İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, imalat sektöründe faaliyet gösteren firmalara yapay zeka ile dönüşüm çağrısında bulunarak, geleneksel üretim anlayışının artık sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Avdagiç, küresel ölçekte bazı teknoloji devlerinin eski üretim yöntemleriyle çalışan sanayi firmalarını satın alıp yapay zeka ile dönüştürmek üzere 100 milyar dolarlık fonlar oluşturduğuna dikkat çekerek, bunun gelişmekte olan ülkeler için ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti.
İTO tarafından düzenlenen “Dijitalleşme ve Yapay Zeka: Veriden Değer Üretmek” programında konuşan Avdagiç, TÜİK verilerine göre işletmelerde yapay zeka kullanım oranının yüzde 7,5 seviyesinde olduğunu, büyük ölçekli üretim firmalarında ise bu oranın yüzde 20’nin üzerine çıktığını belirtti. Sanayinin yeni dönemde yapay zeka ile yeniden şekilleneceğini dile getiren Avdagiç, düşük teknolojiyle üretim yapan firmaların zorlanacağını, yüksek teknolojiye yönelenlerin ise avantaj elde edeceğini söyledi.
Yapay zekanın küresel ekonomiye katkısının giderek arttığını ifade eden Avdagiç, 2030 yılına kadar bu teknolojinin dünya ekonomisine 15,7 trilyon dolar katkı sağlayacağının öngörüldüğünü aktardı. ABD merkezli teknoloji şirketlerinin veri merkezleri ve altyapıya 2025 yılında 400 milyar doların üzerinde yatırım yaptığını, önümüzdeki 10 yıl içinde bu rakamın 7 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirtti. Ayrıca yapay zekayı yoğun kullanan sektörlerde çalışan başına gelirin üç kat arttığını, bu alanda uzmanlaşan çalışanların ortalama yüzde 56 daha fazla kazandığını ifade etti.
Avdagiç, Türk iş dünyasının yapay zekaya genel olarak olumlu yaklaştığını belirterek, 2025 itibarıyla yapay zeka kullanımının en çok pazarlama ve satış alanında yüzde 46,5 oranında gerçekleştiğini söyledi. Bunu üretim ve hizmet süreçleri, Ar-Ge ve işletme yönetimi gibi alanların takip ettiğini aktardı. Bununla birlikte, yapay zekanın yaygınlaşmasıyla birlikte istihdam kaybı, rekabet gücü zayıflığı, teknolojiye erişim farklılıkları, siber güvenlik riskleri ve regülasyon belirsizlikleri gibi bazı endişelerin de gündeme geldiğini ifade etti.
İTO’nun 2018 yılından bu yana dijitalleşme ve yapay zeka alanında önemli adımlar attığını hatırlatan Avdagiç, SoftITO, Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi ve Teknopark İstanbul gibi yapılarla güçlü bir teknoloji ekosistemi oluşturduklarını belirtti. 2026 yılında 800 bin üye ile iş dünyasında yapay zekayı daha yaygın hale getirmeyi hedeflediklerini de sözlerine ekledi.
Programda ayrıca İTO’nun yapay zeka destekli dijital danışmanı “Prof. İTOAI” de bir sunum gerçekleştirdi. Yapay zekayı “sunulan veriyi yansıtan dijital bir ayna” olarak tanımlayan Prof. İTOAI, doğru veri ve vizyonla bu teknolojinin güçlü stratejiler üretilebileceğini ifade etti. Türkiye’nin 2026 yılına 1.188 aktif yapay zeka girişimiyle girdiğini, ancak kurumların yalnızca yüzde 6’sının yerli firmalarla çalıştığını belirterek yerli girişimlere daha fazla destek verilmesi gerektiğini vurguladı.
Prof. İTOAI, iş dünyası için yapay zeka dönüşümünde beş temel adım önerdi: veriyi stratejik bir kaynak olarak görmek, yapay zekayı yönetim süreçlerine entegre etmek, çalışanları bu alanda geliştirmek, insan denetimini sürdürmek ve ekosistemin sunduğu imkanlardan yararlanmak. Ayrıca yapay zekanın hata yapabileceğine dikkat çekerek, bu teknolojinin mutlaka insan kontrolüyle kullanılması gerektiğini ifade etti.



