Kurban Bayramı yaklaşırken Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, kurbanlık hayvan derilerinin ekonomiye kazandırılması konusunda çağrıda bulundu.
Ege İhracatçı Birlikleri’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Gündoğdu, Kurban Bayramı döneminde yanlış kesim ve muhafaza yöntemleri nedeniyle yüz binlerce derinin ekonomiye kazandırılamadan kaybedildiğini belirtti. Hammaddenin deri sektörünün sürdürülebilir üretim zincirindeki kritik rolüne dikkat çeken Gündoğdu, özellikle yanlış deri yüzümü ve zamanında tuzlama yapılmaması nedeniyle son yıllarda yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan derisinin heba olduğunu ifade etti.
“10 Milyon Çift Ayakkabılık Hammadde Kaybediliyor”
Halil Gündoğdu, kaybedilen derilerle yaklaşık 10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon kadın çantası üretilebileceğini belirterek, jelatin ve kolajen sanayisinde de ciddi hammadde kayıpları yaşandığını söyledi.
Gündoğdu, deri sektörü için özel hayvan kesimi yapılmadığını vurgulayarak, gıda amacıyla tüketilen hayvanların yan ürünlerinin sürdürülebilir bir anlayışla ekonomiye kazandırıldığını ve sektörün güçlü bir döngüsel ekonomi örneği oluşturduğunu ifade etti.
Kurban derilerinin korunması için alınması gereken önlemlere de değinen Gündoğdu, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının sürece daha aktif dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Kurbanlık hayvan satıcılarının koyun başına 2 kilogram, büyükbaş hayvan başına ise 6 kilogram kaba tuzu alıcılara vermesinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini belirten Gündoğdu, kasaplara yönelik bilgilendirme notları hazırlanmasının önemine dikkat çekti.
Deri yüzüm teknikleri, bağırsak temizliği, tuzlama ve muhafaza koşulları konusunda standart uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Gündoğdu, bu önlemler sayesinde kurban derilerinin ekonomiye kazandırılabileceğini ifade etti.
EDMİB’den Yeni Fuar ve Ticaret Heyeti Hamleleri
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin 2026-2030 döneminde sektörün ihracat kapasitesini artırmak amacıyla fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına yoğun şekilde devam edeceğini belirten Gündoğdu, sektör kurulu ile koordineli biçimde kapsamlı bir yol haritası oluşturduklarını söyledi.
Birliğin uzun yıllardır Türkiye milli katılım organizasyonunu üstlendiği Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’na 13-16 Haziran 2026 tarihlerinde 35 firmayla katılım hazırlıklarının tamamlandığını belirten Gündoğdu, ayrıca 21-24 Eylül 2026 tarihlerinde ikinci kez Yunanistan Atina Sektörel Ticaret Heyeti organizasyonunu gerçekleştireceklerini açıkladı.
2026 yılında Kanada/Montreal ve ABD/New York ticaret heyetlerine de EDMİB üyesi firmaların katılım sağlayacağını aktaran Gündoğdu, MIPEL Saraciye Fuarı’na 2027 yılı şubat ayında üçüncü kez milli katılım organizasyonu yapılacağını ve Ocak 2027’de düzenlenecek İzmir Leather & More Deri Konfeksiyon Fuarı’nın sektör temsilcilerini buluşturacağını ifade etti.
“İhracat Daha Geniş Bir Tabanla Büyümeli”
Bölgeden gerçekleştirilen deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin, aktif 350 firma içerisindeki yalnızca 31 firma tarafından yapıldığına dikkat çeken Gündoğdu, sürdürülebilir büyüme için ihracatın daha geniş bir tabana yayılması gerektiğini söyledi.
Bu doğrultuda saha çalışmalarına başladıklarını ifade eden Gündoğdu, ilk etapta deri ve kürk konfeksiyon firmalarının ziyaret edildiğini belirtti. Önümüzdeki süreçte tüm alt sektörlerde ve EDMİB’in faaliyet gösterdiği şehirlerde düzenli istişare toplantıları gerçekleştirileceğini aktaran Gündoğdu, firmalardan gelecek talepler doğrultusunda fuar, eğitim, kümelenme ve ticaret heyeti çalışmalarının şekilleneceğini kaydetti.
Deri OSB ile Sürdürülebilirlik Altyapısı Güçlenecek
İzmir’de kurulması planlanan Deri ve Deri Mamulleri Organize Sanayi Bölgesi’nin sektör için stratejik bir vizyon projesi olduğunu belirten Gündoğdu, projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hedefleriyle uyumlu şekilde ilerlediğini söyledi.
Modern organize sanayi bölgesinin istihdamı artıracağını, nitelikli iş gücü sürekliliğini sağlayacağını ve sürdürülebilirlik altyapısını güçlendireceğini vurgulayan Gündoğdu, projenin İzmir’in çevreci ve sürdürülebilir üretim vizyonuna önemli katkı sunacağını ifade etti.
Finansman ve Döviz Desteği Talebi
Deri ve deri mamulleri sektörünün yüksek katma değer üreten stratejik sektörlerden biri olduğuna dikkat çeken Gündoğdu, özellikle deri ve kürk konfeksiyon alanında kilogram başına ihracat değerinin Türkiye ortalamasının yaklaşık 130 katına ulaştığını belirtti.
Yüksek kaliteli girdi ihtiyacı, uzun üretim süreçleri ve küresel moda trendlerine hızlı uyum gerekliliğinin işletme sermayesi ihtiyacını artırdığını belirten Gündoğdu, sektörün küresel rekabette güçlü kalabilmesi için finansman kanallarının açık tutulmasının hayati önem taşıdığını söyledi.
Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği prim oranının yüzde 10 seviyesine çıkarılması ve uygulama süresinin yıllık olarak uzatılması gerektiğini ifade eden Gündoğdu, ihracatçıların üzerindeki finansal yükün azaltılması gerektiğini vurguladı.
“Türkiye Küresel Tedarikte Güçlü Alternatif Konumunda”
Erhan Onay ise Körfez bölgesi merkezli tedarik zinciri kırılmaları ve artan lojistik maliyetler nedeniyle Türkiye’nin esnek üretim modeli ve coğrafi avantajıyla dünya devleri için güçlü bir alternatif haline geldiğini belirtti.
Ayakkabı yan sanayisindeki maliyet baskılarının rekabet gücünü zayıflattığını ifade eden Onay, yerli üretimi bulunmayan veya yetersiz kalan yan sanayi girdilerindeki gümrük engellerinin esnetilmesi gerektiğini söyledi.
“Katma Değerli İhracatta Türkiye Ortalamasını Aştık”
Nagihan Bozkurt ise Ege Bölgesi deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin Avrupa Birliği pazarına yapıldığını belirterek, ayakkabı grubunda kilogram başına 24,77 dolarlık ihracat değeriyle Türkiye ortalamasının iki katına ulaşıldığını söyledi.
Bozkurt, özellikle İskandinav ülkeleri, ABD ve Kanada gibi yüksek alım gücüne sahip pazarlarda daha güçlü bir varlık göstermeyi hedeflediklerini ifade ederek, prestijli fuarlar ve ticaret heyetleri aracılığıyla Ege Bölgesi’nin ihracat başarısını daha ileri seviyeye taşımayı amaçladıklarını dile getirdi.
“Sürdürülebilirlik Çalışmalarımızın Merkezinde Yer Alıyor”
Gizem Dönmez Gürkan ise sektörün sürdürülebilirlik politikalarına uyum sağlamasının büyük önem taşıdığını belirtti.
Deri sektörüne yönelik çevreyi kirlettiği yönündeki önyargılara dikkat çeken Gürkan, günümüzde hem tüketicilerin hem de büyük markaların sürdürülebilir ürünlere yöneldiğini ifade etti. Leather Working Group sertifikalarına sahip birçok başarılı firmanın bulunduğunu belirten Gürkan, sektörün yeşil dönüşüm için gerekli teknolojik altyapıya ve insan kaynağına sahip olduğunu söyledi.




