Dünyanın en büyük sanayi ve teknoloji buluşmalarından biri olan HANNOVER MESSE 2026, 20–24 Nisan tarihleri arasında Hannover’de 79’uncu kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Yenilenen tematik kurgusu, yapay zekâya güçlü odağı ve daha hedefli ziyaretçi deneyimiyle dikkat çeken fuar, sanayi profesyonellerine somut iş fırsatları sunmayı amaçlıyor.
HANNOVER MESSE Global Direktörü Basilios Triantafillos, fuara ilişkin değerlendirmelerini mikrofonlarımıza aktarırken, 2026 edisyonunun içerik ve yapı açısından önemli bir dönüşümü temsil ettiğini vurguladı.
“HANNOVER MESSE’yi üç temel unsur üzerine yeniden kurguladık”
2026 organizasyonunun ana çerçevesini anlatan Triantafillos, fuarın bu yıl üç temel unsur etrafında şekillendiğini belirtti: “HANNOVER MESSE’yi büyük bir heyecanla bekliyoruz. Ana başlıklar açısından baktığımızda üç temel unsurdan söz edebilirim. Birincisi, yeni bir yapı ve yeni formatlar. Bu kapsamda çözüm odaklı alanlara özellikle odaklandık. Solution lab’ler ve master class’lar gibi, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için daha fazla iş fırsatı ve temas yaratmayı hedefleyen, müşteri açısından daha fazla fayda sağlayan formatlar oluşturduk.”
Bilgi transferi fuarın merkezine taşındı
İkinci temel unsurun, fuarın mekânsal kurgusunda yapılan değişiklikler olduğuna dikkat çeken Triantafillos, bilginin stratejik önemine vurgu yaptı: “İkinci unsur, fuarın çevresel kurgusunun farklı bir şekilde ele alınması. Merkez sahneler gibi bilgi transferinin gerçekleşeceği alanlar oluşturduk. Çünkü teknoloji kadar bilgi paylaşımı da son derece kritik.”
Üçüncü unsurun ise teknolojinin yalnızca sergi alanlarıyla sınırlı kalmaması olduğunu belirten Triantafillos, “Üçüncü unsur, teknolojiyi etkinliğin yapısı içinde farklı birçok unsurla bir araya getirmek. Yani teknoloji, fuarın tamamına yayılan bir deneyim haline geliyor.”
Otomasyon, dijitalleşme, enerji ve yapay zekâ
Bu yeni yapının temelinde Hannover Messe’nin sanayi için kritik kabul edilen ana sütunlarının yer aldığını vurgulayan Triantafillos, “Tüm bunların temelinde Hannover Messe’nin tüm sanayi için kritik olan üç ana sütunu bulunuyor. Bunlar otomasyon, dijitalleşme ve enerji. Bunların üzerinde çatı konu olarak araştırma alanı konumlanıyor ve elbette ana tema olarak yapay zekâ tüm bu başlıkları birleştiriyor.” ifadelerini kullandı.
Katılımcı sayısında sınırlı düşüş
Bu yıl katılımcı sayılarında görülen sınırlı düşüşe de açıklık getiren Triantafillos, bunun yapısal bir durum olduğunun altını çizdi:
“Bu durumun nedeni, Hannover Messe’de bazı başlıkların iki yılda bir düzenlenmesi. Örneğin basınçlı hava ve vakum gibi temalar bu yıl programda yer almıyor, bir sonraki edisyonda yeniden dahil olacaklar. Bu da rakamlarda küçük bir düşüş yaratıyor. Ancak önümüzdeki yıl bu alanları tekrar ağırlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz.”
“Türkiye, Hannover Messe için stratejik bir ülke”
Türkiye’nin Hannover Messe içindeki konumuna özel bir parantez açan Triantafillos, güçlü sanayi bağlarına dikkat çekti: “Türkiye hem ülke hem de sanayi olarak Hannover Messe için son derece önemli bir konumda. Hannover Messe’nin Türkiye’de bir ofisinin bulunması ve WIN gibi etkinliklerin Türkiye’de düzenlenmesi bunu açıkça ortaya koyuyor. Türk sanayisi hem Almanya hem de Hannover Messe için büyük önem taşıyor.”
Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda yeniden partner ülke olma ihtimaline ilişkin değerlendirmesi ise net oldu: “Partner ülke konusu elbette gündemimizde. Bu bir yıl içinde alınan bir karar değil, zaman alan bir süreç. Ancak bu yönde güçlü bir istek ve beklenti var. Geçmişte çok başarılı ve gerçek iş fırsatları doğuran deneyimler yaşandı. Kesinlikle evet, Türkiye önümüzdeki yıllarda harika bir partner ülke olur.”
AI Experience Pavilion: Yapay zekâ yolculuğunun başlangıç noktası
Bu yılın ana teması olan yapay zekâ, AI Experience Pavilion ile ziyaretçilere somut bir yol haritası sunuyor. Triantafillos, bu alanı, “Bu pavilyonu kurmamızın nedeni, yapay zekâ yolculuğuna nereden başlanacağını göstermek. Hangi altyapıların gerekli olduğunu ve hangi fırsatların bulunduğunu anlatmak istiyoruz. Yapay zekânın tek başına bir teknoloji değil, bir araç olduğunun anlaşılması çok önemli. Üretim süreçlerinin birçok aşamasında sorun çözmeye yönelik imkânlar sunuyor.” ifadeleriyle aktardı.
HANNOVER MESSE 2026’da ilk kez savunma sanayi alanının da yer alacağını açıklayan Triantafillos, öne çıkan diğer başlıkları şu sözlerle aktardı: “Üretim alanındaki birçok yetkinliğin savunma sanayinde de gerekli olduğunu görüyoruz. Bunun yanında IoT, hidrojen enerjisi, start-up’lar ve kuantum teknolojisi çok önemli. Kuantum teknolojisi, özellikle yapay zekâ ile birleştiğinde oyunun kurallarını değiştiren bir etki yaratıyor. Bunun çok büyük bir potansiyel ortaya çıkaracağına inanıyorum.”
“Gelin Hannover Messe’de buluşalım”
Triantafillos, küresel ölçekte zorlu bir dönemden geçildiğini hatırlatarak sözlerini davet mesajıyla tamamladı: “Bu zorlu dönemlerde iş yapmak ve bilgi paylaşımı her zamankinden daha önemli. Herkesi Hannover Messe’de en son teknolojileri yakından tanımaya davet ediyorum. Çok sıcak bir şekilde karşılanacaksınız ve teknolojinin pek çok sorunumuzu çözeceği çok güzel bir geleceğe birlikte ilerleyeceğiz.”
