Makine sektöründen 2025 yılında 28,7 milyar dolar ihracat
Makine sektöründen 2025 yılında 28,7 milyar dolar ihracat
İçeriği Görüntüle

Türkiye’nin gemi, yat ve hizmetleri ihracatı 2025 yılında yüzde 17,4 artış göstererek 2 milyar 243 milyon 952 bin dolara ulaştı. Böylece sektör, bugüne kadarki en yüksek yıllık ihracat seviyesini yakalayarak tarihî bir başarıya imza attı. Ticaret diplomasisi alanında yürütülen yoğun temaslar ve ihracatçılara sağlanan destekler, rekorun temel itici gücü oldu.

Türkiye’nin toplam ihracatı ise 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara yükseldi. Bu sonuçla birlikte Türkiye ihracatı, 2021’den bu yana üst üste beşinci yılda da artış trendini sürdürdü.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, 2025 yılında 26 alt sektörden 18’i ihracatını artırırken, 8 sektörde düşüş kaydedildi. En yüksek artış oranı yüzde 48,8 ile savunma ve havacılık sanayisinde gerçekleşirken, gemi, yat ve hizmetleri sektörü yüzde 17,4’lük yükselişle ikinci sırada yer aldı. Süs bitkileri ve mamulleri sektörü ise yüzde 13,7’lik artışla üçüncü oldu.

Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cem Seven, sektörün 2025 performansına ilişkin değerlendirmesinde, “2025 yılında 2 milyar 243 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirerek sektör tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştık” dedi.

Seven, söz konusu rakama savaş gemileri, tersanelerin yürüttüğü döviz kazandırıcı hizmet faaliyetleri ile serbest bölgelerden yapılan ihracatın dahil olmadığını belirterek, “2025’te neredeyse tüm ürün gruplarında ihracat artışı sağladık. Oransal olarak en yüksek artış feribot ve gezinti tekneleri grubunda yaşandı. Bu kalemde ihracatımız 2024’te 104 milyon dolar seviyesindeyken, 2025’te 221 milyon dolara yükseldi. Yük gemileri ve yat ihracatında da 100 milyon doların üzerinde artışlar kaydedildi” ifadelerini kullandı.

Yat ihracatının son yıllarda istikrarlı bir yükseliş sergilediğine dikkat çeken Seven, “Birkaç yıl önce yaklaşık 100 milyon dolar seviyesinde olan yat ihracatımız, 2025’te 545 milyon dolara ulaştı” dedi.

Sipariş teslim sürelerinin 12 ila 36 ay arasında değiştiğini hatırlatan Seven, yıllık ihracat rakamlarının büyük ölçüde önceki yıllarda alınan siparişlerin teslimlerinden oluştuğunu vurguladı. 2026 yılına ilişkin değerlendirmesinde ise tersanelerin sipariş yoğunluğunun düşük olduğuna işaret ederek, artan işçilik maliyetlerinin uluslararası rekabette sektörü zorladığını ifade etti. Seven, yıl sonu ihracat performansının mevcut siparişlerin ne kadarının yıl içinde teslim edilebileceğiyle doğrudan bağlantılı olacağını belirtti.

Teslimatların ağırlıklı olarak yılın ikinci yarısında gerçekleştiğini aktaran Seven, Türk tersanelerinin özel maksatlı, yüksek katma değerli gemi ve yat projelerinde ürün ve servis kalitesiyle öne çıktığını söyledi. Bakım-onarım faaliyetlerinin ise ihracat istatistiklerine dahil edilmediğini vurguladı.

Döviz kuru, girdi maliyetleri ve finansmana erişimin sektörün rekabet gücünü doğrudan etkilediğini ifade eden Seven, bu konuların sektörün en temel yapısal sorunları arasında yer aldığını belirtti. “Döviz kuru ile işçilik maliyetlerinin paralel artmaması, rekabet gücümüzü her geçen dönem zayıflatıyor” diyen Seven, destek ve teşvik mekanizmalarının sektörün özgün yapısına uygun şekilde kurgulanması gerektiğini dile getirdi.

Yeşil dönüşüm, hibrit ve elektrikli tahrik sistemleri ile çevre regülasyonlarına uyum konusunda Türk tersanelerinin güçlü bir konumda olduğunu vurgulayan Seven, bu alanda birçok ‘ilk’ projeye imza atıldığını söyledi. Küresel ölçekte devreye giren çevre regülasyonlarının yeni bir talep dalgası yarattığını belirten Seven, teknik yeterlilik açısından bu talebi karşılayabilecek düzeyde olduklarını ancak finansman sorunları nedeniyle bazı siparişlerin rakip ülkelere kaydığını ifade etti.