Güneydoğu Anadolu’da hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı, ocak ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,1 düşüşle 279,9 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde ihracat miktarı yüzde 12,3 gerileyerek 355,5 bin tona indi. Bölgeden 88,4 bin ton makarna, 63,8 bin ton buğday unu ve 35,8 bin ton ayçiçek yağı ihraç edildi.

En yüksek gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağı ihracatı yüzde 11,6 artışla 56,6 milyon dolara yükselirken, ikinci sıradaki makarna ihracatı yüzde 1,2 düşüşle 48,9 milyon dolar oldu. Ortalama ihracat birim fiyatlarının yüzde 5,9 arttığı bu dönemde, oransal olarak en fazla gerileme yemler, soya fasulyesi ve kakaosuz şeker mamullerinde görüldü.

Türkiye’nin Orta Doğu ülkelerine yaptığı 296 milyon dolarlık hububat ihracatının yüzde 40’tan fazlası Güneydoğu’dan gerçekleşirken, Afrika’ya yapılan 213,9 milyon dolarlık ihracatta bölgenin payı yüzde 46,4’e ulaştı.

“Ramazan öncesi temel gıdaya talep hızlandı”

Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bölgenin Orta Doğu ve Afrika pazarlarındaki güçlü tedarik yapısına dikkat çekerek değerlendirmelerde bulundu.

Kadooğlu, dünya genelinde yaklaşık 2 milyar Müslüman nüfusun önemli bölümünün yaşadığı Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın hem ticari ilişkilerin istikrarlı şekilde geliştiği hem de temel gıdada arz güvenliğinin kritik olduğu bölgeler olduğunu belirtti. Geçen yıl 2,7 milyar dolarlık hacimle Güneydoğu’nun hububat ihracatında yüzde 76,3 paya sahip olan bu pazarlarda Irak, Suriye, Cibuti, Gana, Sudan ve Somali’nin öne çıktığını ifade etti.

Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerine yönelik talebin arttığını vurgulayan Kadooğlu, bu süreci yalnızca satış takvimi olarak değil, tedarik sürekliliği ve piyasa istikrarı açısından sorumluluk gerektiren bir dönem olarak değerlendirdiklerini söyledi. İhracatçıların fiyat istikrarını gözeten, teslimat güvenliğini güçlendiren ve ticari güveni artıran bir yaklaşım benimsediğini belirten Kadooğlu, üretim, stok ve sevkiyat planlamalarının bu hassasiyetle yapıldığını kaydetti.

Irak pazarında tahsilat sıkıntısı

Bölgenin en önemli ve en yakın pazarı olan Irak’ta son dönemde ödeme ve tahsilat süreçlerinde yaşanan teknik ve bankacılık kaynaklı sorunların ticareti olumsuz etkilediğini dile getiren Kadooğlu, geçen yıl Irak’a ihracatta yüzde 16,8 daralma yaşandığını, bu yıl ocak ayında ise düşüşün yüzde 30’u aştığını belirtti.

Sorunun temelinde, Kuzey Irak’ın Türkiye’ye açılan kapısı olan İbrahim Halil Sınır Kapısı’nın Irak Merkezi Hükümeti tarafından devreye alınan ASYCUDA sistemine henüz entegre edilmemesinin bulunduğunu ifade eden Kadooğlu, bu nedenle ihracat bedellerinin bankacılık sistemi üzerinden tahsil edilemediğini söyledi.

ASYCUDA entegrasyonunun sağlanamaması ve ön beyan şartlarının yerine getirilememesi nedeniyle ihracatın fiilen tamamlanmasına rağmen Irak Merkez Bankası nezdinde ödeme süreçlerinin bloke edildiğini belirten Kadooğlu, bunun firmalar üzerinde ciddi nakit akışı baskısı oluşturduğunu dile getirdi.

Markalı perakende 2026’ya sert düşüşle başladı
Markalı perakende 2026’ya sert düşüşle başladı
İçeriği Görüntüle

Habur hattında günlük araç geçişlerinde yüzde 40-50’ye varan düşüş yaşandığını aktaran Kadooğlu, Ramazan gibi talebin arttığı bir dönemde ödeme kanallarındaki tıkanıklığın piyasa istikrarını zorladığını ifade etti. Çözüm olarak, İbrahim Halil Gümrüğü’nün ASYCUDA sistemine entegrasyonunun hızlandırılması ya da geçici ve işlevsel bir bankacılık mekanizmasının devreye alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Celal Kadooğlu 2-2