Bakan Kacır, Türkiye Bilim İletişimi Zirvesi’nin her yıl farklı bir üniversitenin ev sahipliğinde düzenleneceğini açıkladı. Bilimsel bilginin toplumla buluşmasını desteklemek amacıyla TÜBİTAK Bilim İletişimine Katkı Ödülleri’nin de hayata geçirileceğini duyurdu. Bakan Kacır, Bilim ve Toplum Destek Programları Proje Teşvik Ödülleri ile Bilim İletişimine Katkı Ödüllerini sahiplerine takdim etti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye Bilim İletişimi Zirvesi’nin her yıl farklı bir üniversitenin ev sahipliğinde gerçekleştirileceğini belirterek bu sayede bilim iletişimi çalışmalarının ülkenin dört bir yanına yayılacağını ifade etti. Üniversitelerin bilgi birikimi ve şehirlerin potansiyeliyle yeni iş birliklerinin geliştirilmesinin hedeflendiğini kaydeden Kacır, bilimsel bilginin toplumla buluşmasına katkı sağlayan kişi ve kuruluşları teşvik etmek amacıyla TÜBİTAK Bilim İletişimine Katkı Ödülleri’nin de başlatılacağını açıkladı. Bakan Kacır, gelecek yıldan itibaren Türkiye genelinden başvuruların kabul edileceği programla başarılı ve özgün çalışmaları desteklemeyi, iyi uygulamaların yaygınlaşmasını sağlamayı amaçladıklarını dile getirdi.

TÜBİTAK tarafından yürütülen ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ev sahipliğinde Ankara’daki ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen 1. Türkiye Bilim İletişimi Zirvesi’ne katılan Bakan Kacır, program öncesinde Bilim ve Teknik dergisinin 60 yıllık yayıncılık geçmişini yansıtan “60 Yıl, 60 Kapak” sergisini ziyaret etti. Serginin ardından zirvenin açılışını gerçekleştiren Kacır, bilim iletişiminin önemi ve Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İnsanlığın bilgi birikimi bilimsel merakla şekillendi
İnsanlığın medeniyet yolculuğunun bilinmeyeni keşfetme arzusu, hakikati arama çabası ve sürekli ilerleme hedefiyle şekillendiğini belirten Bakan Kacır, bilim insanlarının gökyüzünün sırlarını çözmekten doğayı anlamaya, insanlığın karşılaştığı sorunlara çözüm üretmekten yeni keşifler gerçekleştirmeye kadar pek çok alanda ortak bilgi birikimine katkıda bulunduğunu ifade etti. Özellikle son yüzyılda bilimsel araştırmaların hız kazanması ve teknolojik imkânların gelişmesiyle insanlığın evreni anlama ve sorunlara çözüm üretme kapasitesinin daha önce görülmemiş bir seviyeye ulaştığını vurguladı.
Türkiye’de kapsamlı bir bilim ve teknoloji ekosistemi oluşturuldu
Yapay zekâ, biyoteknoloji, kuantum teknolojileri ve uzay araştırmaları gibi alanlardaki gelişmelerin üretimden ekonomiye, eğitimden sağlığa kadar hayatın birçok alanını dönüştürdüğünü kaydeden Kacır, bilimsel bilgi üretimi ve teknolojik yenilik geliştirme kapasitesinin ülkelerin kalkınmasında belirleyici bir rol üstlendiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 23 yılda üniversitelerden araştırma altyapılarına, teknoparklardan Ar-Ge merkezlerine uzanan kapsamlı bir bilim ve teknoloji ekosistemi oluşturulduğunu belirten Kacır, Türkiye kaynaklı yıllık bilimsel yayın sayısının 9 binden 66 bine yükseldiğini açıkladı. Türkiye’nin dünyada en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler sıralamasında 22’nci sıradan 13’üncü sıraya çıktığını aktaran Kacır, yerli patent başvurularının 2002’de 414 iken geçen yıl 11 bin 394’e ulaştığını bildirdi. Türkiye’nin yerli patent başvurularında dünya genelinde 10’uncu sırada bulunduğunu ve kadın buluşçu oranında dünyada ilk sırada yer aldığını ifade etti.
Teknopark sayısı 2’den 115’e yükseldi

Üniversitelerde üretilen bilginin yalnızca akademik yayınlarla sınırlı kalmaması, yenilikçi ürün ve hizmetlere dönüşerek ekonomik ve toplumsal fayda sağlamasının önemine değinen Kacır, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendiren teknoparkların sayısının son 23 yılda 2’den 115’e çıkarıldığını belirtti.
Sağlık teknolojileri, mikroelektromekanik sistemler (MEMS), nanomalzemeler ve optik gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren 12 ulusal araştırma altyapısının da stratejik teknolojilerde özgün bilgi ve teknoloji geliştirme kapasitesini desteklediğini kaydetti.
9 bin 600 projeye 8,3 milyar liralık destek
TÜBİTAK aracılığıyla üniversitelerin, araştırmacıların ve sanayicilerin yenilikçi çalışmalarına destek vermeyi sürdürdüklerini belirten Bakan Kacır, yılın ilk dokuz ayında 188 üniversite ve 2 bin 516 firmanın toplam 9 bin 600 projesine 8,3 milyar lira destek sağlandığını açıkladı. Bilim, araştırma ve inovasyon alanlarında atılan adımların Türkiye’nin son 23 yılda önemli bir dönüşüm geçirmesine katkıda bulunduğunu ifade etti.
Bilimsel düşüncenin toplumun her kesimine ulaşması hedefleniyor
Türkiye’nin savunma sanayisinden otomotiv teknolojilerine ve uzay araştırmalarına kadar pek çok alanda önemli kazanımlar elde ettiğini belirten Kacır, Togg, TÜRKSAT 6A ve insanlı uzay bilim misyonunun bu gelişimin somut örnekleri arasında bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin kendi mühendisleri tarafından geliştirilen bir uzay aracını Ay’a ulaştırmayı hedeflediğini de dile getiren Kacır, bu başarıların kalıcı hâle gelmesi için bilimsel düşüncenin toplumun bütün kesimlerinde karşılık bulması gerektiğini vurguladı.
Gençler Millî Teknoloji Hamlesi’nin güvencesi
Gençlerin Türkiye Yüzyılı’nda Millî Teknoloji Hamlesi’ni hayata geçirmede temel bir rol üstlendiğini belirten Kacır, onların merakını, hayallerini ve üretme isteğini desteklemenin önemine dikkat çekti. 2018’den bu yana düzenlenen TEKNOFEST etkinlikleriyle milyonlarca gencin bilimsel araştırma ve teknoloji geliştirme süreçleriyle buluşturulduğunu aktaran Kacır, Şanlıurfa’da gerçekleştirilen TEKNOFEST Güneydoğu’ya 1 milyon 300 bin kişinin katıldığını hatırlattı.
Türkiye’nin 81 ilinde kurulan 132 DENEYAP Teknoloji Atölyesi aracılığıyla çocuklara ve gençlere erken yaşlardan itibaren uygulamalı bilim ve teknoloji eğitimi verildiğini belirten Kacır, Millî Teknoloji Atölyelerinin de gençlerin fikirlerini somut projelere dönüştürmelerine olanak sağladığını ifade etti.
Bilimsel bilgi herkes için anlaşılır ve erişilebilir hâle getiriliyor
Bilim söyleşileri, bilim fuarları, popüler bilim yayınları ve bilim merkezleri aracılığıyla bilimsel bilginin geniş kitlelere ulaştırıldığını belirten Kacır, bugüne kadar yaklaşık yarım milyon gencin uzmanlarla buluşturulduğunu ve 150 bin öğrencinin projelerini bilim fuarlarında sergilediğini söyledi.
Bilim ve Teknik, Bilim Çocuk ve Meraklı Minik dergilerinin bu yıl yaklaşık 3 milyon baskıya ulaşmasının beklendiğini aktaran Kacır, 528 popüler bilim yayınıyla da milyonlarca vatandaşa erişildiğini kaydetti. Türkiye genelinde bugüne kadar 22,5 milyon kişinin ziyaret ettiği 45 bilim merkezinin vatandaşlara bilimi deneyimleme ve keşfetme imkânı sunduğunu belirten Kacır, hedeflerinin çocukların ve gençlerin yalnızca bilimsel gelişmeleri takip etmeleri değil, yeni keşiflere öncülük etmeleri olduğunu dile getirdi.
“Bilim, ancak toplumla buluştuğunda kalıcı bir değere dönüşür”
Bilimsel bilginin topluma aktarılmasının önemini vurgulayan Bakan Kacır, laboratuvarlarda ve araştırma merkezlerinde üretilen bilgilerin herkesin anlayabileceği bir dille paylaşılması sayesinde bilimsel çalışmaların toplumsal etkisinin artırılabileceğini söyledi.
Dijital teknolojilerin bilgiye erişimi kolaylaştırırken doğrulanmamış iddiaların ve yanıltıcı içeriklerin hızla yayılmasına da zemin hazırladığını belirten Kacır, araştırmalara göre asılsız haberlerin doğru haberlere kıyasla yüzde 70 daha fazla yeniden paylaşılabildiğini ve yaklaşık altı kat daha hızlı yayıldığını ifade etti. Bilimsel gerçeklerin yanlış bilgiler karşısında korunmasının hem topluma hem de gelecek nesillere karşı önemli bir sorumluluk olduğunu kaydetti.
Vatandaş bilimi yaklaşımı öne çıkıyor
Bilim iletişiminin yalnızca bilim insanlarından topluma bilgi aktarılması şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kacır, farklı yaş ve meslek gruplarından vatandaşların bilimsel bilgi üretimine katkıda bulunmasını sağlayan vatandaş bilimi yaklaşımının önemine işaret etti.
Bilim insanlarının araştırmalarını ve sonuçlarını anlaşılır biçimde paylaşması, üniversitelerin bilim iletişimini kurumsal sorumluluklarının bir parçası olarak görmesi, kamu kurumlarının bilimsel bilgiye erişimi kolaylaştırması ve medyanın güvenilir bilgiyi geniş kitlelere ulaştırması gerektiğini ifade eden Kacır, öğretmenlerin de çocukların sorgulama ve araştırma becerilerinin gelişmesinde önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Vatandaşların gözlem, deneyim ve fikirleriyle araştırmalara katkı sunduğu bir ekosistemin Millî Teknoloji Hamlesi açısından önemli olduğunu vurguladı.
Türkiye Bilim İletişimi Zirvesi iki gün sürecek
Türkiye’de bilim iletişimi alanında bir ilk olma özelliği taşıyan zirvenin TÜBİTAK yürütücülüğünde ve ODTÜ ev sahipliğinde gerçekleştirildiğini belirten Kacır, iki günlük program kapsamında bilim insanlarının, bilim iletişimcilerinin, medya temsilcilerinin, kamu kurumlarının ve farklı disiplinlerden katılımcıların bir araya geldiğini söyledi.
Zirvede vatandaş bilimi, bilim gazeteciliği, yapay zekâ, dijital platformlar, bilimsel dezenformasyonla mücadele, uzay ve kutup araştırmaları, sağlık iletişimi ve afet iletişimi gibi konular ele alınıyor. Ulusal ve uluslararası deneyimlerin paylaşılacağı oturumlarda bilim merkezlerinin ve bilim-toplum destek programlarının toplumsal etkileri de değerlendiriliyor.
“60 Yıl, 60 Kapak” sergisi ziyaretçilerle buluştu
Zirve kapsamında düzenlenen “60 Yıl, 60 Kapak” sergisi, Bilim ve Teknik dergisinin altmış yıllık yayıncılık geçmişini ve Türkiye’de bilim kültürünün gelişimine sağladığı katkıyı gözler önüne seriyor. Derginin farklı dönemlere ait kapaklarından oluşan sergiyle bilim ve teknoloji dünyasında altmış yılda yaşanan dönüşümün ziyaretçilerle paylaşılması amaçlanıyor.
Kacır, zirvede edinilen bilgi ve deneyimlerin, kurulan ilişkilerin ve geliştirilen fikirlerin bilim iletişimini ileriye taşıyacak kalıcı projelere ve iş birliklerine dönüşmesini istediklerini ifade etti.
Bilim ve toplum projelerine teşvik ödülleri verildi
Bilimsel bilgiyi toplumla buluşturan çalışmaların görünür kılınması ve bu alanda emek verenlerin teşvik edilmesi amacıyla zirve kapsamında ilk kez Bilim ve Toplum Destek Programları Proje Teşvik Ödülleri verildi. Doğa uygulamaları, yenilikçi eğitim, bilim fuarları, bilim şenlikleri ve kapsayıcı yaklaşımlar olmak üzere beş kategoride toplumsal etkisi yüksek projeler ödüllendirildi.
Bilim İletişimine Katkı Ödülleri kapsamında ise genç popüler bilim yazarları, popüler bilim yayıncılığı, bilim söyleşileri, Millî Teknoloji Atölyeleri, bilim merkezleri ve öğrenci toplulukları dâhil altı kategoride başarılı çalışmaların ödüllendirilmesi hedefleniyor.
Bilim İletişimi Zirvesi her yıl farklı bir üniversitede düzenlenecek
Bakan Kacır, bilim iletişimi alanında gelecek dönemde hayata geçirilecek iki önemli çalışmayı da duyurdu. Buna göre Türkiye Bilim İletişimi Zirvesi, her yıl farklı bir üniversitenin ev sahipliğinde düzenlenecek. Böylece üniversitelerin akademik birikiminden ve bulundukları şehirlerin potansiyelinden yararlanılarak bilim iletişimi alanındaki iş birliklerinin ülke geneline yayılması sağlanacak.
TÜBİTAK Bilim İletişimine Katkı Ödülleri başlıyor
Bilimsel bilginin toplumla buluşmasına katkıda bulunan kişi, kurum ve kuruluşları daha geniş kapsamda desteklemek amacıyla TÜBİTAK Bilim İletişimine Katkı Ödülleri hayata geçirilecek. Gelecek yıldan itibaren Türkiye genelinden başvurulara açılması planlanan programla özgün ve başarılı bilim iletişimi çalışmalarının desteklenmesi ve örnek uygulamaların yaygınlaştırılması amaçlanıyor.
Bilim ve teknolojinin yüzyılı hedefleniyor
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bilim insanlarının ve araştırmacıların çalışmalarını desteklemeye, bilimin günlük yaşamda daha fazla yer edinmesini sağlayacak adımlar atmaya devam edeceklerini belirten Kacır, Türkiye Yüzyılı’nı bilim ve teknoloji yüzyılına dönüştürmek için gençlerle, bilim insanlarıyla ve toplumun tüm kesimleriyle birlikte çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Ödüller sahiplerini buldu
Zirvedeki konuşmaların ardından TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, Bakan Mehmet Fatih Kacır’a Bilim ve Teknik dergisinin 60’ıncı yılına özel hazırlanan bir hediye takdim etti. Derginin köklü yayın geçmişini simgeleyen ve her biri bir yılı temsil eden 60 minyatür dergiden oluşan set, günün anısına Kacır’a sunuldu.
Hediye takdiminin ardından Bakan Kacır, Bilim ve Toplum Destek Programları Proje Teşvik Ödüllerini kazananlara verdi. Ödül tutarlarını düşük bulduğunu belirten Kacır, TÜBİTAK’ın cömert bir kurum olarak bilindiğini ifade ederek ödül miktarlarının birincilik için 200 bin TL, ikincilik için 150 bin TL ve üçüncülük için 100 bin TL olarak güncellenmesini istedi.
Kacır, Bilim İletişimine Katkı Ödüllerini de sahiplerine takdim etti. Açılış programı, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.




