında markalaşma, yaratıcılık, strateji, satış ve içerik ekonomisinin dönüşümü ele alındı.
Pharmatopia iş birliğiyle beşinci kez düzenlenen Healing Hall ise fiziksel ve zihinsel sağlık, yenilikçi tedaviler, longevity ve iyi olma hali başlıklarını gündeme taşıdı.

