Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinde Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ile Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu toplantılarını başlattıklarını belirterek, “Gümrük Birliği kapsamında aramızda sorun oluşturan 29 alt başlıktan 15’ini karşılıklı uzlaşıyla çözdük. Kalan konular için de diyaloglarımız ve toplantılarımız sürüyor.” dedi.

Bolat, Dünya Gazetesi tarafından Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlenen “Dönüşen Dünyada İhracat Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, dün gece Budapeşte’den döndüklerini ifade ederek Türkiye-Macaristan Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) 2. Dönem Toplantısı’nda önemli iş birliklerine imza attıklarını söyledi. Türkiye ekonomisinin son dönemde yaşanan krizlere rağmen özellikle gelişmiş ülkelerden pozitif ayrıştığını dile getiren Bolat, son 23 yılda ekonomik alanda kaydedilen gelişmelere ilişkin rakamları paylaştı. Milli geliri 6 kat artırarak 1,5 trilyon doların üzerine taşıdıklarını, kişi başına düşen milli geliri 5 bin 500 dolardan 17 bin 880 dolara yükselttiklerini, dış ticaret hacmini ise 820 milyar dolara ulaştırdıklarını anlattı.

Geçen yıl önemli bir dönemeçten geçildiğini, tarife ve ticaret savaşlarıyla karşı karşıya kalındığını ifade eden Bolat, geçen hafta Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 56. Yıllık Toplantıları’nda birçok Batılı liderin, 2. Dünya Savaşı sonrası kurulan küresel siyasi, ekonomik, parasal ve askeri sistemin çatırdadığını kabul ettiğini aktardı.

“Bir yanda ABD, diğer yanda AB ile görüşmeler içindeyiz”

Bakan Bolat, ticaret savaşlarının yeni alanlar doğurduğunu, bazı ülkelerin serbest ticaret anlaşmaları imzaladığını belirterek AB ile Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) ve AB ile Hindistan arasındaki anlaşmalara dikkat çekti.

AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ihtiyacının yeni olmadığını, söz konusu anlaşmanın 1 Ocak 1996’da yürürlüğe girdiğini hatırlatan Bolat, şu değerlendirmeyi yaptı:

“AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı ve yapacağı serbest ticaret anlaşmalarında masada yer alamıyoruz; çünkü üye ülke değiliz. Bu nedenle ortaya çıkan asimetrilere ilişkin taleplerimizi 1 Ocak 1996’dan bu yana sürekli dile getiriyoruz. Ayrıca şunu da vurgulamak gerekir: Gümrük Birliği yürürlüğe girdiğinde Türkiye’nin AB ile dış ticaretinde ihracatın ithalatı karşılama oranı sadece yüzde 50 idi. Bugün yüzde 100. Bu, 30 yıldaki büyük bir başarıdır. ABD ile ticarette de dengeli ticaret hedefimiz doğrultusunda ciddi mesafe aldık. Bir yandan ABD ile ticaret müzakerelerini yürütürken, diğer yandan AB ile çeşitli konuları kapsayan derin görüşmeler gerçekleştiriyoruz.”

“29 alt başlıktan 15’ini uzlaşıyla çözdük”

Bakan Bolat, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin çağrı ve taleplerinin AB Komisyonu tarafından kabul edildiğini anımsatarak süreci şöyle özetledi:

İFM’nin kapasitesi yeni salon yatırımıyla yüzde 40 artacak
İFM’nin kapasitesi yeni salon yatırımıyla yüzde 40 artacak
İçeriği Görüntüle

“AB Konseyi’ne teklif edildi. Müzakerelerin başlatılabilmesi için AB Konseyi’nin, AB Komisyonu’nu yetkilendirme kararı alması gerekiyor ve Komisyon bunu bekliyor. Ancak biz bu süreçte boş durmuyoruz. AB Komisyonu ile Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu toplantılarını başlattık. Şu ana kadar biri Brüksel’de, diğeri Ankara’da olmak üzere iki toplantı gerçekleştirdik. Ulaştırma kotalarından vize konularına, gümrüklerden sınırda karbon düzenleme vergisine, Yeşil Mutabakat’tan dijital dönüşüme uyuma kadar tüm başlıkları detaylı şekilde ele alıyoruz. Gümrük Birliği içinde sorun teşkil eden 29 alt konunun 15’ini karşılıklı uzlaşmayla çözdük. Geriye kalan başlıklar için de görüşmelerimiz sürüyor.”

Bolat, iki hafta önce Türkiye’ye gelen AB’nin gümrükler ve sınırda karbon düzenlemesi alanındaki yetkilileriyle görüşmeler yaptıklarını, Brüksel’de de AB’nin bazı üst düzey yetkilileriyle ayrıntılı müzakereler yürüttüklerini belirtti. Görüşmelerin devam ettiğini ifade eden Bolat, “Ülkelerin ve grupların başka ülkelerle yaptığı anlaşmaları yakından izliyoruz. Ülkemize doğurabileceği etkiler konusunda teyakkuzdayız. Trafik sapması gibi durumların ortaya çıkmaması için gümrüklerde gerekli tedbirleri dün uyguladık, bugün uyguluyoruz, yarın da uygulayacağız.” dedi.

Bolat, AB ile yürütülen temaslarda özel sektör temsilcilerinin de sürece dahil edildiğini ifade ederek, Gümrük Birliği’nden sonra AB’den Türkiye’ye gelen yabancı yatırımcı sayısındaki artışa dikkat çekti. “2002’ye kadar 78-79 yılda gelen yatırım 14 milyar dolarken, 2002’den sonra gelen uluslararası yatırım 287 milyar dolara ulaştı. Bunun yüzde 65’i başta AB ülkeleri olmak üzere Avrupa kaynaklıdır.” şeklinde konuştu.

“Temkinli ve iyimser olalım, paniğe kapılmayalım”

AB ile ticaretin kazan-kazan temelinde dengeli ve başarılı şekilde ilerlediğini söyleyen Bolat, “Aday ülke statümüzle katılım müzakereleri sürerken, Gümrük Birliği’nin avantajlarını AB’den Türkiye’ye gelen yatırımcılar ve Türk müteşebbislerle birlikte değerlendiriyoruz. Bu açıdan temkinli ve iyimser olalım, paniğe kapılmayalım.” dedi.

İşsizlik oranları ve güven endekslerindeki olumlu gelişmelere de değinen Bolat, 2025 yılının ihracatta rekorlarla kapatıldığını, ihracatçı sayısının 160 bine yükseldiğini ifade etti. Bu yıl Türkiye’de düzenlenecek uluslararası zirvelere değinen Bolat, “Bu etkinlikler sayesinde Türkiye; dünyanın, medyanın ve küresel ölçekte siyaset, ekonomi, çevre, savunma ve parlamento gündemlerinin merkezi haline gelecek. Bu da ülkemizi dünyada saygın, takip edilen ve gelişmesi izlenen bir ülke konumunda tutacak.” değerlendirmesini yaptı.

Küresel ticarette şartların giderek zorlaştığını vurgulayan Bolat, Türkiye’nin menfaatleri için koordineli ve yoğun bir çalışma yürütülmesi gerektiğini söyledi. Net rakamlar henüz kesinleşmemekle birlikte Türkiye’nin küresel ticaretten aldığı payın 2025’te artmış olacağını ifade eden Bolat, dünya ticareti daralırken ihracatı artırdıklarını belirtti. Türkiye’nin en çok ihracat yapan sektörleri ve en fazla ihracat yapılan pazarları paylaşan Bolat, “Üretim kabiliyetimizi, yeteneklerimizi ve üretim kapasitemizi daha da geliştirmek için canla başla çalışıyoruz.” dedi.

Türk ürünlerinin ve hizmet sektörünün dünyada güçlü bir itibara sahip olduğunu ifade eden Bolat, “Made in Türkiye dünyada müşteriler arasında önemli bir marka haline geldi. Built by Türkiye yani Türk müteahhitleri tarafından inşa edilmiştir mottosu da 138 ülkede Türk müteahhitlerinin başarısını temsil ediyor.” diye konuştu. Türkiye’nin hizmet sektöründe turizm, müteahhitlik, taşımacılık, eğitim, sağlık turizmi ve fuarcılık alanında yakaladığı başarılara değinen Bolat, ihracatçılara sunulan ve 2026 yılı boyunca sağlanacak destekler hakkında da bilgi verdi. Bakanlığın yürüttüğü ticaret diplomasi faaliyetleri, toplantılar ve imzalanan anlaşmaların Türkiye’nin dış ekonomik ilişkilerini güçlendirmeyi hedeflediğini belirten Bolat, “Bunların tamamı ülkemizin milli gelirine, kişi başına düşen milli gelirine ve halkımızın refahına daha fazla katkı sağlamak içindir.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının ardından Bakan Bolat’a katılımı nedeniyle plaket takdim edildi.