Türk mücevher sektörünün ihracat odaklı markalarından Piano Jewellery, 60. IJS Istanbul Jewelry Show’da uluslararası alıcılarla bir araya gelerek yeni iş birliklerinin kapısını araladı. 43 ülkeye ihracat yapan marka, küresel pazarlardaki varlığını genişletmeyi hedefliyor.

Kuyumculuk sektöründeki üretim tecrübesini tasarım anlayışıyla birleştiren Piano Jewellery, uluslararası büyüme stratejisi doğrultusunda yeni pazarlara yöneldi. Marka, 60. IJS Istanbul Jewelry Show kapsamında altın ve pırlantalı lüks piercing başta olmak üzere yeni koleksiyonlarını sektör profesyonellerinin beğenisine sundu.

Fuarda mevcut iş ortaklarıyla görüşmelerini sürdüren Piano Jewellery, farklı ülkelerden gelen alıcılarla da yeni ticari bağlantılar ve ihracat fırsatları üzerine temaslarda bulundu.

43 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor

Piano Jewellery Kurucusu Aytaç Kamar, markanın yurt dışındaki faaliyetlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, bugün itibarıyla 43 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini belirtti. Türkiye’de yaklaşık 220, yurt dışında ise 80 satış noktasında faaliyet gösterdiklerini ifade eden Kamar, ihracat ağını yeni coğrafyalarla büyütmeyi amaçladıklarını söyledi.

Markanın farklı bölgelerde farklı ürün gruplarıyla öne çıktığını aktaran Kamar, Avrupa’da altın ve pırlantalı modellerin, Güney Amerika’da ise Piano Luxury piercing grubunun ilgi gördüğünü belirtti. Orta Doğu pazarında daha minimal tasarımların, Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) ülkelerinde ise tasarım odaklı ve daha dikkat çekici modellerin tercih edildiğini kaydetti.

Kamar, Türkiye’nin kuyumculuk alanındaki üretim kabiliyetini ve zanaatkârlık birikimini uluslararası pazarlara taşımaya devam edeceklerini vurguladı.

“Üretim gücünü tasarım ve markayla desteklemeliyiz”

Pazarama ve Türk Hava Yolları iş birliğiyle Miller alışverişe dönüşüyor
Pazarama ve Türk Hava Yolları iş birliğiyle Miller alışverişe dönüşüyor
İçeriği Görüntüle

Türk kuyumculuk sektörünün üretim kapasitesi, ustalık geleneği ve ürün çeşitliliği açısından önemli bir avantaja sahip olduğunu belirten Aytaç Kamar, küresel rekabette bu gücün marka ve tasarımla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.

Kamar, sektörün daha fazla uluslararası marka ortaya çıkarması, Türk tasarım gücünün dünya pazarlarında daha görünür hale gelmesi ve tüketiciye doğrudan ulaşabilen markaların çoğalması gerektiğini ifade etti.

Sektörün mevcut koşullarına da değinen Kamar; yüksek altın fiyatları, finansmana erişimdeki güçlükler ve iç pazardaki daralmanın kuyumculuk sektörü açısından önemli gündem maddeleri olduğunu söyledi. Altın ithalatına yönelik kotanın ise üreticilerin ham maddeye erişimi ve maliyetleri üzerinde ek bir baskı yarattığını belirtti.

Gençlerin mücevher alışkanlıkları değişiyor

Altın fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra tüketici alışkanlıklarındaki değişimin mücevher sektöründe yeni eğilimleri beraberinde getirdiğini belirten Kamar, özellikle genç tüketicilerin daha düşük gramajlı, günlük kullanıma uygun ve kişiselleştirilebilen ürünlere yöneldiğini söyledi.

Tasarımın genç tüketiciler açısından giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Kamar, altın ve pırlantalı mücevherlerin yalnızca ekonomik değerleri nedeniyle değil, kişisel stilin bir parçası olarak da tercih edildiğini ifade etti.

Bu dönüşümle birlikte altın ve pırlantalı lüks piercing kategorisinin de geliştiğini belirten Kamar, yeni ürün gruplarının sektöre farklı müşteri profilleri kazandırabileceğini söyledi.

Yeni nesil mücevher kategorilerine yatırım

Piano Jewellery, değişen tüketici beklentileri doğrultusunda ürün gamını da genişletiyor. Markanın koleksiyonları arasında minimal ve pırlantalı tasarımların yanı sıra ear styling, septum piercing ve şahmeran gibi farklı kategoriler bulunuyor.

Farklı taş kesimleri, renkli değerli taşlar ve kişiselleştirilebilir alternatiflerle koleksiyonlarını çeşitlendiren marka, tasarım odaklı yaklaşımıyla uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmeyi ve yeni coğrafyalarda büyümeyi hedefliyor.