Türkiye tarım piyasalarının önemli aktörlerinden Türkiye Ürün İhtisas Borsası, işlem hacminde büyümesini sürdürüyor. 2025 yılında 9,9 milyon tonluk işlem hacmine ulaşan borsa, 2026 yılı için hedefini 12 milyon ton olarak belirledi.
Ekonomi Gazetecileri Derneği’nin düzenlediği toplantıda konuşan Ali Kırali, yılın ilk çeyreğinde yaklaşık 2,2 milyon tonluk işlem gerçekleştiğini açıkladı.
Lisanslı depoculuk sistemi hızla büyüyor
TÜRİB’in faaliyetlerinin merkezinde Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) ticareti yer alırken, işlemlerin büyük bölümünü arpa, buğday ve mısır oluşturuyor. Bu üç ürün, toplam işlem hacminin yaklaşık yüzde 95’ini kapsıyor.
Kırali, lisanslı depoculuk sisteminin son yıllarda ciddi bir ivme kazandığını belirterek, 2019’da 4 milyon ton olan kapasitenin 14,2 milyon tona ulaştığını ifade etti. Türkiye’de yıllık hububat üretiminin yaklaşık yüzde 40’ının artık lisanslı depolarda saklanabildiğine dikkat çekildi.
Orta vadede kapasitenin 18 milyon tona çıkarılması hedeflenirken, uzun vadede başvurusu yapılan projelerle bu rakamın 25 milyon tona ulaşabileceği öngörülüyor.
Yedi yılda 402 milyar liralık işlem hacmi oluştu
TÜRİB’de bugüne kadar toplam 60 milyon tonluk işlem gerçekleştirilirken, 7 yılda oluşan toplam işlem hacmi 402 milyar liraya ulaştı. 270 bin yatırımcının aktif olduğu piyasada, 1,5 milyondan fazla ELÜS işlemi yapıldı.
İşlemlerde en büyük payı buğday alırken, onu mısır ve arpa takip etti. Diğer ürünlerin payının artırılması ise borsanın öncelikli hedefleri arasında yer alıyor.
Yeni projelerle piyasa derinliği artacak
TÜRİB’in yeni projeleri arasında Vadeli İşlem Piyasası’nın yılın ikinci yarısında devreye alınması öne çıkıyor. Ayrıca Teverruk Piyasası Projesi ile Türkiye’nin, katılım bankalarının uluslararası fonlama işlemlerinde merkez haline getirilmesi hedefleniyor.
Bu kapsamda, şu anda yurt dışında gerçekleştirilen bazı işlemlerin Türkiye’ye çekilmesi planlanırken, ilgili düzenlemeler için kamu kurumlarıyla çalışmalar sürüyor.
Gıda güvenliği ve iklim etkisi öne çıkıyor
Küresel ölçekte yaşanan iklim krizi, savaşlar ve salgınların tarım piyasalarını doğrudan etkilediğini belirten Kırali, gıda güvenliğinin her geçen gün daha kritik hale geldiğini vurguladı.
Üretimin korunması kadar doğru depolanmasının da önemli olduğuna dikkat çeken Kırali, lisanslı depoların güvenli ve denetimli yapısıyla ürün kayıplarını minimize ettiğini ifade etti.
“Bereketli bir sezon geliyor”
2026 yılına ilişkin beklentileri de paylaşan Kırali, yağışların olumlu seyretmesiyle birlikte verimli bir sezon beklendiğini söyledi. Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai donun bu yıl görülmediğini belirten Kırali, üretim tarafında olumlu bir tablo olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin tarımsal üretim açısından kısa ve orta vadede arz sıkıntısı yaşamayacağını dile getiren Kırali, mevcut veriler ışığında ülkenin kendi üretiminin talebi karşılayabileceğini sözlerine ekledi.


