İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan 2025 Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması, ambalaj sektörünün sanayideki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, 16'sı Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) üyesi olmak üzere toplam 25 ambalaj şirketi, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alma başarısı gösterdi. Geçtiğimiz yıl listede 18'i ASD üyesi olmak üzere toplam 28 firma bulunurken, firma sayısındaki gerilemeye rağmen sektörün üretimden satışlarını artırması dikkat çekti.

Ömer Celal Umur, TİM Yönetim Kurulu’nda Ege İhracatçılarını Temsil Edecek
Ömer Celal Umur, TİM Yönetim Kurulu’nda Ege İhracatçılarını Temsil Edecek
İçeriği Görüntüle

İSO 500 listesinde yer alan 25 ambalaj firmasının üretimden satışları, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 13,48 artış göstererek 248,3 milyar TL'den 281,8 milyar TL'ye yükseldi. Böylece sektör, küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalara, artan üretim maliyetlerine ve ihracat pazarlarında yaşanan yavaşlamaya rağmen üretim kapasitesini koruyarak büyümesini sürdürdü.

Öte yandan ihracat ve istihdam verileri sektör açısından daha temkinli değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya koydu. İSO 500 kapsamındaki ambalaj firmalarının toplam ihracatı yüzde 9,32 düşüşle 913 milyon dolara gerilerken, çalışan sayısı ise yüzde 20,44 azalarak 10 bin 395 kişiye düştü. Ambalaj sektörü, İSO 500 içerisindeki toplam üretimden satışların yüzde 2,5'ini, ihracatın yüzde 0,9'unu ve toplam istihdamın yüzde 1,3'ünü oluşturdu.

"Ambalaj sanayi dayanıklılığını bir kez daha kanıtladı"

Sonuçları değerlendiren Ambalaj Sanayicileri Derneği Başkanı Zeki Sarıbekir, sektörün zorlu ekonomik koşullara rağmen üretim performansını artırmasının önemli bir başarı olduğunu söyledi.

Sarıbekir, küresel ekonomide yaşanan belirsizlikler, yüksek enflasyon, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar, enerji ve hammadde maliyetlerindeki artış ile dış pazarlardaki daralmanın üreticiler üzerinde önemli baskılar oluşturduğunu belirterek, tüm bu olumsuzluklara rağmen ambalaj sanayisinin üretimden satışlarını artırmasının sektörün güçlü üretim altyapısını ve dayanıklılığını gösterdiğini ifade etti.

Ancak üretimdeki bu olumlu tabloya karşın ihracat ve istihdam tarafındaki gelişmelerin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurgulayan Sarıbekir, ihracattaki düşüşün küresel talepteki yavaşlama ve uluslararası pazarlarda artan rekabetten kaynaklandığını belirtti.

Çalışan sayısındaki gerilemeye de dikkat çeken Sarıbekir, istihdamdaki azalmanın yalnızca ambalaj sektörüne özgü olmadığını, sanayinin birçok kolunda hissedilen maliyet baskılarının doğal bir sonucu olduğunu söyledi. İş gücü maliyetleri, finansman giderleri ve üretim maliyetlerindeki yükselişin şirketleri daha verimli üretim modellerine yönlendirdiğini ifade eden Sarıbekir, sektörün bu süreci verimlilik ve teknoloji yatırımlarıyla aşmaya çalıştığını dile getirdi.

"Ambalaj sanayisi birçok sektörün görünmeyen gücü"

Ambalaj sektörünün yalnızca kendi üretim hacmiyle değil, hizmet verdiği sektörlere sağladığı katma değerle de stratejik bir öneme sahip olduğunun altını çizen Sarıbekir, gıda, içecek, kimya, ilaç, kozmetik, otomotiv, beyaz eşya, elektronik ve hızlı tüketim ürünleri başta olmak üzere birçok sektörün rekabet gücünün güçlü bir ambalaj sanayisine bağlı olduğunu ifade etti.

Sarıbekir, kaliteli ve sürdürülebilir ambalaj üretiminin ihracat yapan sektörlerin uluslararası pazarlardaki başarısında kritik rol oynadığını belirterek, "Ambalaj sektörünün gelişmesi yalnızca sektörümüzün değil, Türkiye sanayisinin tamamının büyümesine katkı sağlayacaktır. Ürettiğimiz her ambalaj, ihracat yapan sanayicimizin ürününü dünya pazarlarına güvenli ve katma değerli şekilde ulaştıran önemli bir unsurdur." değerlendirmesinde bulundu.

Rekabet gücü için destek çağrısı

Önümüzdeki dönemde sektörün yeniden ihracat odaklı güçlü bir büyüme yakalayabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Sarıbekir, özellikle ihracatçı firmaların rekabet gücünü artıracak destek mekanizmalarının sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

Yeşil dönüşüm sürecinin ambalaj sektörü açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Sarıbekir, sürdürülebilir üretim teknolojileri, geri dönüştürülebilir ambalaj çözümleri ve karbon ayak izini azaltacak yatırımların teşvik edilmesiyle sektörün uluslararası pazarlardaki konumunu daha da güçlendireceğini belirtti.

Sarıbekir, finansman olanaklarının geliştirilmesi, ihracat desteklerinin artırılması ve yeşil dönüşüm yatırımlarının hızlandırılması halinde ambalaj sektörünün önümüzdeki dönemde hem üretim hem ihracat hem de istihdam açısından yeniden güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacağına inandıklarını sözlerine ekledi.