Alüminyum sektörünün önemli uluslararası organizasyonlarından Aluminium Düsseldorf 2026, 6-8 Ekim tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf kentinde gerçekleştirildi. İki yılda bir düzenlenen fuar, 50 ülkeden 800’ü aşkın katılımcıyı ve 20 binden fazla ziyaretçiyi ağırladı. Organizasyona katılan 86 Türk firması, Türkiye’nin alüminyum üretimindeki yetkinliğini ve ihracat potansiyelini uluslararası platformda sergiledi. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu ise sektörün önündeki önceliklere değinerek Avrupa Birliği pazarının önemini, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (SKDM) uyumu ve ham madde tedarikinin güvence altına alınmasını gündeme taşıdı.

İDDMİB, küresel alüminyum sektörünün buluşma noktalarından Aluminium Düsseldorf 2026’da 30 metrekarelik info standıyla yer aldı. Birlik, uluslararası fuar katılımları, ticaret heyetleri, kümelenme ve Ar-Ge çalışmaları ile tasarım ve ihracat odaklı projeleri aracılığıyla Türk alüminyum sektörünün dünya pazarlarındaki bilinirliğini ve rekabetçiliğini geliştirmeyi amaçlıyor.

TÜRK ALÜMİNYUM SEKTÖRÜ 203 ÜLKEYE ULAŞIYOR

Türkiye’nin demir ve demir dışı metaller ihracatında yüzde 38’lik paya sahip olan alüminyum sektörü, 203 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Uluslararası kalite standartlarına uygun üretimi, rekabetçi fiyatları ve zamanında teslimat kapasitesiyle öne çıkan sektör; inşaattan otomotive, savunma sanayiinden tüketim ürünlerine kadar pek çok alanda kullanılan ürünleriyle küresel pazarlardaki varlığını güçlendiriyor.

Nergis Aslan, “ATRAX’ı 2027’de altı holde 60 bin metrekarelik alana taşımayı hedefliyoruz”
Nergis Aslan, “ATRAX’ı 2027’de altı holde 60 bin metrekarelik alana taşımayı hedefliyoruz”
İçeriği Görüntüle

Türk alüminyum firmaları, 30 yılı aşkın süredir Avrupa, Asya ve ABD başta olmak üzere dünyanın önde gelen sektörel fuarlarına katılarak “Turkish Aluminium” markasının uluslararası bilinirliğine katkı sağlıyor. Turkishaluminium365 dijital platformu da sektör firmalarının ve ürünlerinin yıl boyunca tanıtılmasına, uluslararası alıcılarla doğrudan iletişim kurulmasına ve ticari görüşmelerin gerçekleştirilmesine imkân tanıyor.

“SKDM, AVRUPA PAZARINDAKİ REKABET GÜCÜMÜZÜ BELİRLEYECEK”

Aluminium Düsseldorf’un sektörel önemini değerlendiren İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, alüminyumun sanayinin farklı alanlarına girdi sağlayan stratejik bir ham madde olduğuna dikkat çekti. Özellikle yapı, otomotiv ve savunma sanayiinde yeni teknolojilerle birlikte kullanım alanları genişleyen alüminyum sektöründe, ihracat başarısının yanı sıra sürdürülebilir üretim ve tedarik güvenliğinin de öncelikli konular arasında yer alması gerektiğini belirtti.

Sektör ihracatının yüzde 56’sının Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığını hatırlatan Tecdelioğlu, “Avrupa Birliği, Türk alüminyum sektörü için en önemli pazarlardan biri. 2026 itibarıyla Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın kalıcı döneminin başlamasıyla ihracatçılarımız açısından emisyon doğrulama süreçleri daha da önem kazanıyor. Firmalarımızın bu süreçlerle ilgili hızlı, şeffaf ve doğru bilgiye erişmesi gerekiyor. Karbon düzenlemelerine uyum, Avrupa pazarındaki rekabet gücümüzü korumak açısından belirleyici olacak.” ifadelerini kullandı.

HAM MADDE VE HURDA TEDARİKİ ÖNE ÇIKIYOR

Alüminyum sektörünün uluslararası rekabet gücünü sürdürebilmesi için ham madde tedarikinin güvence altına alınması gerektiğini vurgulayan Tecdelioğlu, Türkiye’nin alüminyum ham maddesi konusunda dışa bağımlı olduğuna işaret etti. Siyasi ve coğrafi gelişmelerin tedarik zincirlerini etkileyebildiğini belirten Tecdelioğlu, özellikle ikincil üretimde kullanılan hurdanın korunmasının da stratejik önem taşıdığını dile getirdi.

Tecdelioğlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ham madde tedarikinin güvence altına alınması sektörümüzün öncelikli ihtiyaçlarından biri. Özellikle ikincil üretimde kullanılan ve SKDM kapsamında kritik öneme sahip olan hurdanın yurt içinde korunması stratejik bir konu olarak ele alınmalı. Hem sürdürülebilir üretim kapasitemizi geliştirmek hem de ihracatçılarımızın rekabet gücünü korumak için ham maddeye erişim ve geri dönüşüm ekosistemini birlikte değerlendirmeliyiz.”