Yapay zeka teknolojilerinin kurumlar tarafından benimsenmesi küresel ölçekte hız kazanırken, şirketlerin karşılaştığı en önemli sorunlardan biri deneme ve pilot uygulamalardan gerçek anlamda ölçeklenebilir sistemlere geçiş olarak öne çıkıyor. AMD desteğiyle hazırlanan yeni IDC raporu, işletmelerin %83’ünün 10’dan az yapay zeka senaryosu çalıştırdığını ortaya koyuyor. Bu tablo, kurumların önemli bölümünün yapay zeka dönüşümünün henüz ilk aşamalarında olduğunu gösteriyor. Gelecekte daha bağımsız karar verebilen “Ajan Yapay Zeka” (Agentic AI) sistemlerine geçiş yapmaya hazırlanan şirketlerin ise yatırımlarını yalnızca teknoloji kapasitesi üzerinden değil, doğrudan iş sonuçları ve yatırım getirisi (ROI) üzerinden değerlendirmesi gerekiyor. Bu süreçte CPU ve GPU’ların birlikte çalıştığı, yüksek performanslı ve açık ekosistemlere dayalı altyapılar önem kazanıyor.

Denemeden Ölçeklenebilir Yapıya Geçiş

Yapay zekanın benimsenmesi her geçen gün yaygınlaşsa da teknolojiyi kurum genelinde ölçeklendirmek, işletmeler için daha karmaşık bir süreç olarak ortaya çıkıyor. Özellikle otonom hareket edebilen “Ajan Yapay Zeka” sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte yapay zeka, yalnızca deneysel bir teknoloji olmaktan çıkarak şirketlerin büyüme stratejilerinin merkezine yerleşiyor.

AMD’nin öngörülerine göre, 2026 yılında küresel yapay zeka işlem kapasitesinin %60’tan fazlasının model eğitimi (training) yerine çıkarım (inference) süreçlerinde kullanılması bekleniyor. Ancak kurumların mevcut BT altyapıları, yapay zeka kullanımındaki bu hızlı artışın gerektirdiği kapasite ve esnekliği karşılamakta zorlanıyor.

Kurumların Ölçeklenme Sorununu IDC Verileri Ortaya Koyuyor

AMD sponsorluğunda IDC tarafından gerçekleştirilen ve “İş Etkisi için Yapay Zeka Altyapısı” başlığını taşıyan araştırma, şirketlerin yapay zeka yatırımlarında karşılaştığı temel sorunlara ilişkin önemli veriler sunuyor.

Araştırmaya göre işletmelerin %83’ü aynı anda 10’dan az yapay zeka kullanım senaryosu yürütüyor. Bu durum, kurumların büyük bölümünün henüz yapay zekayı işletme genelinde yaygınlaştırma aşamasına ulaşamadığını gösteriyor.

Yapay zeka yatırımlarının iş sonuçlarına etkisinin ölçülmesi konusunda da benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Kurumların yalnızca %21,7’si kapsamlı bir yatırım getirisi (ROI) analizi gerçekleştirirken, %22,2’si yapay zeka yatırımlarının iş hedefleriyle uyumunu doğruluyor.

Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise geleceğin önemli teknoloji başlıklarından biri olarak görülen Ajan Yapay Zeka konusunda ortaya çıkıyor. Organizasyonların %75’inden fazlasının, bu sistemlerin kullanım alanlarına ilişkin henüz net bir vizyona sahip olmadığı görülüyor.

Yapay Zeka Altyapısında CPU ve GPU Birlikteliği Öne Çıkıyor

Yapay zeka iş yüklerinin artmasıyla birlikte BT yöneticileri; enerji tüketimi ve soğutma kapasitesi, yükselen maliyetler ve giderek daha karmaşık hale gelen veri yönetimi gibi kritik sorunlarla karşı karşıya kalıyor.

53 milyar dolarlık pazarda 30 milyon TL ek yatırım
53 milyar dolarlık pazarda 30 milyon TL ek yatırım
İçeriği Görüntüle

Ajan Yapay Zeka sistemlerinin geniş ölçekte kullanılabilmesi, yapay zekanın yalnızca işlemci gücü üzerinden değil, veri merkezi genelinde ele alınması gereken bir sistem konusu olduğunu ortaya koyuyor. GPU’lar yoğun matematiksel işlemler açısından kritik rolünü korurken, tek başına bütün iş yüklerini karşılamaları mümkün olmuyor.

Vektör veri tabanlarının sorgulanması, orkestrasyon sistemlerinin çalıştırılması ve kurumsal uygulamalarla entegrasyon gibi süreçlerde yüksek çekirdek yoğunluğu, düşük gecikme ve yüksek bellek bant genişliği sunan sunucu CPU’ları önemli bir rol üstleniyor. Bu nedenle geleceğin kurumsal yapay zeka altyapısında CPU ve GPU’ların birbirinden bağımsız sistemler olarak değil, yüksek performanslı ve bütünleşik bir yapı içerisinde çalışması bekleniyor.

IDC araştırması da bu yaklaşımın kurumlar açısından önemini doğruluyor. Araştırmaya göre işletmelerin %77’si, operasyonları sadeleştirmek ve performansın daha öngörülebilir olmasını sağlamak amacıyla donanım ve yazılım uyumuna, yani aynı CPU ve GPU platformlarının birlikte kullanılmasına büyük önem veriyor.

Avrupa Pazarında Açık Ekosistemler Önem Kazanıyor

Avrupa başta olmak üzere regülasyonların, veri egemenliği gerekliliklerinin ve sürdürülebilirlik kriterlerinin öne çıktığı pazarlarda şirketler daha esnek ve açık platformlara yöneliyor. Açık ekosistemler, kurumların farklı teknoloji çözümlerini bir arada kullanabilmesine imkan tanırken, tek bir donanım veya teknoloji sağlayıcısına bağımlılık riskini de azaltıyor.

Yapay zeka yatırımlarını pilot uygulama seviyesinden çıkararak sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir yapıya dönüştürmek isteyen işletmeler için üç temel yaklaşım öne çıkıyor:

  1. Ölçülebilir iş hedefleri: Her yapay zeka projesinin, yatırım getirisiyle desteklenen ve somut biçimde ölçülebilen iş sonuçlarına bağlanması gerekiyor.
  2. Stratejik altyapı planlaması: Yeni nesil Ajan Yapay Zeka uygulamalarını destekleyecek altyapıların bulut, veri merkezi ve uç (edge) ortamlarında yüksek performans ve süreklilik sağlayacak şekilde planlanması önem taşıyor.
  3. İlk aşamadan itibaren yönetişim: Veri kontrolleri, güvenlik uygulamaları ve model testleri gibi yönetişim süreçlerinin projenin sonuna bırakılmadan başlangıç aşamasında tasarlanması gerekiyor. Böylece güvenlik ve uyumluluk gereklilikleri, yapay zeka projelerinin hızını kesen bir unsur olmaktan çıkarılarak sürecin doğal bir parçası haline getirilebiliyor.

Yapay zekanın kurumsal hayatta daha geniş bir kullanım alanı kazanmasıyla birlikte önümüzdeki dönemin temel gündeminin yalnızca daha güçlü modeller geliştirmek değil, bu modelleri güvenli, verimli ve sürdürülebilir biçimde ölçeklendirebilecek altyapıları kurmak olması bekleniyor.