Nikel Paslanmaz, üç büyük yatırım hamlesiyle hem üretim kapasitesini artırmayı hem de Türkiye’de paslanmaz çelik sektöründe stratejik bir dönüşüm başlatmayı hedefliyor. Sakarya’nın Ferizli ilçesinde kurulacak entegre çubuk üretim tesisi ve planlanan yassı ürün yatırımlarıyla üretim altyapısını güçlendiren şirket, yurt dışındaki yeni servis merkezi yatırımıyla da küresel büyümesini hızlandırmayı planlıyor.

Şirketin büyüme stratejisinin temelinde yatırımların yer aldığını belirten Nikel Paslanmaz Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Yalgın, zorlu ekonomik koşullara rağmen 2026 yılı için yüzde 30 büyüme hedeflediklerini açıkladı. Paslanmaz çelikte uygulanan gümrük vergileri ve antidamping önlemlerine de değinen Yalgın, ham maddeye getirilen yüzde 12’lik verginin ciddi bir maliyet yükü oluşturduğunu, ek uygulamaların ise sanayinin rekabet gücünü daha da zorladığını vurguladı. Türkiye’de entegre paslanmaz çelik üretiminin artık stratejik bir gereklilik haline geldiğini ifade etti.

Kocaeli Dilovası ve Sivas’ta iki fabrikayla faaliyet gösteren Nikel Paslanmaz, Türkiye’nin ikinci büyük paslanmaz çelik servis merkezi ve ihracatçıları arasında yer alıyor. Yeni yatırımlarla hem kapasite artırımı hem de uluslararası ölçekte büyüme hedefleniyor.

2025 yılında yaklaşık 200 milyon dolarlık konsolide ciro ve 70 milyon dolarlık ihracata ulaştıklarını belirten Yalgın, bölgedeki gelişmelerin ardından başlayacak yeniden inşa süreçleriyle paslanmaz çeliğe olan talebin artmasını beklediklerini, bunun da büyüme hedeflerini destekleyeceğini söyledi.

“Türkiye’de entegre üretim kaçınılmaz”

Nikel Paslanmaz Çelik Servis Merkezi.jpg
Türkiye’de paslanmaz çeliğin henüz entegre şekilde üretilmediğine dikkat çeken Yalgın, bu alandaki yatırım ihtiyacının kritik olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin paslanmaz çelik tüketiminde dünyada 9’uncu sırada yer aldığını belirten Yalgın, yıllık yaklaşık 700 bin tonluk ithalatın 1 milyon ton seviyesine ulaşması halinde entegre üretim tesisinin ekonomik olarak mümkün hale geleceğini ifade etti. Böyle bir yatırımın tek bir şirket için oldukça büyük olduğuna dikkat çeken Yalgın, sektörün önde gelen oyuncularının bir araya gelmesi gerektiğini vurguladı.

Gümrük ve antidamping baskısı
Paslanmaz çeliğin birçok sektör için temel ham madde olduğunu hatırlatan Yalgın, mevcut vergi ve antidamping uygulamalarının üretici üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Bu maliyetlerin beyaz eşya ve endüstriyel mutfak gibi sektörlerde rekabet gücünü düşürdüğünü, ihracat performansına da olumsuz yansıdığını belirtti. Yalgın’a göre ideal çözüm, gümrük vergilerinin kaldırılması.

Üç önemli yatırım planı
Nikel Paslanmaz’ın yatırım planları üç ana başlıkta toplanıyor. Bunların ilki, Sakarya Ferizli’de yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırımla kurulacak entegre paslanmaz çelik çubuk üretim tesisi. Tesisin 2028 sonunda devreye alınması hedefleniyor.

İkinci yatırım, Dilovası’nda hayata geçirilecek yıllık 40-50 bin ton kapasiteli ve yaklaşık 50 milyon dolar değerindeki yassı paslanmaz çelik soğuk haddeleme tesisi. Bu tesisin ise 2027 sonunda faaliyete geçmesi planlanıyor.

Üçüncü yatırım ise yurt dışına yönelik. İngiltere’nin Burnley bölgesinde yaklaşık 4 milyon dolarlık yatırımla 50 bin ton kapasiteli bir servis merkezi kurulacak. Bu merkez, müşterilere özel ölçü ve yüzey taleplerine hızlı yanıt verecek şekilde hizmet verecek.

Şirket hâlihazırda Londra, Bakü, Almatı ve Üsküp’te depo ve satış organizasyonlarıyla faaliyet gösterirken, bu bölgelerde servis merkezi yatırımlarını artırmayı planlıyor.

İthalat azalıyor, ihracat artıyor
Paslanmaz çelik boru üretiminde önemli bir başarı yakaladıklarını belirten Yalgın, geçmişte tamamen ithal edilen dikişli boru ve profil ürünlerinde ithalatın neredeyse sıfırlandığını söyledi. Sektör genelinde yaklaşık 60 milyon dolarlık ithalatın önüne geçildiğini, hatta üretim fazlasının ihraç edildiğini ifade etti.

Yeni pazar arayışları hızlandı
İhracatta Balkanlar, Kuzey Afrika ve Güney Amerika’nın öne çıktığını belirten Yalgın, özellikle uzun ürün grubunda Güney Amerika’ya yöneldiklerini söyledi. Avrupa pazarında kota ve tarifeler nedeniyle daralma yaşandığını ifade eden Yalgın, geçmişte ihracatın yüzde 80’inin Avrupa’ya yapılırken bu oranın yüzde 20’ye gerilediğini aktardı.

TÜRKONFED Ve İş Bankası İş Birliğinde “İlham Buluşması” Gerçekleşti
TÜRKONFED Ve İş Bankası İş Birliğinde “İlham Buluşması” Gerçekleşti
İçeriği Görüntüle

Brezilya ile başlayan sürecin ABD’ye yapılacak boru ihracatıyla genişleyeceğini belirten Yalgın, Batı Afrika’nın da hedef pazarlar arasında yer aldığını dile getirdi.

“Yatırım yapmazsanız düşersiniz”
Zorlu ekonomik şartlara rağmen yatırımlardan vazgeçmediklerini vurgulayan Yalgın, “Bu iş bisiklet sürmek gibi; durduğunuz anda düşersiniz. Biz de güçlü ekibimize ve tecrübemize güvenerek yatırımlarımıza devam ediyoruz.” dedi.

Finansman en büyük sorunlardan biri
Sanayicilerin en önemli problemlerinden birinin yüksek maliyetli finansmana erişim olduğunu belirten Yalgın, krediye ulaşmanın zorlaştığını ve maliyetlerin arttığını söyledi. Özellikle küçük işletmelerin bu durumdan daha fazla etkilendiğini vurguladı. Ayrıca işçilik maliyetlerinin dolar bazında ciddi şekilde yükseldiğini ve sektörde çalışan başına maliyetin yaklaşık yüzde 40 arttığını ifade etti.

ABD ile İran arasındaki gerilimin tedarik zincirine etkisine de değinen Yalgın, doğrudan bir kesinti yaşanmadığını ancak navlun maliyetlerinin arttığını ve nikel fiyatlarında yükseliş görüldüğünü söyledi. Buna rağmen Türkiye’nin lojistik açıdan avantajlı konumda olduğunu ve ürünlerin ülkeye ulaşmasında ciddi bir sorun yaşanmadığını belirtti.