Türkiye’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, yılın ilk 7 ayında ihracat performansını artırdı. TİM verilerine göre sektör, ayçiçek yağı, makarna ve buğday ununun yanı sıra çikolata, kakao ürünleri, bisküvi, gofret ve şekerleme gibi geniş bir ürün grubunda toplam 6,9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Aynı dönemde kilogram başına ortalama ihracat değeri yüzde 6,5 yükselerek 1,1 dolara çıktı.
Sektörün en fazla ihracat gerçekleştirdiği ürün grubu ayçiçek yağı oldu. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 21,2 artış kaydeden ayçiçek yağı ihracatı 769,3 milyon dolara ulaştı. Çikolata ve kakao bazlı ürünler ise 588,7 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer aldı.
Ülke bazında değerlendirildiğinde Irak, 855,9 milyon dolarlık ihracatla sektörün en büyük pazarı oldu. Irak'ı 538,5 milyon dolarlık ihracatla ABD takip etti.
Küresel gelişmeler sektörü yakından etkiliyor
TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, küresel tarım ticaretinde iklim koşulları, jeopolitik riskler ve lojistik sorunların aynı anda etkili olduğunu belirtti.
Uysallı, başta ABD, Fransa, Almanya ve Avustralya olmak üzere önemli üretim bölgelerinde yaşanan hava olaylarının rekolte beklentilerini etkilediğini ifade ederken, buğday fiyatlarındaki hareketliliğin diğer gıda ürünlerinin maliyetlerine de yansıdığını söyledi.
Karadeniz bölgesindeki liman ve sevkiyat sorunlarının da tedarik süreçlerinde belirsizliği artırdığını belirten Uysallı, savaş kaynaklı risklerin navlun maliyetlerini yükselttiğine dikkat çekti. Türk gıda sanayisinin ise alternatif tedarik kanalları ve güçlü işleme kapasitesi sayesinde bu riskleri yönetmeye çalıştığını vurguladı.
Rekor buğday üretimi avantaj sağlıyor
Uysallı, Türkiye'nin bu sezon 23 milyon tonu aşması beklenen buğday üretiminin sektör açısından önemli bir avantaj oluşturduğunu belirtti. Toprak Mahsulleri Ofisi'nin yaklaşık 11 milyon tona ulaşan alım garantisinin de piyasadaki istikrarı desteklediğini ifade etti.
Küresel piyasalarda artan maliyetler ve finansman yükünün ihracatçıların kârlılık marjlarını daralttığını belirten Uysallı, işlenmiş gıda ihracatının sürdürülebilmesi için hammadde tedarikinin kesintisiz devam etmesi gerektiğini söyledi.
Özellikle Dahilde İşleme Rejimi kapsamındaki ithalat süreçlerinde teknik uygulamaların sanayicilerin operasyonlarını aksatmayacak biçimde yürütülmesinin önemine işaret eden Uysallı, kamu ve özel sektör arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Uysallı'ya göre TMO stoklarının uluslararası fiyat dengeleri dikkate alınarak ihracatçıların ihtiyaç duyduğu dönemde piyasaya sunulması, Türk gıda sektörünün küresel pazarlardaki rekabet gücünün korunmasında belirleyici rol oynayacak.


