Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, büyük çaplı yangın yaşayan işletmelerin yaklaşık yüzde 40’ının yeniden faaliyet gösteremediğine dikkat çekerek, yangınların yalnızca fiziksel kayıplara değil; tedarik zincirinden pazar payına ve istihdama kadar geniş bir alanda ekonomik zarara yol açtığını söyledi. Baran, “Yangınlar ekonominin damarlarını da yakıyor. Oysa gerçek çok açık. Yangın önleme sistemlerine yapılan 1 birimlik yatırım, sonrasında oluşabilecek 100 birimlik zararı engelleyebiliyor. Bu nedenle yangın güvenliği bir gider değil, bir yatırımdır. Hatta bir kalkınma ve sürdürülebilirlik meselesidir” ifadelerini kullandı.
ATO Başkanı Gürsel Baran, Tüm Bürokratlar ve İş İnsanları Federasyonu (TÜMBİFED) tarafından ATO ev sahipliğinde düzenlenen “Uluslararası Ankara Yangın Zirvesi”nde konuştu. ATO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen programa TÜMBİFED Genel Başkanı Mehmet Hüsrev, ATO 22 No’lu Yangın, Trafik ve Güvenlik Sistemleri Meslek Komitesi Başkanı Timur Kanay, 61 No’lu Özel Eğitim-Öğretim Hizmetleri Meslek Komitesi Meclis Üyesi Abidin Memili ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.
“Yangınlar ağır ekonomik yük oluşturuyor”
Zirvenin açılışında konuşan Baran, yangınların sadece can güvenliğini değil, üretim kapasitesini ve ekonomik sürdürülebilirliği de tehdit ettiğini belirtti. Yangınların toplumda derin sosyal yaralar bırakan ve ciddi ekonomik maliyetler doğuran bir gerçek olduğunu ifade etti.
İklim değişikliği, hızlı kentleşme, sanayileşme ve teknolojik dönüşümün yangın riskini artırdığını vurgulayan Baran, 1937’den 2024’e kadar Türkiye’de 126 bini aşkın orman yangını çıktığını ve yaklaşık 1 milyon 907 bin hektar alanın kaybedildiğini hatırlattı. Sadece ormanların değil, sanayi tesisleri ve iş yerlerinin de ciddi risk altında olduğunu belirten Baran, elektrik altyapısından kaynaklanan arızalar başta olmak üzere pek çok nedenle çıkan yangınların milyarlarca liralık zarara yol açtığını söyledi.
Büyük ölçekli yangın yaşayan işletmelerin yüzde 40’ının yeniden faaliyete dönemediğini dile getiren Baran, bir fabrikanın yanmasının yalnızca bir binanın kaybı anlamına gelmediğini, tedarik zincirinin kopmasına, pazar kaybına ve istihdamın azalmasına neden olduğunu kaydetti.
“Yangın güvenliği bir yatırım”
Teknoloji çağında yaşanmasına rağmen yangın güvenliği konusunda zaman zaman kaderci bir yaklaşımın sürdüğünü ifade eden Baran, yangın önleme sistemlerine yapılan yatırımın olası büyük kayıpları engellediğini belirtti. Yangın güvenliğinin maliyet unsuru olarak değil, ekonomik kalkınmanın ve sürdürülebilirliğin parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Dijitalleşme ve yapay zekâ vurgusu
Yangın güvenliğinde dijitalleşme ve yapay zekâ çözümlerinin önemine dikkat çeken Baran, akıllı algılama sistemleri, erken uyarı teknolojileri ve modern müdahale araçlarının üretim tesislerine entegre edilmesinin artık zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Yangın güvenliği ekipmanları ve akıllı bina teknolojilerinin katma değerli üretim, ihracat ve istihdam açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.
Baran, sektörün ATO bünyesinde 22 No’lu Yangın, Trafik ve Güvenlik Sistemleri Meslek Komitesi tarafından temsil edildiğini ve çalışmaların yakından takip edildiğini de sözlerine ekledi.
“Yangın güvenliği bir yaşam sigortasıdır”
ATO 22 No’lu Yangın, Trafik ve Güvenlik Sistemleri Meslek Komitesi Başkanı Timur Kanay da konuşmasında, son dönemde yaşanan yangınların önemli bir uyarı niteliği taşıdığını ifade etti. Yangın güvenliğinin bir maliyet kalemi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kanay, “Yangın güvenliği bir yaşam sigortasıdır” dedi.
Sorunun teknoloji eksikliğinden ziyade uygulama yetersizliğinden kaynaklandığını belirten Kanay, standartların sahada aynı titizlikle uygulanması gerektiğini dile getirdi. Yangının işletmeler üzerindeki etkilerine değinen Kanay, bir yangında yalnızca binaların değil, marka değerinin, yatırım güveninin ve istihdamın da zarar gördüğünü söyledi.
Kanay, “Artık yangın sonrası konuşan değil, yangın öncesi önlem alan bir ülke olmalıyız” sözleriyle konuşmasını tamamladı.


