Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, 31. Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada Türkiye ambalaj sanayisinin üretim kapasitesine, ihracat performansına ve gelecek dönem hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sektörün 2030 yılı hedeflerini sektör büyüklüğünde 50 milyar dolar, ihracatta ise 10 milyar dolar olarak açıklayan Sarıbekir, katma değerli üretim, teknoloji, tasarım ve sürdürülebilirliğin rekabet gücünün artırılmasında belirleyici olacağını vurguladı.
Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı’nın mütevazı bir organizasyondan uluslararası ölçekte önemli bir ticaret platformuna dönüştüğünü belirten Sarıbekir, “Otuz yılı aşkın süre önce, yaklaşık bin metrekarelik bir alanda, 50 katılımcıyla başlayan bu mütevazı buluşma, bugün dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturuyor.” dedi.
Geçtiğimiz yıl fuarın 16 salonda ve 120 bin metrekarelik sergileme alanında gerçekleştirildiğini hatırlatan Sarıbekir, 40 ülkeden 1.250’yi aşkın firma ve firma temsilcisinin katılımıyla yaklaşık 80 bin profesyonelin ağırlandığını, ziyaretçilerin 15 bininin yurt dışından geldiğini belirtti. Bu tablonun Türkiye ambalaj sanayisinin üretim gücünü ve uluslararası itibarını ortaya koyduğunu ifade eden Sarıbekir, İstanbul’un dört gün boyunca dünyanın ambalaj başkentlerinden biri olacağını söyledi.
“Bu fuar, sektörümüzün birlikte başarma iradesinin eseri”
Fuarın büyümesinde sektör temsilcilerinin uzun yıllara dayanan katkısına dikkat çeken Sarıbekir, organizasyona 25-30 yıldır kesintisiz katılan firmaların bulunduğunu belirtti. İlk yıllarda küçük stantlarla fuarda yer alan birçok firmanın bugün uluslararası pazarlarda söz sahibi olduğunu ifade eden Sarıbekir, “Birçoğu, ilk yurt dışı müşterisiyle burada tanıştı, ilk ihracat anlaşmasını burada yaptı. Üretimimizi geliştirdikçe fuarımız güçlendi. Fuarımız dünyaya açıldıkça sektörümüzün ufku genişledi.” diye konuştu.
İhracat 3,8 milyar doları aştı
Ambalaj sanayisinin ülke ekonomisine sağladığı katkıya ilişkin güncel verileri paylaşan Sarıbekir, 2026 yılının ilk yarısında sektör ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 9 artarak 3,8 milyar doları aştığını açıkladı. Aynı dönemde dış ticaret fazlasının yaklaşık yüzde 13 artışla 1,6 milyar dolara yaklaştığını belirten Sarıbekir, böylece son yedi yılın ilk altı aylık dönemleri içerisindeki en yüksek dış ticaret fazlasına ulaşıldığını kaydetti.
Ambalaj sanayisinin yalnızca kendi ihracatıyla değil, hizmet verdiği sektörlerin üretim ve ihracat faaliyetlerine sağladığı katkıyla da ekonomik değer yarattığını vurgulayan Sarıbekir, “Ülkemizde yaklaşık 490 milyar dolarlık bir ekonomik hareketi ambalajlarla sağlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
2030 hedefi: 50 milyar dolar sektör büyüklüğü, 10 milyar dolar ihracat
Sektörün sanayideki konumuna ilişkin İstanbul Sanayi Odası’nın 2025 yılı ilk 500 ve ikinci 500 büyük sanayi kuruluşu listelerine de değinen Sarıbekir, listelerde 30’u ASD üyesi olmak üzere toplam 55 ambalaj firmasının yer aldığını belirtti. Bu firmaların üretimden satışlarının 386 milyar lirayı aştığını aktaran Sarıbekir, ambalaj sektörünün gıdadan sağlığa, temizlikten sanayi ürünlerine kadar pek çok alanda üretimin devamlılığını sağladığını ifade etti.
Sektörün büyüme hedeflerini yineleyen Sarıbekir, 2030 yılı için 50 milyar dolarlık sektör büyüklüğü ve 10 milyar dolarlık ihracat hedefi belirlediklerini söyledi.
“Üretim gücümüzü daha yüksek ihracat değerine dönüştürmeliyiz”
İhracat miktarındaki artış ile ihracat gelirindeki artış arasındaki farka dikkat çeken Sarıbekir, 2026 yılının ilk altı ayında ihraç edilen ambalaj miktarının yaklaşık yüzde 12, ihracat gelirinin ise yüzde 9 arttığını belirtti. Bu tablonun katma değerli üretimin önemini ortaya koyduğunu ifade eden Sarıbekir, “Üretim ve satış hacmimizi büyütüyoruz. Şimdi bu gücü daha yüksek ihracat değerine dönüştürmeliyiz. Katma değerli ürünlerin ihracatımızdaki payını artırmak, sektörümüzün kalıcı rekabet gücü için bir zorunluluktur.” dedi.
Türkiye ambalaj sanayisinin bu dönüşümü gerçekleştirebilecek mühendislik birikimine, üretim altyapısına ve deneyime sahip olduğunu belirten Sarıbekir, küresel rekabette tasarım, teknoloji ve sürdürülebilir üretime daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı.
Sürdürülebilir üretim rekabet gücünü belirleyecek
Avrupa Birliği’nin Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü (PPWR) ile Türkiye’nin İklim Kanunu’nun üretim süreçlerini yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Sarıbekir, “Doğru tasarlanmış ambalaj, gıdayı korur ve israfı azaltır. Kullanım sonrasında etkin biçimde toplanan ambalaj da yeniden sanayinin hammaddesi olabilir.” dedi.
Kaynakların verimli kullanılmasının hem çevresel sorumluluk hem de hammadde tedariki ve rekabet gücü açısından önemli olduğunu ifade eden Sarıbekir, sürdürülebilirlik dönüşümünü başarıyla gerçekleştiren firmaların uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma geleceğini dile getirdi.
Konuşmasının sonunda fuarın gelişimine katkı sağlayan geçmiş dönem başkanlarına, yönetim kurullarına, sektör üyelerine, RX Tüyap ailesine, kamu kurumlarına ve ambalaj sektörünün temsilci kuruluşlarına teşekkür eden Sarıbekir, sektörün ortak hareket etmesinin önemini vurgulayarak tüm katılımcılara başarılı bir fuar dönemi diledi.





