2025 yılında küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen değer bazlı ihracatta rekor seviyeye ulaşan Türk makine sanayi, 2026 yılına temkinli ancak güçlü bir toparlanma beklentisiyle giriyor. Makina İmalatçıları Birliği (MİB), sektörün dönüşüm sürecini ve gelecek hedeflerini WIN EURASIA 2026 kapsamında sergilemeye hazırlanıyor. Hannover Fairs Turkey tarafından 10-13 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek fuar, makine sektörünün üretimden ihracata uzanan yeni yol haritasını ortaya koyacak.
Endüstriyel dönüşümün merkezi olarak konumlanan organizasyonda; makine imalatı, otomasyon, dijital üretim teknolojileri ve entegre sistem çözümleri birlikte ele alınacak. Aynı zamanda sektörün daha yüksek katma değerli üretime geçiş süreci de çok yönlü olarak değerlendirilecek.
Türk makine sanayi, 2025’te ihracatta değer bazında rekor kırarken, 2026’da sürdürülebilir büyüme hedefiyle yoluna devam ediyor. Bu kapsamda sektörün dönüşüm vizyonu ve stratejileri fuarda detaylı şekilde paylaşılacak. MİB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Fatih İğrek, 2025 yılını “yüksek enflasyon, düşük kur, zayıf dış talep ve güçlü ihracat fiyatlarının bir arada yaşandığı karmaşık ama olumlu sonuçlanan bir dönem” olarak değerlendirdi.
İğrek, serbest bölgeler dahil makine ihracatının yüzde 1,9 artışla 28,7 milyar dolara ulaştığını belirtirken, miktar bazında yüzde 6,3’lük daralmaya rağmen kilogram başına ihracat değerinin 8,1 dolarla tarihi zirveye çıktığını ifade etti. 2026 yılı için ise temkinli bir iyimserlik içinde olduklarını belirten İğrek, ihracatta 30 milyar dolar seviyesine yaklaşmayı, üretimde yeniden büyüme sürecine girmeyi ve kapasite kullanım oranlarını yüzde 70 seviyesine çıkarmayı hedeflediklerini dile getirdi. Ayrıca fuara katılımın kendileri için stratejik bir yatırım olduğunu vurguladı.
Avrupa’da talep zayıf, Türkiye pozitif ayrıştı
Ana pazar olan Avrupa’da daralma yaşanmasına rağmen Türkiye’nin ihracatta pozitif bir performans sergilediğini belirten İğrek, Almanya’da makine ve tesis üretiminin 2025’i yaklaşık yüzde 5 düşüşle kapattığını, Avrupa genelinde siparişlerin ise 2023-2024 döneminde çift haneli gerilediğini aktardı. Buna rağmen bazı pazarlarda artış yaşandığını ifade eden İğrek, Almanya’ya ihracatın yüzde 6,8 artışla 3,2 milyar dolara, ABD’ye ihracatın ise yüzde 9 yükselişle 2 milyar dolara yaklaştığını söyledi.
Bazı pazarlarda kayıplar yaşandığını ancak yeni fırsatların da doğduğunu belirten İğrek, Rusya ve Irak’ta yaklaşık 770 milyon dolarlık gelir kaybı yaşanırken, yeniden imar sürecindeki Suriye’ye ihracatın yüzde 189 artarak 130 milyon dolar seviyesine ulaştığını ifade etti.
İç pazarda büyüme var, üretim dışa kayıyor
İthalat baskısının sektör için önemli bir sorun olduğunu vurgulayan İğrek, 2025 yılı sonunda makine ithalatının 45 milyar dolar seviyesini aştığını ve Çin’in payının yüzde 28’e yaklaştığını belirtti. İç pazardaki büyümenin yerli üretime yeterince yansımadığını söyleyen İğrek, makine-teçhizat yatırımları artarken üretimde daralma yaşanmasının, yatırımların büyük ölçüde ithal makinelerle karşılandığını gösterdiğini ifade etti.
Bu duruma çözüm olarak; ithalat için erken uyarı ve müdahale mekanizmalarının kurulması, teknik denetimlerin artırılması ve yerli makine kullanımının finansal teşviklerle desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
Makine sektöründe yeni dönem: otomasyon ve yazılım
Türk makine üreticilerinin otomasyon ve dijitalleşmeye yoğunlaştığını belirten İğrek, hem üretilen makinelerde hem de üretim süreçlerinde otomasyon seviyesinin yükseldiğini söyledi. Türbin, turbo jet, hidrolik sistemler ve gıda makinelerinde dikkat çekici artışlar yaşandığını ifade eden İğrek, MES sistemleri, robotik üretim hücreleri ve otonom taşıma sistemlerinin yaygınlaştığını belirtti.
WIN EURASIA 2026’da otomasyon temasının öne çıkacağını vurgulayan İğrek, günümüzde makinelerin artık yazılım ve veri altyapısından bağımsız düşünülemeyeceğini, yatırım kararlarında otomasyon kabiliyetinin belirleyici olduğunu dile getirdi.
WIN EURASIA sektörün vitrini olmayı sürdürüyor
WIN EURASIA’nın Türk makine sanayisi için bölgesel bir vitrin niteliği taşıdığını belirten İğrek, sektörün fuarlara katılımı stratejik bir yatırım olarak gördüğünü söyledi. 2026 organizasyonunda yerli üreticilerin özellikle otomasyon ve dijitalleşme alanındaki yetkinliklerini sergileyeceğini ifade eden İğrek, çok eksenli işleme sistemleri, robotik çözümler ve yerli yazılım destekli teknolojilerin öne çıkacağını aktardı.
Endüstrinin geleceği fuarda şekilleniyor
Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ise fuarın bu yılki temasının “Otomasyonla Daha İleriye” olduğunu belirtti. Mengül, otomasyonun yalnızca üretimi değil, tüm endüstriyel ekosistemi dönüştüren temel unsur haline geldiğini ifade etti.
Fuarda yer alacak deneyim alanlarıyla teknolojilerin sahada deneyimlenebilir hale getirileceğini belirten Mengül; Kaynak Uygulama Alanı, Endüstriyel Yapay Zekâ, Güç Aktarım, Endüstriyel IoT ve 5G Arena gibi bölümlerin sektörün geleceğine ışık tutacağını vurguladı.
WIN EURASIA 2026’nın, Türk makine sanayinin küresel rekabette daha güçlü ve sürdürülebilir bir konuma ulaşmasına katkı sağlaması hedefleniyor.




