Tekstil sektörünün küresel ölçekteki en önemli ticaret platformlarından biri haline gelen Texhibition İstanbul, bu yıl 9. kez kapılarını açtı. 40 bin metrekarenin üzerindeki fuar alanında düzenlenen organizasyon, 500’e yakın firmayı ve 125’ten fazla ülkeden alıcıyı bir araya getirerek sektörün nabzını tuttu.
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) organizasyonuyla gerçekleşen fuar, İstanbul Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlıyor. Kumaştan ipliğe, teknik tekstilden inovatif yüzey çözümlerine kadar geniş bir ürün yelpazesi sunan fuar, hem üreticileri hem de küresel alıcıları aynı çatı altında buluşturuyor.
“Dört Yıl Önce Ortaya Koyduğumuz İrade Bugün Somut Bir Göstergedir”
Fuarın açılışında mikrofonlarımıza değerlendirmelerde bulunan Mustafa Gültepe, organizasyonun sektör adına taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. “Sabah fuarımızın açılışını gerçekleştirdik. Geçtiğimiz Şubat ayında IFCO’nun açılışını yapmıştık, bugün ise Texhibition İstanbul'un dokuzuncusunu düzenliyoruz. Dört yılı aşkın süredir kararlılıkla sürdürdüğümüz bu organizasyon, dört yıl önce ortaya koyduğumuz iradenin bugün somut bir göstergesi haline geldi” diyen Gültepe, fuarın istikrarlı büyümesine vurgu yaparak, “Şu anda 400’ün üzerinde katılımcı firma yer alıyor ve dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler fuarımıza geliyor” ifadelerini kullandı.
Bölgesel Gelişmeler Ziyaretçi Sayısını Etkiledi
Geçtiğimiz yıl 500 marka ve 25 bin ziyaretçi beklentisiyle kapılarını açtıklarını hatırlatan Gültepe, bu yıl da benzer bir tablo öngördüklerini belirtti. Ancak bölgedeki jeopolitik gelişmelerin fuar trafiğine kısmi etkisi olduğunu ifade etti. “Son dört gün önce komşumuz İran’a yönelik İsrail ve ABD saldırıları nedeniyle bölgedeki seyahat kısıtlamaları bazı olumsuzluklara yol açtı. Bu durumdan kaynaklı yaklaşık yüzde 10 civarında bir düşüş ve iptaller yaşandı” açıklamasında bulundu.
Buna rağmen fuarların çok katmanlı yapısına dikkat çeken Gültepe, organizasyonun yalnızca uluslararası ticaretle sınırlı olmadığını vurguladı: “Fuarların önemli bir özelliği var: Sadece uluslararası değil, yurt içindeki firmaları da bir araya getiriyor. Konfeksiyon üreticileriyle tekstil ve kumaş üreticilerini aynı çatı altında buluşturuyor. Ayrıca sektördeki yenilikler ve inovatif çalışmalar da yerli firmalar tarafından burada yakından takip ediliyor.”
“Anadolu Üretir, İstanbul Fuar Merkezi Olur”
Texhibition’ın yalnızca ticari değil, aynı zamanda stratejik bir vizyonun ürünü olduğunu belirten Gültepe, sektörün mottosunu da hatırlattı: “Bizim bir sloganımız vardı: ‘Anadolu üretir, İstanbul fuar merkezi olur.’ İşte bu organizasyon da bunun somut örneklerinden biri.”
Türk tekstil sektörünün en büyük ihracat pazarı olan Avrupa Birliği’ndeki ekonomik gelişmelere de değinen Gültepe, son dönemdeki toparlanma sinyallerine dikkat çekti.
“Avrupa’daki ekonomik yavaşlama ihracatı doğrudan etkiliyor. Ancak son bir buçuk yılda Avrupa Birliği’nde kısmi bir toparlanma gözlemliyoruz” diyen Gültepe, rekabetçilik konusunun belirleyici olacağını ifade ederek, “Eğer rekabetçilikle ilgili sorunlarımızı biraz daha iyileştirebilirsek, yeniden çift haneli büyüme rakamlarına ulaşabilir, ihracatımızı artırabilir ve Türkiye’ye daha fazla döviz kazandırabiliriz. Bu tür fuarlar da tam olarak bu noktada önemli bir rol üstleniyor.” dedi.


