Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) öncülüğünde ve Türkiye Kalkınma Fonu (TKF) desteğiyle hayata geçirilen OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu’nun tanıtım toplantısı İstanbul’da gerçekleştirildi. Toplantıya Ticaret Bakanı Ömer Bolat, OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, TİM Başkanı Mustafa Gültepe ve sektörün önde gelen temsilcileri katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, otomotiv sektörünün Türkiye ekonomisinin üretim, istihdam ve ihracat açısından en stratejik alanlarından biri olduğunu belirterek, Türkiye’nin 1971 yılında başlayan otomotiv yolculuğunda bugün Avrupa ve dünya ölçeğinde önemli bir üretim merkezi haline geldiğini söyledi.
Türk otomotiv sanayisinin son 55 yılda büyük bir gelişim gösterdiğini ifade eden Bolat, sektörün son 20 yılda 19 kez ihracat şampiyonu olduğunu hatırlattı. Geçtiğimiz yıl sektörün 41,5 milyar dolarlık ihracata ulaştığını kaydeden Bolat, bu rakamın Türkiye’nin toplam mal ihracatının yaklaşık yüzde 15’ini oluşturduğunu vurguladı.
Türkiye’nin küresel otomotiv üretimindeki konumuna da değinen Bolat, ülkenin yıllık araç üretiminde dünya sıralamasında 13’üncü, Avrupa’da ise 5’inci sırada yer aldığını söyledi. Ticari araç üretiminde Avrupa’nın lider ülkeleri arasında bulunan Türkiye’nin, otobüs ve hafif ticari araç üretiminde ise birinci sırada bulunduğunu belirten Bolat, bu başarının güçlü yan sanayi altyapısı, yüksek üretim ve ihracat kapasitesi ile nitelikli insan kaynağından kaynaklandığını ifade etti.
Dünya genelinde yaşanan yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm süreçlerinin otomotiv endüstrisini de köklü biçimde etkilediğini dile getiren Bolat, bu değişimlerin sektör açısından yeni fırsatlar kadar önemli meydan okumaları da beraberinde getirdiğini söyledi. Son yıllarda artan korumacılık politikaları, gümrük vergileri ve küresel rekabetin otomotiv sanayisini doğrudan etkilediğine dikkat çeken Bolat, özellikle ABD’nin uyguladığı yeni gümrük tarifeleri ile Avrupa Birliği’nin yerli üretimi teşvik eden sanayi politikalarının sektör açısından kritik gelişmeler olduğunu belirtti.
Türkiye’nin üretim ve tüketim kapasitesinin uluslararası karar alma süreçlerinde göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Bakan Bolat, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki yıllık dış ticaret hacminin 233 milyar dolara ulaştığını, bunun yaklaşık dörtte birinin otomotiv sektöründen kaynaklandığını söyledi. Türkiye ile AB arasındaki otomotiv ticaretinin karşılıklı bağımlılık temelinde geliştiğini ifade eden Bolat, küresel markalarla kurulan entegrasyonun sektörün en önemli güçlerinden biri olduğunu kaydetti.
Otomotiv sektöründe yaşanan dönüşümün yalnızca üretim modellerini değil, yaşam biçimlerini ve iş yapış şekillerini de değiştirdiğini dile getiren Bolat, araçların artık sadece ulaşım aracı olarak değil, akıllı cihazlar olarak değerlendirildiğini ifade etti. Geleceğin mobilite ekosisteminin yazılım, veri, bağlantılı teknolojiler ve dijital çözümler etrafında şekillendiğini belirten Bolat, otomotiv sektöründe önemli bir paradigma değişimi yaşandığını söyledi.
Türkiye’nin bu dönüşüm sürecinde yüksek katma değerli üretime yönelmesi gerektiğini vurgulayan Bolat, hedeflerinin sadece ihracat miktarını artırmak olmadığını, aynı zamanda kilogram başına ihracat değerini yükseltmek olduğunu belirtti. Patent, fikri mülkiyet ve özgün teknoloji temelli üretimin Türkiye’nin rekabet gücünü artıracağını ifade eden Bolat, fiyatı belirleyen ve teknoloji üreten bir ülke konumuna ulaşmanın önemine dikkat çekti.
Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin son yıllarda önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Bolat, kamu destekli fonlar sayesinde bugüne kadar 1.091 teknoloji girişiminin yatırım alabildiğini ve bu girişimlerin toplamda 175 milyar liralık ekonomik değer oluşturduğunu söyledi. Son beş yılda girişim sermayesi yatırımlarının 5,6 milyar doların üzerine çıktığını hatırlatan Bolat, bu yatırımların önemli bölümünün uluslararası yatırımcılardan geldiğini ifade etti.
OİBVentures Mobilite İnovasyon Fonu’nun amaçlarına da değinen Bolat, fonun otomotiv sektöründeki dönüşüme finansal ve stratejik destek sağlamayı hedeflediğini belirtti. Özellikle AR-GE ve tasarım odaklı girişimlerle otomotiv sanayisi arasında güçlü iş birlikleri kurulmasının amaçlandığını söyleyen Bolat, yeni teknoloji girişimlerinin ihtiyaç duyduğu finansman kaynaklarına erişimini kolaylaştırmanın ve ihracat potansiyelini artırmanın öncelikli hedefler arasında yer aldığını kaydetti.
Fonun uzun vadeli vizyonunun kendi kaynaklarını üreterek büyüyen ve sürekli yeni girişimleri destekleyebilen sürdürülebilir bir finansman modeli oluşturmak olduğunu belirten Bolat, “Vizyonumuz, bu fonun dış kaynaklara bağımlı olmadan sürekli yeni girişimleri destekleyen ve kendi kendini besleyen bir yapıya ulaşmasıdır” dedi.
Sanayi ile girişimcilik dünyası arasında güçlü bir iş birliği zemini oluşturulacağını ifade eden Bolat, OİB’nin üretim gücü ile Türkiye Kalkınma Fonu’nun yatırım ve finansman tecrübesinin birleşmesiyle benzersiz bir girişimcilik ekosistemi oluşturulacağını söyledi.
Fon kapsamında akıllı araç teknolojileri, mobilite yazılımları, otonom sürüş sistemleri, yeni nesil ulaşım çözümleri, elektrikli araç ekosistemi, dijitalleşme uygulamaları ve akıllı cihaz teknolojileri gibi alanlara yatırım yapılacağını belirten Bolat, aynı zamanda yeşil dönüşüm ve sıfır emisyon hedeflerine katkı sağlayacak girişimlerin de destekleneceğini sözlerine ekledi.


