İstanbul Sanayi Odası (İSO) başkanlığına adaylığını açıklayan Adnan Dalgakıran, çoğunluğu Kastamonulu iş insanlarından oluşan iş dünyasının önde gelen isimlerini İstanbul’da bir araya getirdi. Cemile Sultan Korusu’nda düzenlenen kahvaltı buluşmasında iş dünyasının deneyimli temsilcileri, sanayinin mevcut durumu ve İstanbul sanayisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) başkanlığına aday olan Adnan Dalgakıran, çoğunluğu Kastamonulu iş insanlarından oluşan iş dünyasının temsilcileriyle bir araya gelerek projelerini anlattı ve desteklerini aldı. Yaklaşık 200 iş insanının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda sanayinin mevcut durumu, üretim anlayışının dönüşümü, tekstil sektörünün geleceği ve Türkiye’nin uzun vadeli sanayi stratejisi ele alındı. İş dünyasının farklı alanlarından isimlerin bir araya geldiği buluşmada Dalgakıran, Türkiye sanayisinin değişen küresel koşullara uyum sağlaması ve rekabet gücünü koruması için yeni bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurguladı.
Toplantıda gördüğü ilgiden ve iş insanlarının desteğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Dalgakıran, sanayinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaşırken mevcut düşünce kalıplarının yeniden ele alınmasının önemine dikkat çekti. Üretim süreçlerinin yalnızca geleneksel yöntemler üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağını belirten Dalgakıran, teknolojik gelişmelerin, değişen ekonomik koşulların ve küresel rekabetin sanayide yeni bir dönemi beraberinde getirdiğini ifade etti.
“Ciddi Bir Değişim Beklentisi Var”
Kastamonulu iş insanlarının kendisine gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getiren Adnan Dalgakıran, toplantıya yaklaşık 200 kişinin katılmasının kendisi açısından önemli bir moral kaynağı olduğunu belirtti. İş dünyasının temsilcileriyle bir araya gelmenin, sanayinin geleceğine ilişkin beklentileri değerlendirmek ve ortak bir yaklaşım geliştirmek açısından değer taşıdığını ifade eden Dalgakıran, gördüğü desteğin kendisini mutlu ettiğini söyledi.
Dalgakıran, “Bu beni çok mutlu etti. Bana da çok ciddi bir moral oldu.” sözleriyle toplantıya katılan iş insanlarına teşekkür etti. Sanayi sektörünün mevcut koşullar karşısında yeni çözümlere ihtiyaç duyduğunu belirten Dalgakıran, iş dünyasında değişime yönelik beklentilerin güçlendiğine işaret etti.
Türkiye’nin ekonomik ve sanayi yapısının küresel gelişmelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Dalgakıran, üretimden yönetim anlayışına kadar birçok alanda yeni yaklaşımların benimsenmesi gerektiğini ifade etti. Geçmişte başarılı olmuş yöntemlerin bugünün koşullarında aynı sonuçları vermeyebileceğine dikkat çeken Dalgakıran, sanayicilerin değişen dünya düzenini doğru okuyarak kararlarını buna göre şekillendirmesinin önemini ortaya koydu.
İş dünyasının alışılmış yöntemlerle hareket etmeye devam etmesinin rekabet gücünü sınırlayabileceğini belirten Dalgakıran, yeni dönemde yenilikçi düşüncenin ve değişime açık olmanın belirleyici olacağını söyledi. Dalgakıran, “Artık eski düşünce sistemlerinin dışına çıkmamız gerekiyor. Başka bir dünyada yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bu değerlendirmesiyle sanayide dönüşümün yalnızca üretim teknikleriyle sınırlı olmadığını ortaya koyan Dalgakıran, değişimin düşünce biçimlerinden başlayarak üretim süreçlerine ve sektörel stratejilere yansıtılması gerektiğine dikkat çekti.
“Artık ‘Nasıl Üretmeliyiz?’ Kavramı Var”
Tekstil sektörünün geleceği ve Türkiye’nin hangi alanlarda üretim yapması gerektiğine ilişkin tartışmaları değerlendiren Adnan Dalgakıran, sanayide temel sorunun yalnızca üretilecek ürünleri belirlemek olmadığını söyledi. Geleneksel yaklaşımda öne çıkan “Ne üretmeliyiz, ne üretmemeliyiz?” sorusunun günümüz koşullarını açıklamakta yetersiz kaldığını belirten Dalgakıran, üretimin hangi yöntemlerle, hangi verimlilik düzeyinde ve nasıl bir teknoloji altyapısıyla gerçekleştirileceğinin daha fazla önem kazandığını ifade etti.
Dalgakıran, “Türkiye’de ne üretmeliyiz, ne üretmemeliyiz tartışmasını doğru bulmuyorum. Çünkü artık ‘Nasıl üretmeliyiz?’ kavramı var.” dedi.
Bu yaklaşımın, Türkiye’nin sanayi politikalarının oluşturulmasında farklı bir bakış açısını gerekli kıldığını belirten Dalgakıran, sektörlerin yalnızca mevcut üretim kapasiteleri üzerinden değil, değişen rekabet koşullarına uyum sağlama yetenekleri açısından da değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Üretimde teknoloji kullanımının artırılması, ölçek ekonomisinin sağlanması, verimlilik odaklı süreçlerin geliştirilmesi ve nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesi, sanayinin geleceği açısından öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
Tekstil sektörü özelinde yapılan değerlendirmelerde de üretimin niteliği ve yöntemlerinin belirleyici olacağına dikkat çeken Dalgakıran, Türkiye’nin sanayi alanındaki birikimini koruyarak geliştirmesi için doğru stratejilerin oluşturulması gerektiğini vurguladı. Sektörlerin geleceğine ilişkin kararların yalnızca kısa vadeli gelişmeler üzerinden değil, uzun vadeli hedefler doğrultusunda ele alınmasının önem taşıdığını belirtti.
Türkiye’nin sanayi gücünü sürdürebilmesi için mevcut üretim altyapısının yeni teknolojilerle desteklenmesi ve işletmelerin değişen ihtiyaçlara göre kendilerini yenilemesi gerektiğini ifade eden Dalgakıran, bu süreçte sektörler arasında ortak bir anlayış geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Üretim süreçlerinde verimliliğin artırılması ve kaynakların daha etkin kullanılması, sanayinin rekabet kapasitesini güçlendirecek temel unsurlar arasında bulunuyor.
Dalgakıran, sanayide dönüşümün yalnızca işletmelerin kendi imkânlarıyla yürütebileceği bir süreç olarak görülmemesi gerektiğini de belirtti. Kamu politikaları ile sanayicilerin ihtiyaçlarının birbiriyle uyumlu hale getirilmesinin, sektörlerin karşı karşıya olduğu sorunların çözümüne katkı sağlayacağını ifade etti. Bu nedenle hükümetle iş birliği içinde hareket edilmesi ve sanayinin geleceğine yönelik politikaların sektör temsilcilerinin görüşleri doğrultusunda geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Bir Yıl Sürecek Sanayi Stratejisi Çalışması Yapacağız”
Türk sanayisinin geleceğine yönelik kapsamlı ve uzun vadeli bir çalışma yürütmeyi hedeflediklerini belirten Adnan Dalgakıran, sanayi stratejisinin farklı paydaşların katkısıyla hazırlanması gerektiğini söyledi. Sanayinin karşı karşıya olduğu sorunların yalnızca tek bir kurumun perspektifiyle ele alınmasının yeterli olmayacağını ifade eden Dalgakıran, sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren kuruluşların ortak bir zeminde buluşmasının önemine dikkat çekti.
Bu doğrultuda bir yıl sürecek sanayi stratejisi çalışması gerçekleştirmeyi planladıklarını açıklayan Dalgakıran, sürecin yalnızca İstanbul Sanayi Odası bünyesinde yürütülmeyeceğini belirtti. Sanayiyle ilgili sivil toplum kuruluşlarının da çalışmaya katılmasını hedeflediklerini ifade eden Dalgakıran, geniş katılımlı bir değerlendirme süreciyle sektörün önceliklerinin belirlenmesini amaçladıklarını kaydetti.
Dalgakıran, “Bütün paydaşlarla birlikte bir yıl sürecek bir sanayi stratejisi çalışması yapacağız. Bunu sadece İSO çatısı altında yapmayacağız. Sanayiyle ilgili sivil toplum örgütlerine çağrıda bulunacağız.” ifadelerini kullandı.
Planlanan çalışmanın, Türkiye sanayisinin mevcut durumunun değerlendirilmesi ve geleceğe yönelik hedeflerin ortak bir bakış açısıyla ele alınması açısından önem taşıdığına işaret eden Dalgakıran, farklı sektörlerin deneyimlerinin ve beklentilerinin aynı süreçte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Sanayi kuruluşlarının, meslek örgütlerinin ve ilgili paydaşların katkısıyla yürütülecek bir çalışmanın, sektörel ihtiyaçların daha kapsamlı biçimde ortaya konulmasına zemin hazırlayabileceğini belirtti.
Sanayide dönüşümün yalnızca yeni teknolojilerin kullanılmasından ibaret olmadığını ifade eden Dalgakıran, bu sürecin aynı zamanda güçlü bir iş birliği ve organizasyon kültürü gerektirdiğine dikkat çekti. Kurumlar arasında koordinasyonun sağlanması, ortak hedeflerin belirlenmesi ve üretim süreçlerinin uzun vadeli bir perspektifle ele alınması, sanayinin geleceğini şekillendiren unsurlar arasında yer alıyor.
Türkiye’nin üretim kapasitesini geliştirmesi ve küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşması için sanayicilerin ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesinin önemini vurgulayan Dalgakıran, değişimin ancak kararlı ve planlı bir yaklaşımla mümkün olabileceğini ifade etti. Sanayinin geleceğine yönelik çalışmaların somut hedeflerle desteklenmesi ve paydaşların bu hedefler doğrultusunda birlikte hareket etmesi gerektiğine işaret etti.
Toplantıda dile getirdiği değerlendirmelerle sanayide yeni bir düşünce ve üretim anlayışına duyulan ihtiyaca dikkat çeken Dalgakıran, Türkiye’nin üretim gücünün doğru stratejiler ve ortak çalışmalarla daha ileri bir noktaya taşınabileceğini belirtti. Sanayicilerin üretime, yeniliğe ve dönüşüme odaklanmasının ülke ekonomisi açısından önem taşıdığını vurgulayan Dalgakıran, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Sanayinin ışıkları da sabaha kadar yanarsa Türkiye bambaşka bir yere doğru gider.”




