Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Belçikalı yatırımcılara çağrıda bulunarak, MEXT ile Belçikalı şirketler Flanders Make ve A6K arasında imzalanan anlaşmaların bu yönde somut bir adımı temsil ettiğini kaydetti. Bakan Kacır, Türkiye'de yatırım ve üretim yapmak, teknoloji geliştirmek ve ortaklık kurmak isteyen Belçikalı şirketleri desteklemeye hazır olduklarını belirtti.
Bakan Kacır, Belçika Kraliçesi Mathilde ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımlarıyla gerçekleşen, Belçika-Türkiye Diyaloğu Paneli kapsamında “Sanayi 4.0'dan Sanayi 5.0'a Geçiş ve Belçika-Türkiye için Fırsatlar” oturumuna iştirak etti. Belçika Ekonomik Misyonu ziyaretinin; Türkiye ile Belçika arasındaki iş birliklerini de güçlendireceğine işaret eden Bakan Kacır, konuşmasını şöyle sürdürdü:
REKABET AVANTAJI: Aynı zamanda ileri teknolojiler için küresel rekabet daha da kızışıyor. Bu yeni gerçeklik, üretimin doğasını da dönüştürüyor. Bugün bir sanayi tabanının gücü, giderek daha fazla esnek, dijital, sürdürülebilir ve güvenli bir şekilde üretim yapabilme yeteneğine bağlıdır. Bu yeni çağda rekabet gücü, güçlü üretim kapasitesini dijital teknolojiler, nitelikli insan sermayesi, inovasyon yeteneği ve sürdürülebilir üretim uygulamalarıyla birleştirebilenlerin olacaktır. Türkiye'nin uzun zamandır hazırlandığı gelecek tam olarak budur.
KATMA DEĞERLİ ÜRETİM: Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde uzun vadeli bir vizyonun gerçekleştirme yolunda ilk adımlarımızı attık. Bu noktada teknolojik kapasitelerimizi artırmaya ve ekonomimizi daha fazla katma değer taşıyan ürünleri üretmeye doğru ilerletiyoruz. Bu anlamda tutarlı adımlar attık. Türkiye’nin katma değer üretiminin 2020’lerde 41 milyar dolardan 246 milyar dolara yükseldiğini söylemek mümkün. Türkiye'nin yüksek ve orta-yüksek teknoloji ürünleri yıllık ihracatı aynı dönemde 10 milyar dolardan 112 milyar dolara çıktı. Bugün Türkiye, askeri İHA üretiminde küresel bir lider olup, Avrupa'nın önde gelen ticari araç, güneş paneli, otobüs, ev aletleri, çelik ve ahşap ürünleri üreticileri arasında yer almaktadır.
AVRUPA’DA GÜÇLÜ: Ülkemiz, alüminyum, düz cam, seramik, plastik, motorlu taşıtlar ve rüzgâr türbini bileşenleri gibi önemli sanayi sektörlerinde de Avrupa'da güçlü bir konuma sahiptir. Bu güç, sağlam bir AR-GE ve inovasyon ekosistemi tarafından giderek daha fazla desteklenmektedir. Bugün 1700'den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezi, endüstriyel rekabet gücümüzü güçlendiren çözümler geliştirmektedir. 114 teknoparkta, yaklaşık 13 bin firma yarının teknolojileri üzerinde çalışmaktadır. Güçlü üretim ve inovasyon altyapısı, Türkiye'ye sanayisini daha akıllı, daha yeşil ve daha rekabetçi bir geleceğe taşıma konusunda sağlam bir temel sağlamaktadır
HIT-30: Ayrıca, ülkemizin tarihindeki en büyük ölçekli teşvik programı olan HIT-30, veri merkezleri, yapay zekâ, kuantum altyapısı ve endüstriyel robotlara yönelik stratejik yatırımlar için 4,4 milyar dolarlık bir destek paketi sağlamaktadır. Bizim için dijital dönüşüm sadece gelişmiş teknolojiler, modern altyapı veya yeni yatırım programları ile ilgili değildir. Aynı zamanda insanlarla da ilgilidir. Türkiye, dijital ekonomide başarılı olmak için gerekli dijital becerilere sahip bir toplum inşa etmeye tamamen kararlıdır.
GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON: Ortalama yaşı 35 olan Türkiye, geleceğin teknolojilerine ve endüstrilerine katkıda bulunmaya hazır dinamik bir yetenek tabanına sahiptir. Bu nedenle gençlerimizin yapay zeka, robotik, yazılım, havacılık ve uzay, ileri imalat ve yeşil teknolojilerde uygulamalı deneyim kazanmalarını sağlayan programlara yoğun yatırım yapıyoruz. Bu girişimler arasında dünyanın en büyük havacılık ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST, amiral gemisi platformumuz olarak öne çıkıyor. Gençleri, tasarlamaya, yenilik yapmaya, rekabet etmeye ve fikirlerini gerçek dünya çözümlerine dönüştürmeye teşvik eden, ülke çapında bir teknoloji hareketi haline geldi. Avrupa Birliği'ne üyelik adayı olan Türkiye'nin bu alanda pek çok destek çalışması var. Rekabetçi sektörler Programı kapsamında toplam bütçesi 822 milyon avroyu bulan 105'in üzerinde projeyi destekledik. Bunlar bizim inovasyon kapasitelerimizi ve altyapılarımızı kuvvetlendirmekte kalmıyor. Aynı zamanda Avrupa Birliği'nde sürdürülebilir büyüme ve endüstriyel rekabet noktasında ortağı olmamızı sağlıyor.
VERİ MERKEZLERİ: Türkiye'de, Avrupalı bir takım teknoloji merkezleri var ve sağladıkları destekle sanayilerimizin ve KOBİ’lerimizin teknolojik dönüşümlerinde desteklemiş oluyorlar. Bütün bunlar şunu yansıtıyor; Türkiye, dijital dönüşümde çok önemli bir rol oynuyor. Aynı zamanda endüstrinin rekabet avantajı sağlanmaya destek oluyor. Yine yapay zekanın buradaki önemini yadsıyamayız. Türkiye, yapay zekaya hem hırs hem de sorumlulukla yaklaşmaktadır. Yapay zekanın insanlara hizmet etmesini, ekonomimizi güçlendirmesini ve daha adil, daha güvenli ve daha üretken bir geleceğe katkıda bulunmasını sağlarken, teknolojik yeteneklerimizi geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu anlayışla, özel sektörümüzün, kamu kurumlarımızın, üniversitelerimizin ve araştırmacılarımızın ihtiyaç duyduğu yüksek performanslı bilgi işlem kapasitesini genişletiyoruz. Ayrıca, yapay zeka girişimlerinin çözümlerini ölçeklendirmelerine ve küresel pazarlarda rekabet etmelerine yardımcı olmak için 150 milyon dolarlık bir girişim sermayesi fonu açıkladık.
YAPAY ZEKÂ EYLEM PLANI: Yapay zekayı ülkemiz ve ekonomik ortaklarımız için bir fırsata dönüştürecek yaklaşımlar geliştireceğiz. Temel büyük dil modelleri ve hiper ölçekli şirketlerin devasa veri merkezi yatırımlarının tek başına değer yaratmanın itici gücü olmadığı bir ekosistem kuracağız. Bunun yerine, birleşik yapay zeka yaklaşımları, semantik modeller ve sektöre özgü verilerle zenginleştirilmiş çözümler ve uç bilişim uygulamaları değer yaratma sürecine katkıda bulunacaktır. Bu alanda dost ülkelerle işbirliğimizi güçlendireceğiz.
ÜRETİMİN GELECEĞİ: Üretimin geleceği; teknolojiye güvenen, direnç ve sürdürülebilirliği birleştiren ve endüstriyel kapasitelerini insani yeteneklerle birleştiren ülkelerin olacaktır. Türkiye ve Belçika arasındaki bu iş birliği de aslında ortak vizyonumuzu, ortak güvemizi ve bunları tamamlayan kapasitelerimizi ve yetkinliklerimizi gösterir nitelikte. Bu noktada Türkiye ve Belçika'daki kurumlar arasındaki bu iş birliğinden gurur duyuyorum. Yarı iletken ve nanoelektrik alanında, TÜBİTAK IMEC iş birliği son derece umut vadeden bir platform oluşturmaktadır. Belçika’nın yarı iletkenler ve nano elektronik alanındaki uzmanlığıyla Türkiye'nin büyüyen teknoloji ve mühendislik yeteneklerinin birleşimi, her iki taraf için de yeni fırsatlar yaratabilir. Bir milyondan fazla tüketicinin varlığından bahsediyoruz. Özellikle ticaret serbestisi anlaşmaları kapsamında Avrupa piyasalarını ve Türkiye'yi bir arada düşünecek olursak genç ve nitelikli olan iç gücünün Türkiye'den Belçika'ya sunulabileceğini ve ortak bir inovasyon, üretim ve büyüme platformuna katkıda bulunacağını söylemek de mümkün.
İKİLİ DİYALOG: Türkiye, Avrupa için güvenilir, yetenekli ve tamamlayıcı bir ortak. Türkiye ve Belçika arasındaki daha derin iş birliği, daha geniş bir Avrupa hedefine de hizmet etmektedir. Çünkü Türkiye'nin ihracatının yüzde 43'ü AB'ye giderken, ithalatın yüzde 32’si de Avrupa Birliği'ne yöneliktir. Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacmi 233 milyar dolara ulaşmıştır. Bu rakamlar, sanayi entegrasyonunun derinliğini, değer zincirlerimizin gücünü ve Türkiye ile AB arasında gelişen karşılıklı güveni yansıtmaktadır. Bu nedenle bugünkü diyalog, daha dirençli, sürdürülebilir ve insan merkezli bir Avrupa inşa etme konusundaki ortak taahhüdümüzü yansıtmaktadır. Bugünkü diyalog bu nedenle aslında ortak bir diyalogumuzu da açımızı da yansıtıyor. MEXT ile Belçikalı ortaklar arasındaki bu A6K ve Flanders Make arasındaki bu anlaşma somut bir biçimde attığımız adamın da göstergesi. Altyapı ve yatırım noktasında şunu da söylemek istiyorum; Belçikalı şirketlere tam destek sağlamaya hazırız eğer Türkiye'de teknolojilerini üretmek veya başka ortaklıklar kurmak istiyorlarsa.
Konuşmasının ardından Kraliçe Mathilde ve beraberindeki heyetle MEXT Teknoloji Merkezi'ni gezen Kacır, Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ile de ikili görüşme yaptı.
Program kapsamında, MEXT ile Belçikalı şirketler Flanders Make ve A6K arasında mutabakat zaptı da imzalandı.


