Türkiye endüstriyel mutfak sektörü, iç pazarda hızlanan otel yatırımları ve ABD pazarında ivme kazanan ihracat sayesinde güçlü bir büyüme dönemine giriyor. Hem turizmde artan kapasite hem de uzun soluklu ihracat stratejilerinin sonuç vermesi, sektörü 2026 ve sonrasına taşıyan temel dinamikler olarak öne çıkıyor.
Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TUSİD) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Topuz, bu yıl açılacak yeni oteller ve devam eden renovasyon projeleriyle iç pazarda yüzde 20’nin üzerinde bir büyüme beklendiğini açıkladı. İhracat tarafında ise özellikle ABD pazarının etkisiyle yüzde 10’a varan bir artış öngörülüyor.
ABD pazarı ihracatı taşıyor
ABD’ye yönelik uzun vadeli çalışmaların artık somut ihracat artışlarına dönüştüğünü belirten Topuz, yeni pazarlarla birlikte sektörün dış ticarette daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuştuğunu vurguladı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu da hizmet ihracatındaki güçlü büyümenin endüstriyel mutfak sektörünü doğrudan beslediğine dikkat çekti. Tecdelioğlu, “Türkiye bugün sadece mal ihracatıyla değil, hizmet ihracatında da 150 milyar dolara yaklaşan bir hacimle ilerliyor. Bu tablo, önümüzdeki üç yıllık dönemde endüstriyel mutfak sektörünü en şanslı sektörlerden biri konumuna taşıyor.” dedi.
Sektör Antalya’da tek yürek oldu
TUSİD tarafından bu yıl üçüncü kez Antalya’da düzenlenen Büyük Sektör Buluşması, bugüne kadarki en yüksek katılımla gerçekleştirildi. Yaklaşık 290 firmanın yer aldığı organizasyona, Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Yönetim Kurulu Başkanı Talha Özger ile Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu (EVFED) Yönetim Kurulu Başkanı Güçlü Kaplangı da katıldı.
Buluşmanın sektörün neredeyse tamamını bir araya getirdiğini vurgulayan TUSİD Başkanı Bekir Topuz, “336 üyemiz var ve üyelerimizin yüzde 85’inden fazlası bu organizasyonda yer aldı. Bu tablo, sektörün birlik ve ortak hareket etme gücünü açık şekilde gösteriyor.” ifadelerini kullandı.
Türkiye dünyada 8’inci sırada
Türkiye endüstriyel mutfak sektörünün küresel ölçekte önemli bir konuma ulaştığını belirten Topuz, sektörün dünya sıralamasında 8’inci sırada yer aldığını hatırlattı. Yaklaşık 5,5 milyar dolarlık ihracat hacmiyle dünya pazarından yüzde 2 pay alındığını kaydeden Topuz, “Bu büyüklük, Türkiye sanayisi açısından son derece önemli. Küresel dalgalanmalara rağmen sektörümüz hem üretim hem ihracat tarafında ayakta kalmayı başardı.” dedi.
Yeni otel yatırımları iç pazarı canlandırıyor
Hizmet sektöründeki hızlı büyümenin endüstriyel mutfak sektörüne doğrudan yansıdığını vurgulayan Bekir Topuz, özellikle otel ve restoran yatırımlarının iç pazarı ciddi biçimde canlandırdığını ifade etti.
“Geçen yıl endüstriyel mutfak tarafında iç pazar en az yüzde 15-20 büyüdü. Bu yıl bu oranın daha da yukarı çıkmasını bekliyoruz.” diyen Topuz, Türkiye genelinde 80-90’a yakın yeni 5 yıldızlı otelin açılmasının öngörüldüğünü belirtti. Silifke’den İzmir’e uzanan hatta ise 35 yeni tatil köyü projesi bulunuyor.Bir otelin mutfak ve ekipman yatırımlarının set üstü ürünlerle birlikte en az 5 milyon euroyu bulduğunu ifade eden Topuz, “Sadece bu 35 tatil köyü, sektörümüz için 175 milyon euroyu aşan bir potansiyel anlamına geliyor. Buna renovasyon yatırımlarını da eklediğimizde ortaya çok ciddi bir iş hacmi çıkıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
ABD pazarında emeğin karşılığı alınmaya başlandı
ABD pazarının endüstriyel mutfak sektörü açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan TUSİD Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Topuz, son dört yıldır bu pazara yönelik sistemli ve uzun vadeli çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Yapılan yatırımların artık somut sonuçlar üretmeye başladığını belirten Topuz, ABD’ye ihracatta dikkat çekici bir ivme yakalandığını ifade etti.
“ABD’ye ihracatta artık meyveleri toplamaya başladık” diyen Topuz, “2024 yılında ABD’ye ihracatımız yüzde 25 arttı, geçtiğimiz yıl bu artış yüzde 15 olarak gerçekleşti. Bu yıl ise artışın yüzde 25 seviyelerine ulaşmasını bekliyoruz. Kanada ve ABD hattında geri dönüşler net şekilde başladı. Bu ivme korunursa, önümüzdeki 2-3 yıl içinde ABD pazarındaki ihracatımızın iki katına çıkması sürpriz olmaz.” değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa gücünü koruyor, uzak doğu yeni odak
Avrupa’nın halen sektörün en güçlü pazarı olduğunu belirten Topuz, ihracatın yüzde 50’den fazlasının İngiltere ve Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirildiğini kaydetti. Afrika pazarında ise yüksek gümrük vergilerinin rekabeti zorlaştırdığına dikkat çeken Topuz, yeni hedef pazarlara yöneldiklerini söyledi.
“Önümüzdeki dönemde odaklanacağımız bölgelerin başında Uzak Doğu geliyor” diyen Topuz, Endonezya, Tayland, Tayvan, Singapur ve Hong Kong’un sektör açısından ciddi fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Paslanmaz çelikte artan vergiler rekabeti zorluyor
Sektörün karşı karşıya olduğu temel sorunlardan birinin paslanmaz çelikteki vergi yükü olduğuna dikkat çeken Bekir Topuz, son iki yılda vergi oranlarının yüzde 8’den yüzde 16’ya yükseldiğini söyledi. Bu durumun rekabet gücünü doğrudan etkilediğini vurgulayan Topuz, şu ifadeleri kullandı:
“Biz ticarete eksi yüzde 16 ile başlıyoruz. Anti-damping uygulamaları ve ilave gümrük vergileri sektörümüzü zorluyor. Bu yükler hafifletilse, endüstriyel mutfak sektörü olarak ihracatta en az yüzde 10’luk ek bir artış sağlayabiliriz.”
Türkiye’nin en büyük avantajı: Çeşitlilik ve entegre üretim
Türkiye’nin endüstriyel mutfak sektöründeki en önemli gücünün çeşitlilik ve entegre üretim kabiliyeti olduğunu vurgulayan Topuz, bir otel mutfağında yer alan yaklaşık 2 bin kalem ürünün tamamının Türkiye’de üretilebildiğine dikkat çekti.
“Dünyada bunu yapabilen çok az ülke var” diyen Topuz, “Dubai’den bir yatırımcı Türkiye’ye geldiğinde, soğuk odasından market buzdolabına, fırınından tezgâhına kadar bir işletmenin ihtiyacı olan her ürünü tek ülkede bulabiliyor. Bu çeşitlilik, Çin’e karşı da en büyük avantajımız. Çin ürün bazında güçlü olabilir ancak proje hazırlama ve tüm ürünleri tek noktadan sunma konusunda Türkiye dünyanın en iyileri arasında.” dedi.
İtalya ile olan rekabete de değinen Topuz, “İtalya’nın 140 yıllık, bizim ise yaklaşık 40 yıllık bir geçmişimiz var. Buna rağmen onları tamamen geçtik. Bugün hem daha kaliteli, hem daha uygun fiyatlıyız hem de üretim hacmimiz çok daha büyük. Pizza fırınından buzdolabına kadar her ürünü satıyoruz.” ifadelerini kullandı.
TUSİD’de topuz iki yıl daha görevde
TUSİD başkanlığına yeniden seçilmesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Bekir Topuz, aynı yönetim kurulu ile birlikte iki yıl daha görev yapacaklarını açıkladı. Görev süresinde en büyük önceliklerinin altyapı yatırımları olduğunu vurgulayan Topuz, dijitalleşme odaklı önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini söyledi.
“Şu anda sistemimizde 15 farklı veri alanı bulunuyor. Bu datalara otomatik olarak fuar bilgilendirme mailleri gidiyor. Katılım onayı verildiğinde, katılımcı bilgileri sisteme otomatik yükleniyor, biletleme süreçleri otomatik işliyor ve uçak biletleri satın alınıyor. Bu sistem sayesinde fuar katılımcılarının tüm süreçlerini uçtan uca otomatize ediyoruz.” dedi.
Hizmet ihracatı sektör için stratejik bir kaldıraç
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu ise hizmet ihracatındaki güçlü büyümenin endüstriyel mutfak sektörünü doğrudan ve pozitif biçimde beslediğini belirtti.
“Turizmden yeme-içmeye, sağlık hizmetlerinden seyahat ve ikram sektörüne kadar uzanan geniş hizmet ekosistemi büyüdükçe, mutfak ekipmanlarına olan talep de doğal olarak artıyor” diyen Tecdelioğlu, Türkiye’nin hizmet ihracatında 150 milyar dolara yaklaşan bir hacme ulaştığını hatırlattı.
Bu tablonun önümüzdeki üç yıllık dönemde endüstriyel mutfak sektörünü en avantajlı sektörlerden biri haline getireceğini vurgulayan Tecdelioğlu, “Türkiye’ye gelen her turist, açılan her yeni otel, restoran ve sağlık yatırımı mutfak ekipmanları için doğrudan talep anlamına geliyor. Bu nedenle hizmet sektöründeki büyümeyi, ihracatçılarımız için stratejik bir kaldıraç olarak görüyoruz.” dedi.
İhracatta dijitalleşmenin önemine de değinen Tecdelioğlu, firmaların klasik pazarlama yöntemlerinin ötesine geçmesi gerektiğini belirterek, “Dijitalleşme, e-ticaret ve yapay zekâ destekli tanıtım modelleriyle küresel pazarlarda daha derinleşmeliyiz. Avrupa’da saha bazlı, ABD’de ise sertifikasyon ve kalite altyapısıyla büyürsek, endüstriyel mutfak sektörü hem iç pazarda hem ihracatta çok daha güçlü bir sıçrama yapacaktır.” ifadelerini kullandı.

