Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Mart ayı olağan meclis toplantısında yaptığı değerlendirmelerde, ABD–İsrail–İran hattında artan gerilimin küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, Türkiye’nin bu süreçte stratejik bir konum kazandığını vurguladı.

ATO’nun Mart ayı olağan meclis toplantısında konuşan Baran, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden geçen enerji trafiğinin sekteye uğramasının, dünya genelinde ciddi ekonomik sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Petrol fiyatlarındaki artışın üretimden lojistiğe, gıdadan sanayiye kadar birçok alanda maliyetleri yükselttiğini belirten Baran, bu durumun küresel çapta zincirleme bir etki yarattığını söyledi. Artan akaryakıt fiyatlarının ise taşımacılık, tarım ve tedarik zincirleri üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu dile getirdi.

Enerji Fiyatlarına “Eşel Mobil” Desteği

Enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon üzerindeki etkilerine de değinen Baran, Türkiye’de uygulanan eşel mobil sisteminin bu süreçte kritik bir rol oynadığını belirtti. ÖTV düzenlemeleri sayesinde akaryakıt fiyatlarındaki artışın doğrudan piyasaya yansımasının sınırlandığını ifade eden Baran, bu mekanizmanın devreye alınmaması halinde fiyatların çok daha yüksek seviyelere ulaşabileceğini söyledi.

Küresel Kadın Zirvesi için geri sayım başladı
Küresel Kadın Zirvesi için geri sayım başladı
İçeriği Görüntüle

Savunma Sanayiinde Birikimin Önemi Ortaya Çıktı

Küresel gelişmelerin Türkiye’nin stratejik gücünü bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Baran, son 20 yılda savunma sanayiinde elde edilen kazanımların önemine dikkat çekti.

ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, Baykar ve FNSS gibi kuruluşların Türkiye’nin bu alandaki kapasitesini güçlendirdiğini vurgulayan Baran, ülkenin bulunduğu coğrafyada “istikrar adası” olma konumunu pekiştirdiğini ifade etti.

Türkiye Alternatif Tedarik Merkezi Oluyor

Baran, küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde Türkiye’nin avantajlı konumuna dikkat çekerek, Avrupa ile Asya arasında köprü görevi gören ülkenin, üretim ve lojistik açısından daha fazla tercih edildiğini söyledi.

“Küresel şirketler üretim ve tedarik ağlarını çeşitlendirirken Türkiye’yi daha fazla gündemlerine alıyor” diyen Baran, katma değerli üretim, ihracatın çeşitlendirilmesi ve teknoloji odaklı büyümenin bu süreçte kritik rol oynayacağını belirtti.

“Made in EU” Süreci Türkiye İçin Fırsat

Baran, Avrupa Birliği’nin Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında geliştirdiği “Made in EU” stratejisinin Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Türkiye’nin Avrupa değer zincirindeki güçlü konumu sayesinde bu sürece dahil edilmesinin kritik bir kazanım olduğunu vurguladı.

Bu gelişmeyle birlikte özellikle otomotiv ve çelik sektörlerinde Türk ürünlerinin Avrupa pazarında daha avantajlı konuma geleceğini belirten Baran, Türkiye’nin yatırım çekme potansiyelinin de artacağını dile getirdi.

Teknoloji Odaklı Büyüme Vurgusu

Konuşmasının sonunda Baran, küresel belirsizlikler karşısında Türkiye’nin en güçlü sigortasının teknoloji odaklı büyüme olacağını belirterek, üretimde katma değerin artırılması ve ihracatın çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Baran, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, dinamik özel sektörü ve stratejik konumuyla küresel dalgalanmalara karşı dirençli bir ekonomi inşa etmeye devam ettiğini sözlerine ekledi.