17. Boğaziçi Zirvesi kapsamında düzenlenen "Paranın Geleceği: Fintek, Dijital Para ve Yeni Finansal Düzenin İtici Gücü" panelinde, yapay zekâ ve blok zinciri teknolojilerinin finans sektöründe yaratacağı dönüşüm ele alındı. Sektör temsilcileri, yapay zekâ destekli yatırım danışmanlığının milyonlarca kişiye ulaşabileceğini, tokenizasyon sayesinde finansal varlıkların günün her saatinde işlem görebileceğini ve geleneksel aracılık faaliyetlerinin önemli ölçüde değişebileceğini belirtti. Panelde teknolojinin sunduğu fırsatların yanı sıra yatırımcı güvenliği, yanlış bilgi ve piyasalarda oluşabilecek yeni riskler de tartışıldı.

Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından İstanbul'da düzenlenen 17. Boğaziçi Zirvesi, finans sektörünün geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelere ev sahipliği yaptı. "Paranın Geleceği: Fintek, Dijital Para ve Yeni Finansal Düzenin İtici Gücü" başlıklı panelde, finansal teknolojilerin bireysel yatırımcı davranışlarına etkisi, yapay zekâ destekli portföy yönetimi, dijital varlıklar ve sermaye piyasalarının geleceği masaya yatırıldı.

Finans uzmanı Attila Köksal'ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde, Matriks Finansal Teknolojiler Genel Müdürü Cem Tutar, Fintables Kurucu Ortağı Yunus Şahin, Alize Yatırım Yönetim Hizmetleri Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Başboğa ve Smart Advice Kurucu Ortağı Onur Yurtsever konuşmacı olarak yer aldı.

YURTSEVER: "YAPAY ZEKÂ İLE MİLYONLARCA YATIRIMCIYA ULAŞMAK MÜMKÜN"

Smart Advice Kurucu Ortağı Onur Yurtsever, yapay zekâ ve robo danışmanlık uygulamalarının finansal hizmetlere erişimi önemli ölçüde artırdığını belirtti. Geleneksel yatırım danışmanlığında bir uzmanın sınırlı sayıda müşteriye hizmet verebildiğini hatırlatan Yurtsever, yapay zekâ destekli sistemlerle milyonlarca kişiye kesintisiz hizmet sunulabildiğini ifade etti.

Yurtsever, "Geleneksel yatırım danışmanlığında bir danışman en fazla 250-300 müşteriye hizmet verebilirken, yapay zekâ ve robo danışmanlık sistemleriyle milyonlarca kişiye 7 gün 24 saat ulaşabiliyoruz. Çalıştığımız büyük bankalardan birinde yüz binlerce müşteriye hizmet vererek operasyonel maliyetlerin yüzde 40 azaltılmasına katkı sağladık." dedi.

Yaklaşık 350 bin yatırımcıya hizmet verdiklerini belirten Yurtsever, yatırımcıların büyük bölümünün dengeli portföyleri tercih ettiğini söyledi. Yatırımcıların yaklaşık yüzde 76'sının dengeli, yüzde 15'inin yüksek riskli, yüzde 5'inin ise düşük riskli yatırım yaklaşımına sahip olduğunu aktaran Yurtsever, yapay zekâ destekli sistemlerin özellikle orta ve uzun vadeli yatırım stratejilerinde önemli rol üstlenebileceğini kaydetti.

ŞAHİN: "YAPAY ZEKÂ YATIRIMCIYI BİLGİYE ULAŞMAKTA BAĞIMSIZLAŞTIRIYOR"

Fintables Kurucu Ortağı Yunus Şahin, finansal teknolojilerin yatırımcıların bilgiye erişimini kolaylaştırdığını ve karar alma süreçlerini değiştirdiğini söyledi. Fintables'ın 500 binden fazla üyeye ve günlük 200 binin üzerinde tekil ziyaretçiye ulaştığını belirten Şahin, geliştirdikleri Evo adlı yapay zekâ ajanıyla finansal verilerin daha hızlı analiz edilmesini hedeflediklerini ifade etti.

TÜSİAD Heyeti Çin'de Yapay Zekâ ve Teknoloji Ekosistemini Yerinde İnceledi
TÜSİAD Heyeti Çin'de Yapay Zekâ ve Teknoloji Ekosistemini Yerinde İnceledi
İçeriği Görüntüle

Şahin, "Eskiden yatırımcıların ihtiyaç duydukları verileri farklı kaynaklardan toplaması ve analiz etmesi saatler alabiliyordu. Yapay zekâ sayesinde artık ihtiyacını doğru ifade edebilen herkes ilgili veriye çok daha kısa sürede ulaşabiliyor. Böylece yatırımcıların başkalarına bağımlılığı azalıyor ve kendi kararlarını daha bilinçli biçimde verebilmeleri mümkün hâle geliyor." dedi.

Yapay zekânın yatırımcılar açısından bazı riskler de taşıdığına dikkat çeken Şahin, herkesin aynı verilere ve benzer analizlere ulaşmasının piyasalardaki fiyatlama farklılıklarını azaltabileceğini belirtti. Yapay zekâ modellerinin yanlış bilgi üretme ihtimaline karşı özel test sistemleri geliştirdiklerini aktaran Şahin, yatırımcı güvenliğinin finansal teknolojilerin gelişiminde belirleyici olacağını vurguladı.

TUTAR: "FİNTEKLERİN EN BÜYÜK GÜCÜ DEĞİŞİME UYUM SAĞLAMAK"

Matriks Finansal Teknolojiler Genel Müdürü Cem Tutar, yapay zekâ teknolojilerinin finans sektöründeki iş modellerini hızla değiştirdiğini söyledi. Şirketlerin rekabet avantajını koruyabilmesi için yalnızca teknoloji geliştirmesinin yeterli olmadığını belirten Tutar, değişime uyum sağlama becerisinin giderek daha önemli hâle geldiğini ifade etti.

Finansal teknolojilerde veri dağıtımından yapay zekâ ajanlarına uzanan bir dönüşüm yaşandığını belirten Tutar, "Bugün söylediğimiz her şeyin geçerlilik süresi geçmişe göre çok daha kısa. Günler, haftalar veya aylar içerisinde mevcut iş modellerimiz değişebiliyor. Finteklerin en önemli avantajı, finans sektörünü yakından tanımaları, kurumlarla güven ilişkisi kurabilmeleri ve değişime hızla uyum sağlayabilmeleri." diye konuştu. Yapay zekâ ajanlarının bir fikrin geliştirilmesinden yazılımın hazırlanmasına ve test edilmesine kadar birçok süreci üstlenebildiğini belirten Tutar, buna karşın finans kuruluşlarının nihai kararları tamamen otonom sistemlere bırakma konusunda henüz temkinli davrandığını söyledi.

BAŞBOĞA: "TOKENİZASYON FİNANSAL ARACILIĞI AZALTACAK"

Alize Yatırım Yönetim Hizmetleri Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Başboğa, yapay zekâ, blok zinciri ve kuantum teknolojilerinin birlikte gelişmesinin finansal piyasalarda köklü değişiklikler yaratacağını belirtti. Özellikle tokenizasyon sayesinde finansal varlıkların daha hızlı ve düşük maliyetlerle el değiştirebileceğini ifade eden Başboğa, geleneksel finans sistemindeki aracılık ve takas süreçlerinin önemli ölçüde dönüşebileceğini söyledi.

Başboğa, "Yapay zekâ ajanları ve blok zinciri teknolojileriyle tahvil ihracından uluslararası yatırım işlemlerine kadar birçok süreç otomatik hâle gelebilir. Bugün farklı kurumların ve aracıların dahil olduğu işlemler gelecekte çok daha kısa sürede tamamlanabilir. Bu dönüşüm, özellikle uluslararası piyasalara erişimde kaynakları sınırlı olan KOBİ'ler için önemli fırsatlar yaratacak." dedi.

Gelecekte yatırımcıların risk profillerini, finansal hedeflerini ve alışkanlıklarını öğrenen kişisel yapay zekâ ajanlarının yaygınlaşabileceğini belirten Başboğa, bu sistemlerin piyasalardaki gelişmeleri kesintisiz takip ederek yatırımcılara özel çözümler sunabileceğini ifade etti.

"BORSALAR ORTADAN KALKMAYACAK, DÖNÜŞECEK"

Panelin dikkat çeken başlıklarından biri de tokenizasyonun borsalar ve sermaye piyasaları üzerindeki etkisi oldu.

Matriks Finansal Teknolojiler Genel Müdürü Cem Tutar, tokenizasyon sayesinde hisse senetleri ve diğer finansal varlıkların dijital kayıtlarla temsil edilebildiğini, bu varlıkların daha kolay transfer edilmesinin ve günün her saatinde işlem görmesinin mümkün olabileceğini söyledi. Borsaların gelecekteki rolünün değişebileceğini belirten Tutar, "Borsa kavramının ortadan kalkacağını düşünmüyorum, ancak dönüşeceğine inanıyorum. Gelecekte borsalar yalnızca alım satım yapılan platformlar olmaktan çıkıp farklı blok zincirleri arasında bağlantı sağlayan, dijital varlıklar için standartlar belirleyen yapılara dönüşebilir." değerlendirmesinde bulundu.

Tutar, dijital varlıkların yaygınlaşması için hukuki altyapının da geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, bir token'a sahip olmakla onun temsil ettiği gerçek varlık üzerinde hak sahibi olmanın her durumda aynı anlama gelmediğini vurguladı.

YAPAY ZEKÂDA GÜVENLİK VE DÜZENLEME VURGUSU

Panelde yapay zekâ destekli yatırım sistemlerinin yaygınlaşmasının beraberinde getirebileceği riskler de ele alındı.

Katılımcılar, çok sayıda yatırımcının aynı yapay zekâ sistemlerinin önerilerini takip etmesinin piyasalarda benzer yönlü işlemleri artırabileceğine ve fiyat hareketlerini etkileyebileceğine dikkat çekti.

Alize Yatırım Yönetim Hizmetleri Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Başboğa ise yapay zekâ altyapılarının az sayıda büyük teknoloji şirketinin kontrolünde yoğunlaşmasının finansal sistemde yeni eşitsizlikler yaratabileceği uyarısında bulundu.

Teknolojik gelişmelerin önünü kesmeden etkin düzenlemeler yapılması gerektiğini belirten Başboğa, finansal teknolojilerin bireyler ve küçük işletmeler için fırsat yaratmasının ancak adil ve kapsayıcı bir sistemle mümkün olabileceğini ifade etti.

Panelin moderatörü Attila Köksal da dijital platformların yatırım işlemlerini kolaylaştırmasına karşın sosyal medya üzerinden yayılan yanıltıcı bilgilerin yatırımcıları manipülasyona açık hâle getirebildiğine dikkat çekti.

Panelde, finansal teknolojilerin önümüzdeki dönemde yatırım hizmetlerine erişimi genişletmesi ve işlem maliyetlerini düşürmesi beklenirken, yatırımcı güvenliği, finansal okuryazarlık ve düzenleyici çerçevenin de bu dönüşümün temel unsurları olacağı vurgulandı.