Madencilik faaliyetleri nedeniyle bozulan arazilerin yeniden doğaya kazandırılması konusunda yıllar içinde mevzuat ve uygulamalar geliştirilirken, rehabilitasyon bedeli uygulamasıyla birlikte sürece yeni bir mali yükümlülük eklendi. Yeni düzenlemelerle rehabilitasyon çalışmalarının faaliyet süreciyle eş zamanlı yürütülmesi ve ruhsat sahiplerinin sorumluluğunun saha tamamen rehabilite edilene kadar devam etmesi esas alındı.
Rehabilitasyon Çalışmaları Kapsam Genişletti
Madencilik faaliyetleriyle bozulan arazilerin doğaya yeniden kazandırılmasına ilişkin çalışmalar, 2007 yılında yayımlanan yönetmelikle özel bir düzenlemeye kavuştu. 2010 yılında yürürlüğe giren düzenlemeyle ise rehabilitasyon sürecinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kapsamında bütüncül biçimde ele alınması sağlandı.
Bu süreçte rehabilitasyon yalnızca faaliyet sonrasında gerçekleştirilen ağaçlandırma çalışmalarından ibaret görülmedi. Bozulan arazinin yeniden düzenlenmesi, zemin ve şev güvenliğinin sağlanması, erozyon ve drenaj önlemlerinin alınması, toprağın korunması ve alanın faaliyet sonrasındaki kullanımına hazırlanması da rehabilitasyonun kapsamına dahil edildi.
2014 yılında uygulamaya alınan Maden Sahaları Rehabilitasyonu Eylem Planı ile çalışmalar daha geniş bir alana yayıldı. Orman Genel Müdürlüğünün faaliyet raporlarından derlenen verilere göre, 2014-2018 döneminde yaklaşık 5 bin 783 hektar maden sahasında rehabilitasyon gerçekleştirildi. 2014-2025 döneminde ise rehabilitasyon uygulanan alan yaklaşık 6 bin 334 hektara ulaştı.
TÜRMES ile Rehabilite Edilen Alanlar Kayıt Altına Alındı
Maden sahalarının rehabilitasyonuna yönelik çalışmalar farklı kurumlar ve ruhsat sahipleri tarafından sürdürülürken, bu alanların ortak bir envanterde toplanması amacıyla Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından 2022 yılında TÜRMES Projesi başlatıldı.
Türkiye Geneli Rehabilite Edilmiş Maden Sahaları ile Madencilik Sosyal Sorumluluk Çalışmalarının Tespiti Projesi kapsamında, Türkiye genelindeki rehabilite edilmiş sahaların yerinde incelenmesi ve kapsamlı bir envanter oluşturulması hedeflendi.
Proje kapsamında 56 ilde 217 rehabilite edilmiş saha incelendi. Yapılan tespitlerde toplam 13 bin 584 hektarlık alanın rehabilite edildiği ve söz konusu sahalarda 25 milyon 251 bin 884 ağaç ve bitkinin dikildiği belirlendi.
Rehabilitasyon Bedeliyle Yeni Dönem
Rehabilitasyon çalışmalarının kayıt altına alınmasının ardından süreç, mali güvence mekanizmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. 2025 yılında Maden Kanunu'nda yapılan değişiklikle işletme ruhsatları için rehabilitasyon bedeli ödeme yükümlülüğü getirildi.
Bu yıl yürürlüğe giren Maden Sahalarında Rehabilitasyon Yönetmeliği ile bedelin tahsil edilmesi, değerlendirilmesi ve iadesine ilişkin esasların yanı sıra rehabilitasyon çalışmalarının uygulanması ve denetlenmesine yönelik kurallar da belirlendi.
Yönetmelik kapsamında rehabilitasyon çalışmalarının madencilik faaliyetiyle birlikte başlatılması, işletme süresince sürdürülmesi ve faaliyet sona erdikten sonra tamamlanması zorunlu hale getirildi. Böylece daha önce mevzuatta yer alan rehabilitasyon yükümlülüğü, mali güvenceyle desteklenen bir yapıya dönüştürüldü.
"Ruhsat Sahibinin Sorumluluğu Rehabilitasyon Tamamlanana Kadar Sürüyor"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, sorumlu madencilik anlayışında insan sağlığı ve çevrenin korunmasının temel unsurlar arasında yer aldığını belirtti.
Maden işletmelerinin risk gruplarına göre düzenli olarak denetlendiğini aktaran Tancan, az riskli madenlerin en az dört yılda bir, riskli gruptakilerin iki yılda bir, çok riskli gruptakilerin ise yılda en az bir kez denetlendiğini ifade etti. Denetimlerde işletmelerin onaylı projelere uygun faaliyet gösterip göstermediğinin ve herhangi bir hayati risk bulunup bulunmadığının incelendiğini kaydetti.
Rehabilitasyon sürecine ilişkin yeni sistemin önemli bir mali güvence sağladığını belirten Tancan, rehabilitasyon bedellerinin ayrı hesaplarda tutulduğunu ve rayiç oran üzerinden nemalandırıldığını söyledi. Rehabilitasyon tamamlandığında hesapta fazla kalan tutarın ruhsat sahibine iade edilebildiğini aktaran Tancan, bedelin yetersiz kalması halinde ise aradaki farkın ruhsat sahibi tarafından karşılandığını bildirdi.
Tancan, maden sahasının rehabilitasyonu tamamlanmadan ruhsat sahibinin sorumluluğunun sona ermediğini vurgulayarak, ruhsat hukuku sonlandırılırken rehabilitasyon projesindeki yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğinin de kontrol edildiğini belirtti.
Sorumlu madencilik kapsamında kamu kurumlarının düzenleyici ve denetleyici rol üstlendiğini ifade eden Tancan, işletmelerin faaliyetlerinin yanı sıra iş sağlığı ve güvenliği ile çevresel etkiler açısından da farklı kurumlar tarafından denetlendiğini kaydetti.
Dijital Teknolojiler Denetim Süreçlerine Destek Veriyor
Tancan ayrıca, madencilik sektöründe iş sağlığı ve güvenliğinin geliştirilmesi amacıyla yapay zeka ve dijital teknolojilerden daha fazla yararlanılmaya başlandığını belirtti. Ruhsat sahiplerinin dijital imkanları risklerin azaltılması amacıyla kullandığını ifade eden Tancan, iş sağlığı ve güvenliği alanında yeni teknolojilerin kullanımına yönelik araştırma ve uygulamaların sürdüğünü söyledi.



