İstanbul’un simge etkinliklerinden biri olmaya aday Mimoza Festivali, Adalar’da baharın gelişini kutlamak için kapılarını açtı. Festival; Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada’da 6–8 Mart tarihleri arasında eş zamanlı olarak düzenleniyor.
Festivalin başlangıcı, Anadolu Kulübü’nde gerçekleştirilen basın toplantısıyla duyuruldu. Ardından Madam Martha Koyu’nda düzenlenen temsili mimoza fidanı dikimiyle doğaya saygı ve çevre bilinci mesajı verildi.
Baharın ilk habercilerinden mimoza çiçekleriyle birlikte Adalar’ın kültürel çeşitliliğini ve doğayla kurduğu hassas dengeyi hatırlatan festival, İstanbul için yeni bir bahar geleneği oluşturmayı hedefliyor. Sergiler, söyleşiler, müzik dinletileri ve sürpriz performanslarla zenginleşen program; mimoza temalı karşılamalar, yerel üreticilerle buluşmalar ve doğa odaklı etkinliklerle ziyaretçilere Adalar’ın özgün kültürünü keşfetme fırsatı sunuyor.
Festival boyunca dört adada eş zamanlı olarak bando gösterileri, sirk performansları, dans etkinlikleri, konserler ile çocuk ve yetişkinlere yönelik atölyeler düzenleniyor. Ayrıca mimoza temalı ürünlerin yer aldığı yerel üretici stantları da ziyaretçileri ağırlıyor. Etkinlikler 7 ve 8 Mart tarihlerinde de devam edecek.
Festivalin açılışında konuşan Ali Ercan Akpolat, mimozanın Adalar için yalnızca bir bitki değil; umut, dayanışma ve yeni başlangıçların simgesi olduğunu vurguladı. Anavatanı Güneydoğu Avustralya ve Tazmanya olan mimozanın 1800’lü yıllarda Adalar’a getirildiğini hatırlatan Akpolat, zamanla bu zarif ağacın bölgenin kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtti.
Festivalin temel amacının mimozayı dalında korumak ve doğa mirasını gelecek nesillere aktarmak olduğunu ifade eden Akpolat, doğanın korunmasının ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Fidan dikimi sırasında yaptığı konuşmada etkinliği emekçi ve mücadeleci kadınlara ithaf ettiklerini belirten Akpolat, Dünya Kadınlar Günü öncesinde kadın dayanışmasına da vurgu yaptı.



