EGİAD Think Tank tarafından hazırlanan “Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir: Üçüz Dönüşüm Çağında İşgücü, Beceriler ve Yeni Fırsatlar” başlıklı rapor, İzmir’de genç işsizliğinin Türkiye ortalamasının 5,3 puan üzerinde olduğunu ortaya koydu. Araştırmada, işgücü piyasasındaki temel sorunlardan birinin nitelikli çalışan eksikliğinin yanı sıra mevcut beceriler ile sektörlerin değişen ihtiyaçları arasındaki uyumsuzluk olduğu belirtildi. Yapay zekâ, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal değişimin istihdama etkilerini inceleyen raporda, İzmir’in üretim ve rekabet gücünü artırmak için altı stratejik politika alanı önerildi.

EGİAD – Ege Genç İş İnsanları Derneği, İzmir’in ekonomik geleceğini ve işgücü piyasasının dönüşümünü ele alan EGİAD Think Tank Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. EGİAD Dernek Merkezi’nde gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, dijitalleşme, yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve toplumsal değişimin kentin üretim yapısı, sektörleri ve istihdam olanakları üzerindeki etkileri değerlendirildi. Araştırmada, İzmir’in ekonomik potansiyelini yeni rekabet koşullarına uyarlayabilmesi için beceri odaklı, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir dönüşüm modeline ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.

EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı’nın ev sahipliğindeki toplantıya, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal Politikalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü ve Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Sayan ile raporun yazarları Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Elif Tunalı Çalışkan ve Doç. Dr. Gülçin Gürel Günal katıldı.

Ege Üniversitesi’nden Doç. Dr. Elif Tunalı Çalışkan ve Doç. Dr. Gülçin Gürel Günal ile Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Işıl Kurnaz tarafından hazırlanan araştırmada, TÜİK ve İŞKUR verilerinin yanı sıra iş dünyası, teknoloji ekosistemi, eğitim kurumları ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı saha çalışmalarından yararlanıldı.

Özhelvacı: “Yalnızca Gündemi Takip Eden Değil, Gündem Oluşturan Bir İş Dünyası Anlayışını Temsil Ediyoruz”

Toplantının açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, derneğin 35 yılı aşan kurumsal geçmişinde bilgi ve veri üretme, kamuoyunu bilgilendirme ve karar alma süreçlerine katkı sunma misyonunu sürdürdüğünü ifade etti. EGİAD’ın 1990 yılında 47 genç iş insanının ortak hedefiyle kurulduğunu hatırlatan Özhelvacı, derneğin bugün 900’ün üzerinde üyesi, yaklaşık 3 bin 500 şirketi ve 200 bin kişilik istihdam gücüyle önemli bir ekonomik ve toplumsal etkiye sahip olduğunu belirtti.

EGİAD’ın yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, düşünce üretme ve çözüm geliştirme kapasitesiyle de öne çıktığını vurgulayan Özhelvacı, genç iş insanlarının sorumluluğunun şirketlerini büyütmekle sınırlı olmadığını söyledi. Kentin sorunlarını anlamanın, geleceğin risklerini öngörmenin ve yeni fırsatlara yönelik çözümler geliştirmenin de iş dünyasının sorumlulukları arasında yer aldığını belirten Özhelvacı, EGİAD Think Tank çalışmalarının bilimsel araştırmalara ve veriye dayalı politika önerilerine odaklandığını kaydetti.

Özhelvacı, “EGİAD olarak yalnızca gündemi takip eden değil, gündem oluşturan; sorunları dile getirmekle yetinmeyip çözüm önerileri ortaya koyan bir iş dünyası anlayışını temsil ediyoruz.” dedi.

Yaratıcı Yıkım Yeni Sektörler ve Fırsatlar Yaratıyor

Dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümü 18. Yönetim Dönemi’nin stratejik öncelikleri arasına aldıklarını belirten Özhelvacı, yapay zekâ ve yeni teknolojilerin iş modellerini, üretim süreçlerini ve rekabet koşullarını köklü biçimde değiştirdiğine dikkat çekti. İktisatçı Joseph Schumpeter’in yaratıcı yıkım kavramının teknolojik gelişmelerle yeniden önem kazandığını ifade eden Özhelvacı, EGİAD’ın bu yaklaşımı İzmir özelinde bilimsel verilerle inceleyen ve somut politika önerileri geliştiren bir çalışma hazırladığını dile getirdi.

Yaratıcı yıkımın yalnızca bazı işlerin ve mesleklerin ortadan kalkması anlamına gelmediğini vurgulayan Özhelvacı, yeni sektörlerin, becerilerin, girişimlerin ve fırsatların da bu dönüşümün parçası olduğunu söyledi. Özhelvacı, “Bugün asıl mesele, bu değişime ne kadar hazırlıklı olduğumuzdur. Çünkü artık şirketler arasındaki rekabet, sermaye ve teknoloji kadar insan kaynağının niteliği ve yeni becerilere uyum sağlama kapasitesi üzerinden şekilleniyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İzmir’de Genç İşsizlik Oranı Türkiye Ortalamasını Aşıyor

Araştırmada yer verilen 2024 yılı işgücü verilerine göre, İzmir’de 15-24 yaş grubundaki işsizlik oranı yüzde 21,3 olurken Türkiye genelinde bu oran yüzde 16 olarak kaydedildi. Böylece İzmir’deki genç işsizlik oranı ülke ortalamasının 5,3 puan üzerine çıktı. İzmir’de gençlerin işgücüne katılım oranının yüzde 52 ile Türkiye ortalamasını aşması ise çalışma hayatına katılım isteğine rağmen istihdam olanaklarına erişimde sorunlar yaşandığını gösterdi.

Raporda, genç istihdamının geliştirilmesi için yalnızca yeni iş alanları oluşturmanın yeterli olmayacağı; gençlerin becerilerinin iş dünyasının ihtiyaçlarıyla eşleştirilmesi, ilk iş deneyimlerinin desteklenmesi ve sektörler arası geçişlerin kolaylaştırılması gerektiği belirtildi.

K A P A K 102008882

Excalibur G915, 20,5 mm İnceliğinde Yüksek Performans Sunuyor
Excalibur G915, 20,5 mm İnceliğinde Yüksek Performans Sunuyor
İçeriği Görüntüle

Özhelvacı, İzmir’deki temel sorunun genel bir beceri yetersizliğinden çok, sektörlerin değişen ihtiyaçları ile mevcut yetkinlikler arasındaki uyumsuzluk ve fırsatlara erişimdeki eşitsizlikler olduğunu ifade etti. İşverenlerin nitelikli çalışan bulmakta zorlanması ile iş arayanların uygun işlere ulaşamamasının aynı yapısal sorunun farklı yansımaları olduğuna dikkat çekti.

Özhelvacı, “İzmir’de birçok sektörde işler bütünüyle ortadan kalkmaktan çok biçim değiştiriyor. Dolayısıyla mevcut çalışanlarımıza yeni beceriler kazandırmak ve doğru becerileri doğru işlerle buluşturmak zorundayız.” dedi. Gençlerin ve kadınların yeni ekonomik fırsatlara erişiminin önemini vurgulayan Özhelvacı, kalıcı kalkınmanın fırsatlara erişimin genişletilmesiyle mümkün olacağını belirtti.

İzmir’in Öne Çıkan Sektörlerinde Beceri İhtiyaçları Değişiyor

Araştırmada, İzmir’in üretim ve istihdam yapısında önemli yer tutan imalat sanayi, ticaret, ulaştırma ve depolama ile konaklama ve yiyecek hizmetleri sektörlerinde mesleklerin tamamen ortadan kalkmasından çok, görev tanımlarının ve ihtiyaç duyulan becerilerin değiştiği ortaya konuldu.

Giyim eşyaları ve gıda ürünleri imalatı ile kara taşımacılığı ve boru hattı taşımacılığında yeniden beceri kazanma ihtiyacının öne çıktığı belirtildi. Otomasyon, dijital takip, kalite kontrol, kaynak verimliliği, yeşil üretim ve sürdürülebilir lojistik alanlarındaki yetkinliklerin önem kazandığı ifade edildi. Eğitim ve insan sağlığı hizmetleri ise insan kaynağı kapasitesi ve insan merkezli çalışma yapıları nedeniyle İzmir açısından stratejik fırsat alanları arasında gösterildi.

Raporda, mevcut eğitim düzeyinin geleceğin işgücü ihtiyaçlarını karşılamak için tek başına yeterli olmadığına dikkat çekilerek dijital, yeşil ve sosyal becerilerin sürekli geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.

Saha Araştırması İş Dünyası ve Teknoloji Ekosistemini Kapsadı

EGİAD Think Tank araştırmasında nicel veri analizlerinin yanı sıra işgücü piyasasının arz ve talep taraflarını değerlendiren saha çalışmaları da gerçekleştirildi. Bu kapsamda 40 iş insanı, 20 teknopark, teknoloji transfer ofisi ve teknoloji merkezi temsilcisi ile 9 sivil toplum kuruluşu ve eğitim kurumunun katılımıyla odak grup görüşmeleri yapıldı.

Görüşmelerde işletmelerin yeni beceri ihtiyaçları, dijital ve yeşil dönüşüme uyum kapasiteleri, nitelikli çalışanlara erişimde karşılaşılan güçlükler ve gençlerin iş hayatına geçiş süreçleri ele alındı. Bulgular, İzmir’de eğitim ve istihdam alanında yürütülen çalışmaların ortak bir strateji doğrultusunda bütünleştirilmesinin önemini ortaya koydu.

İzmir’in İstihdam Geleceği İçin Altı Stratejik Öneri

Raporda, İzmir’in dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümü fırsata çevirebilmesi amacıyla altı temel politika alanı belirlendi.

İlk olarak, işgücü piyasasındaki mevcut ve gelecekteki beceri ihtiyaçlarının izlenmesi amacıyla İzmir Beceri Bilgi Platformu üzerinden veri temelli bir öngörü ve erken uyarı sistemi kurulması önerildi. Böylece sektörlerin ihtiyaç duyduğu yetkinliklerin belirlenmesi ve bilgilerin eğitim kurumlarıyla iş dünyası arasında paylaşılması hedeflendi.

İkinci politika alanında, sektörlerin farklılaşan ihtiyaçlarına uygun beceri haritalarının hazırlanması, çalışanların yeniden beceri kazanma süreçlerinin desteklenmesi ve meslekler arası geçişlerin kolaylaştırılması gerektiği belirtildi.

Üçüncü olarak, gençlerin ilk iş deneyimlerini destekleyecek mikro stajlar ve kısa süreli proje görevlerini kapsayan İzmir Kariyer Başlangıç Programı önerildi. Çalışma hayatından uzak kalan kadınlar ve dönüşüm baskısı altındaki çalışanlar için de beceri geliştirme ve kariyer geçiş mekanizmalarının oluşturulması istendi.

Dördüncü öneri, bireylerin eğitim, proje, gönüllülük ve iş deneyimleriyle kazandıkları yetkinlikleri görünür kılacak Dijital Beceri Pasaportu uygulaması oldu. Bu sistemle becerilerin doğrulanabilir ve farklı iş alanlarında kullanılabilir hale getirilmesi amaçlandı.

Beşinci politika alanında, işletmelerin çalışanlarının beceri profillerini belirlemesi, gelecekteki insan kaynağı ihtiyaçlarını planlaması ve staj, beceri kampları ile uygulamalı öğrenme programlarını yaygınlaştırması önerildi.

Son olarak kamu, özel sektör, üniversiteler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasında kalıcı iş birliği mekanizmalarının kurulması, ortak bir beceri dilinin geliştirilmesi ve veri paylaşımının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

“İzmir’in İhtiyacı Sürdürülebilir Bir Dönüşüm Ekosistemi”

İzmir’in sanayi altyapısı, hizmet ekonomisi, üniversiteleri ve girişimcilik potansiyelinin önemli avantajlar sunduğunu belirten Özhelvacı, bu birikimin kalıcı rekabet gücüne dönüşmesinde insan kaynağının belirleyici olacağını söyledi.

Özhelvacı, “İzmir’in gelecekteki başarısı, teknolojiyi ne kadar hızlı benimsediğinden çok, bu teknolojiyi kullanabilecek insan kaynağını ne kadar hızlı geliştirebildiğine bağlı olacak. İzmir’in ihtiyacı birbirinden bağımsız, geçici çözümler değil; kamu, üniversite, iş dünyası ve sivil toplumun ortak aklıyla oluşturulacak, veriye dayalı ve sürdürülebilir bir dönüşüm ekosistemidir.” ifadelerini kullandı. EGİAD olarak bu ekosistemin gelişimine katkı sunmaya hazır olduklarını da sözlerine ekledi.

Yapay Zekâ Mesleklerin Yapılış Biçimini Değiştiriyor

Raporda, yapay zekâ ve otomasyonun etkilerinin yalnızca bazı mesleklerin ortadan kalkması üzerinden değerlendirilmesinin yetersiz olduğu belirtildi. Teknolojik gelişmelerin mevcut mesleklerin görev tanımlarını, üretim süreçlerini ve iş modellerini yeniden şekillendirdiğine dikkat çekildi.

Rutin işlerin otomasyonla dönüşmesiyle analitik düşünme, problem çözme, yaratıcılık, dijital okuryazarlık ve sürekli öğrenme becerilerinin daha fazla önem kazandığı ifade edildi. Çalışanların yalnızca mevcut meslekleri üzerinden değil, farklı sektörlerde ve görevlerde kullanabilecekleri beceriler doğrultusunda değerlendirilmesinin geleceğin istihdam politikaları açısından kritik olduğu kaydedildi.

EGİAD Raporun Önerilerini Ankara ve İzmir’de Karar Vericilerle Paylaşacak

Özhelvacı, raporun tamamlanmasını bir sonuçtan çok, politika önerilerinin hayata geçirilmesine yönelik yeni bir sürecin başlangıcı olarak değerlendirdiklerini belirtti. Önceki yıllarda hazırladıkları bir raporun Orta Vadeli Program’a (OVP) girdiğini hatırlatan Özhelvacı, yeni araştırmanın bulgularını ve önerilerini de ulusal ve yerel düzeyde karar vericilerin gündemine taşımayı hedeflediklerini söyledi.

Bu kapsamda 3-4 Kasım tarihlerinde Ankara’ya ziyaret gerçekleştirmeyi planladıklarını açıklayan Özhelvacı, Cumhurbaşkanlığı, TBMM, ilgili bakanlıklar ve siyasi partilerle yapılması planlanan görüşmelerde raporun temel bulgularını paylaşmayı amaçladıklarını ifade etti. Ayrıca 10 Kasım öncesinde Anıtkabir’i ziyaret etmeyi planladıklarını kaydetti.

İzmir’de ise Büyükşehir Belediyesi, İl Millî Eğitim Müdürlüğü, kamu kurumları, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası ve diğer meslek kuruluşlarıyla bir araya gelerek raporu paylaşacaklarını belirten Özhelvacı, üniversiteler, teknoloji geliştirme bölgeleri ve araştırma merkezleriyle iş birliğini güçlendirmek istediklerini dile getirdi.

EGİAD’ın amacının mevcut kurumların çalışmalarına alternatif oluşturmak değil, bu çalışmaları ortak hedefler doğrultusunda buluşturmak olduğunu vurgulayan Özhelvacı, İzmir’in geleceğinin kurumların birlikte yaratacağı etkiyle şekilleneceğini ifade etti.

Akademi ve İş Dünyası İş Birliği Vurgusu

Araştırmanın hazırlanmasında emeği geçen Doç. Dr. Elif Tunalı Çalışkan, Doç. Dr. Gülçin Gürel Günal ve Doç. Dr. Işıl Kurnaz’a teşekkür eden Özhelvacı, bilimsel bilginin iş dünyasının deneyimi ve sivil toplumun harekete geçirme kapasitesiyle buluşmasının önemini vurguladı. Özhelvacı, üniversite, sanayi ve sivil toplum iş birliğinin somut sonuçlar üreten stratejik bir çalışma modeli olması gerektiğini belirtti.

Toplantıda değerlendirmelerde bulunan TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Sayan da yaratıcı yıkım sürecinin Türkiye’nin uzun vadeli ekonomik büyümesi ve uluslararası rekabet gücü açısından önemine dikkat çekti. Türkiye’de ekonomik gündemin çoğunlukla kısa vadeli sorunlar etrafında şekillendiğini belirten Sayan, teknolojik dönüşüm, verimlilik ve inovasyon gibi uzun vadeli kalkınmayı belirleyen konuların daha kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.

Sayan, “Dünyada bu tartışmalar yoğun biçimde yürütülürken Türkiye’nin daha fazla gecikmeden bu sürece katılması gerekiyor. Bu kadar ciddi ve nitelikli bir raporu hazırladığı için EGİAD’a teşekkür ediyorum.” dedi. Türkiye’nin orta gelir tuzağından çıkabilmesi için yüksek katma değerli üretime ve ihracata yönelmesi gerektiğini vurgulayan Sayan, dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümün birlikte değerlendirilmesinin önemini ifade etti.

Raporun yazarlarından Doç. Dr. Elif Tunalı Çalışkan ise teknoloji yatırımlarının insan kaynağının geliştirilmesiyle birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti. İşletmelerin nitelikli çalışan bulmakta zorlanırken iş arayanların da uygun istihdam olanaklarına erişememesinin beceri uyumsuzluğunu ortaya koyduğunu söyleyen Çalışkan, sürekli öğrenme ve yeni yetkinlikler kazanmanın önemine dikkat çekti. İzmir’de eğitim kurumları, iş dünyası ve diğer paydaşları buluşturan bütüncül bir beceri ekosistemine ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Doç. Dr. Gülçin Gürel Günal da araştırmanın İzmir işgücü piyasasının dijital, yeşil ve toplumsal dönüşüme hazırlık düzeyini ortaya koymayı amaçladığını ifade etti. İzmir’de gençlerin işgücüne katılım oranının yüksek olmasına rağmen genç işsizliğinin Türkiye ortalamasını aşmasının beceriler ile istihdam olanakları arasında uyumsuzluğa işaret ettiğini belirten Günal, özellikle dönüşüm baskısı altındaki sektörlerde çalışanların yetkinliklerinin güncellenmesi ve gelecekteki insan kaynağı ihtiyaçlarına yönelik hazırlık yapılması gerektiğini vurguladı.