Dr. Arzu Aydın ve Selçuk Ergin'in iş dünyasında patronluk kavramını temsil, güven, itibar ve sorumluluk ekseninde ele aldığı PATRON kitabı ikinci baskısını yaptı. Kitap, şirket yönetiminin ötesinde patronluğun taşıdığı sorumlulukları ve kuşaklar boyunca aktarılan etkisini mercek altına alıyor.
Patronluğu yalnızca şirket sahibi olmak, yönetmek veya finansal başarıyla tanımlamayan PATRON, iş dünyasında "sözleşmesi olmayan tek rol" olarak nitelendirilen patronluk kavramını tüm yönleriyle ele alıyor. Dr. Arzu Aydın ve Selçuk Ergin tarafından kaleme alınan kitap, yayımlanmasının ardından bir aydan kısa sürede ikinci baskıya ulaşarak iş dünyasında patronluk üzerine yürütülen tartışmaların ve bu alandaki ihtiyacın karşılık bulduğunu ortaya koyuyor.
424 sayfa, 30 bölümden oluşan kitap; temsilden görünürlüğe, kriz iletişiminden zor konuşmalara, aile şirketlerinde kuşak geçişlerinden halefiyet süreçlerine, patronun iç dünyasından duygusal tuzaklarına, şirketten sonra patronun rolünden düşünce liderliğine kadar patronluğun en kritik başlıklarını bir araya getiriyor. Kitapta gerçek kişi ve şirket isimlerine yer verilmezken, farklı sektörlerde yaşanan deneyimlerden süzülen ortak bir patronluk modeli ortaya konuluyor.
PATRONLUĞA FARKLI BİR PERSPEKTİF
Şirket kurmak, büyütmek ve yönetmek üzerine çok sayıda kaynak bulunmasına karşın, patronluğu ekonomik rolünün ötesinde değerlendiren çalışmaların tercüme kaynaklarla sınırlı olması bu boşluğu farklı sektörlerdeki gerçek deneyimlerden hareketle ele alan PATRON kitabını bir başucu kaynağına dönüştürüyor.
PATRON'un odağında yalnızca şirketin bugününü yönetmek değil, patronun geride bırakacağı güven, itibar ve miras da bulunuyor. Kitap, şirketlerin el değiştirebildiği, sermayenin büyüyebildiği ve yetkilerin devredilebildiği iş dünyasında; patronun oluşturduğu güvenin ya da güvensizliğin kurum kültüründe, toplumda, çalışanların hafızasında ve gelecek kuşaklarda yaşamaya devam edebileceğine dikkat çekiyor.
Bu yaklaşım, patronluğu yalnızca bugünün şirketini yöneten ekonomik bir aktör olarak değil; şirketin geleceğine, kültürüne ve kurumsal mirasına etki eden bir rol olarak konumlandırıyor.
AYDIN: "PATRONLUK, KENDİLİĞİNDEN ÖĞRENİLMESİ BEKLENEN BİR ROL OLMAMALI"
Kitabın yazarlarından yönetim danışmanı ve akademisyen Dr. Arzu Aydın, patronluğun şirket sahipliğiyle birlikte kendiliğinden kazanılan bir yetkinlik olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekiyor:
"Yönetimi, liderliği, finansı ve iletişimi öğreniyoruz; bunların her biri üzerine eğitimler alıyor ve modeller geliştiriyoruz. Oysa bütün bu alanları doğrudan etkileyebilen patronluk rolünü çoğu zaman kişinin kendiliğinden öğrenmesini bekliyoruz. Patronun söylediği bir söz, aldığı bir karar, kriz anındaki tavrı ya da tercih ettiği sessizlik yalnızca kendisini değil, temsil ettiği şirketi de etkiliyor. PATRON ile sorduğumuz temel sorulardan biri de bu: Şirket yönetmek öğreniliyorsa, patronluk neden öğrenilmesin?"
Kitabın diğer yazarı Strateji Danışmanı Selçuk Ergin ise patronluğun şirketin bugünü kadar geleceğine karşı da sorumluluk taşıdığına işaret ediyor:
"Şirketler el değiştirebilir, sermaye büyüyebilir, görevler ve yetkiler devredilebilir. Ancak patronun oluşturduğu güven ya da güvensizlik bilanço kalemleri gibi bir dönem sonunda kapanmıyor. Kurum kültüründe, çalışanların hafızasında, ailede ve gelecek kuşaklarda yaşamaya devam ediyor. Bu nedenle patronluğu yalnızca şirket sahipliği üzerinden değil, şirketin geleceğini etkileyen stratejik bir sorumluluk olarak değerlendirmek gerekiyor."
GELECEĞİN PATRONLARINA DA REHBERLİK EDİYOR
PATRON, yalnızca şirket sahiplerine değil; aile şirketlerinin ikinci ve üçüncü kuşak temsilcilerine, profesyonel yöneticilere, yönetim kurulu üyelerine, girişimcilere ve temsil sorumluluğu üstlenenlere de hitap ediyor.
Özellikle aile şirketlerinde kuşak geçişleri, halefiyet, şirket sonrası yaşam ve geride bırakılan miras gibi başlıkları ele alan kitap, patronluğu bugünün kararlarından geleceğin sorumluluklarına uzanan bir rol olarak değerlendiriyor.
Bu yönüyle PATRON, patronluğu yalnızca mevcut şirket sahiplerinin değil, gelecekte bu sorumluluğu üstlenecek yeni kuşakların da üzerinde düşünmesi gereken bir yönetim alanı olarak ortaya koyuyor.
İkinci baskıya ulaşan kitap, iş dünyasında yönetim ve liderlik kadar patronluk rolünün de daha fazla konuşulması gerektiğine yönelik tartışmaya yeni bir katkı sunuyor.
KİTABIN TELİF GELİRLERİ KIZ ÇOCUKLARININ EĞİTİMİNE
PATRON'un dikkat çeken özelliklerinden biri de sosyal sorumluluk yaklaşımı. Dr. Arzu Aydın ve Selçuk Ergin, kitabın tüm telif gelirlerini kız çocuklarının eğitimine destek olmak amacıyla bağışlıyor. Kitabın iş dünyasındaki patronluk kavramını ele alırken sosyal etkiyi de odağına alması, PATRON'un yalnızca bir iş dünyası kitabı olmanın ötesine geçmesini sağlıyor.



