Türkiye fuarcılık sektörünün deneyimli isimlerinden Tureks Uluslararası Fuarcılık Kurucu Ortağı Nergis Aslan, Fuar Dergisi'ne konuk oldu. Meslek hayatından ATRAX'ın gelişimine, Türkiye'de fuarcılığın geleceğinden gençlere tavsiyelerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Aslan, fuarcılığı yalnızca ticari bir faaliyet değil, ülke ekonomisine katkı sağlayan stratejik bir alan olarak gördüğünü söyledi.

“Fuarcılık beni İstanbul'a getirdi”

Kendisini tanıtarak sözlerine başlayan Nergis Aslan, Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunu olduğunu belirterek meslek hayatına Ankara'da fuarcılık sektöründe başladığını anlattı.

UNİTERCİH 15. İstanbul Üniversite Tercih Fuarı kapılarını açtı
UNİTERCİH 15. İstanbul Üniversite Tercih Fuarı kapılarını açtı
İçeriği Görüntüle

Aslan, “Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunuyum. Üniversite hayatımdan sonra Ankara'da fuarcılığa başladım. Daha sonra fuarcılık beni İstanbul'a getirdi. Sonrasında da 2003 yılında İstanbul'da Tureks Uluslararası Fuarcılık'ı kurduk ve 23 yıldır faaliyet gösteriyoruz.” dedi.

“Hayat beni doğru yola getirdi”

Fuarcılıkla tanışmasının tesadüf olduğunu ifade eden Aslan, bu mesleği ilk günden itibaren benimsediğini söyledi. “Aslında enteresan bir hikâye. Sosyoloji bölümünden mezun olan o dönem bütün arkadaşlarım öğretmen oldu. Ben nedense öğretmen olmak istemedim. Sonra fuarcılıkla ilgili bir iş teklifi geldi. Çok sevdim. Bana çok dinamik bir iş gibi geldi ve artık ‘Mesleğim bu.’ dedim. Hayat beni buraya, doğru yola getirdi. Yıllardır da bu mesleği severek yapıyorum.” ifadelerini kullandı.

İlk fuarı Florist Fuarı oldu

Meslek hayatındaki ilk fuar deneyimini de paylaşan Aslan, Ankara'da düzenledikleri Florist Fuarı'nın kendileri açısından önemli bir başlangıç olduğunu söyledi. “Ankara'daki ilk fuarım Çiçekçilik Fuarı, yani Florist Fuarı'ydı. Çok keyifli bir konuydu. İlk yılımızda da çok başarılı olmuştuk. AMFA Altınpark İşletmeleri ile birlikte yapmıştık. Çok güzel sonuçlar aldık ve o fuarı yıllarca düzenledik.” dedi.

Suriye'den ATRAX'a uzanan yolculuk

AMFA'dan sonra İstanbul'a yerleştiğini anlatan Aslan, daha sonra Marmara Fuarcılık'ın kuruluş sürecinde yer aldıklarını, ardından yollarını ayırarak kendi şirketlerini kurduklarını belirtti. Bir dönem Suriye pazarında yoğun faaliyet gösterdiklerini söyleyen Aslan, “2004'ten 2011'e kadar, iç savaş çıkana kadar Suriye'deydik ve orada çok güzel işler yaptık. İç savaş başladığında hâlâ oradaydık. Hatta son fuarımızı da o dönemde gerçekleştirdik. Olaylara bir nebze de olsa şahit olduk, ardından Türkiye'ye döndük.” diye konuştu.

Türkiye'ye döndükten sonra tüm enerjilerini ATRAX'a yönlendirdiklerini belirten Aslan, fuar sayısını artırmak yerine mevcut organizasyonu büyütmeyi tercih ettiklerini ifade etti.

“Döndükten sonra artık İstanbul'da kendi alanımızı oluşturalım dedik ve ATRAX'ı hayata geçirdik. Fuar sayımızı artırmak yerine ATRAX'ı büyütmeyi tercih ettik. Yatay büyümeyi hedefledik.” dedi.

“Pandemi sonrasında sektörümüz büyüdü”

Pandeminin ardından eğlence ve rekreasyon sektörünün küçüleceği yönündeki beklentilerin aksine önemli bir büyüme yaşandığını belirten Aslan, ATRAX'ın da her yıl yeni salonlar ekleyerek büyüdüğünü söyledi.

“Pandemi sonrasında herkes eğlence ve rekreasyon sektörünün biteceğini, insanların artık bir araya gelmeyeceğini düşünüyordu. Ancak tam tersi oldu. Bizim sektörümüz pandemi sonrasında önemli bir büyüme gösterdi.” İstanbul Fuar Merkezi'nde iki salonla başladıkları organizasyonun bugün altı salona ulaştığını belirten Aslan, “Bugün ise altı salonda düzenlenen bir fuar hâline geldik. Yani sürekli yükseliş içerisindeyiz. Bu yükselişin devam etmesi için de elimizden geldiğince detaylara iniyor, kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Tureks'i kardeşimle birlikte kurduk”

Tureks'in kuruluş hikâyesini de paylaşan Aslan, şirketi kardeşi ve ortağı Zafer Aslan ile birlikte kurduklarını belirtti. “Kardeşim ve ortağım Zafer Bey ile birlikte Tureks'i kurduk. İsmi de ‘Türk İş Exhibition’ ifadesinden geliyor.” İlk yıllarda Kayseri'de organizasyonlar düzenlediklerini söyleyen Aslan, zaman içerisinde uluslararası organizasyonlara yöneldiklerini ve tüm deneyimlerini ATRAX çatısı altında birleştirdiklerini ifade etti.

“ATRAX, Türkiye'de eğlence sektörünün oluşmasına katkı sağladı”

ATRAX'ın ortaya çıkış sürecini anlatan Aslan, Türkiye'de böyle bir sektörün henüz oluşmadığı dönemde yola çıktıklarını söyledi. “Biz eğlence sektörüne ATRAX ile ilk adım attığımızda nereden başlayacağımızı bile bilmiyorduk. Çünkü Türkiye'de böyle bir sektör henüz oluşmamıştı.” Dubai'deki benzer fuarları inceleyerek uluslararası firmalarla temas kurduklarını anlatan Aslan, bu sürecin ATRAX'ın gelişiminde belirleyici olduğunu ifade etti. “Burada mütevazı olamayacağım. ATRAX'ın, eğlence sektörünün Türkiye'de oluşmasına ve uluslararası alanda tanınmasına önemli katkılar sağladığını düşünüyorum.”

Yeni konsept: ARENA

ATRAX'ın yeni dönemde ARENA adıyla yeni bir bölüm hayata geçireceğini açıklayan Aslan, bu konseptle etkinlik sektörünü de fuarın kapsamına dahil edeceklerini söyledi. “Yeni bölümümüzün adı Arena. Arena, insanların bir araya geldiği alanları ifade ediyor. Aslında biz burada etkinlik sektörünü de fuarın içerisine dahil ediyoruz.”

Arena'nın festivaller, konserler, şehir etkinlikleri ve meydan organizasyonlarının altyapısını sağlayan firmaları bir araya getireceğini belirten Aslan, “Yeni bölümümüz ilk kez Ocak 2027'de düzenlenecek fuarda ziyaretçilerle buluşacak.” dedi.

“ATRAX artık bir ekosistem”

ATRAX'ın artık yalnızca bir fuar olmadığını vurgulayan Aslan, organizasyonu "Yaşayan Şehirler Fuarı" olarak tanımladıklarını ifade etti. “Artık ATRAX'ı yalnızca bir fuar olarak değil, bir ekosistem olarak tanımlıyoruz. Fuarın ötesinde bir sistem oluşturduk.”

Park ve oyun ekipmanlarından akıllı şehir çözümlerine, kent mobilyalarından kiosk sistemlerine kadar çok geniş bir ürün grubunun yer aldığını belirten Aslan, “Bu nedenle ATRAX için artık rahatlıkla ‘Yaşayan Şehirler Fuarı’ diyebiliriz.” dedi.

“Türkiye'nin önemli avantajları var”

Türkiye'nin fuarcılıkta güçlü bir coğrafi avantaja sahip olduğunu ifade eden Aslan, hizmet kalitesi ve ziyaretçi deneyimi konusunda ise gelişime ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

“Coğrafi olarak çok önemli bir konumda olduğumuzu düşünüyorum. Ancak organizasyon anlamında geliştirmemiz gereken yönlerimiz de var.” Her yıl ziyaretçiyi heyecanlandıracak yenilikler sunulması gerektiğini belirten Aslan, organizatörlerin ziyaretçi memnuniyetine daha fazla önem vermesi gerektiğini dile getirdi.

“Firmalar zorlanınca biz de zorlanıyoruz”

Sektörün en büyük sorunlarından birinin ekonomik koşullar olduğunu söyleyen Aslan, üretimin devam etmesine rağmen kârlılığın ciddi biçimde düştüğünü ifade etti. “Firmalarımız zorlandığında biz de zorlanıyoruz. İş var ama eski kârlılık yok. Maliyetler çok yükseldi. İşçilik maliyetleri arttı, kiralar arttı. Dolayısıyla firmaların yaşadığı bu ekonomik baskı, doğal olarak bize de yansıyor.” dedi.

Gençlere tavsiye: “Önce işin mutfağında yer alın”

Fuarcılığı tercih edecek gençlere de tavsiyelerde bulunan Aslan, sektörün dinamik yapısına dikkat çekti. “Bence fuarcılık çok dinamik ve çok güzel bir sektör. Enerjik insanlar için gerçekten büyük fırsatlar sunuyor.”

Gençlerin önce sektörde deneyim kazanmaları gerektiğini belirten Aslan, “Bu iş dışarıdan göründüğü kadar kolay değil. Önce işin mutfağında yer alsınlar. Bir firmada çalışarak altyapı kazansınlar.” diye konuştu.

Sektörde duyduğu en ilginç anılardan birini de paylaşan Aslan, geçmişte modern fuar merkezleri bulunmadığı dönemde Konya'da düzenlenen bir fuarın pazar kurulması nedeniyle erken sona erdiğini anlattı. “Bugün ise Konya'nın çok büyük ve modern bir fuar merkezi var. Uluslararası nitelikte fuarlar düzenleniyor. O günlerden bugünlere gelmiş olmak gerçekten çok önemli.”

“Fuarcılık benim hayatım oldu”

Fuar denildiğinde aklına ilk gelen şeyin gençlik yılları olduğunu söyleyen Aslan, “Gerçekten gençlik yıllarım geliyor aklıma. Bu sektörün gelişiminin büyük bölümüne tanıklık ettiğim için benim için çok özel bir anlam taşıyor. Artık fuarcılık benim hayatım oldu.” dedi.

“Fuarcılık bizim için millî bir mesele”

Programın sonunda Fuar Dergisi'ne teşekkür eden Aslan, fuarcılık sektörünün Türkiye'nin ticaretine ve ihracatına doğrudan katkı sunduğunu vurguladı. “Öncelikle Fuar Dergisi'ne teşekkür ediyorum. Gerçekten çok güzel bir iş yapıyorsunuz. Bizi çok güzel yansıtıyorsunuz. Bunun için teşekkür ediyorum.”

Aslan sözlerini, “Fuarcılık bizim için millî bir mesele. Bu sektörün gelişmesi, ülkemizin ticaretine ve ihracatına doğrudan katkı sağlıyor. Bu nedenle yaptığınız yayınları çok kıymetli buluyorum.” ifadeleriyle tamamladı.