Murat Aytulum ve Gökhan Yavaş, 28 Eylül’de gerçekleştirdikleri ortak defileyle Moskova Moda Haftası’nda Türkiye’yi temsil etti. Tasarımcılar yeni koleksiyonlarını uluslararası moda profesyonellerinin beğenisine sunarken, Antalya ve Moskova Moda Haftaları arasındaki işbirliği de Türkiye ve Rusya’nın yaratıcı endüstrileri arasındaki bağları güçlendiren bir buluşma noktası oluşturdu.
Moskova, küresel moda sektöründeki yükselen konumunu güçlendirerek uluslararası moda takviminin önemli duraklarından biri olmayı sürdürüyor. New York, Londra ve Milano’nun ardından moda sezonu Paris ve Moskova’da devam ederken, Rusya’nın başkenti küresel moda merkezleri arasındaki yerini koruyor. Moskova Moda Haftası 1 Ekim’e kadar devam edecek. Altı gün boyunca düzenlenecek etkinlik kapsamında 350’den fazla marka, koleksiyonlarını etkinlik alanında ziyaretçiler ve sektör profesyonelleriyle buluşturacak.
Dünyanın farklı noktalarından yeni nesil tasarımcıları bir araya getiren etkinlik, moda profesyonelleri, satın alma uzmanları ve basın mensupları için uluslararası bir buluşma alanı oluşturuyor. Bu sezon programında Çin, Hindistan, İspanya, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Kazakistan, Nikaragua ve Sri Lanka’nın da aralarında bulunduğu ülkelerden tasarımlar yer aldı. İstanbul merkezli tasarımcılar Murat Aytulum ve Gökhan Yavaş da 28 Eylül’de gerçekleştirdikleri ortak defileyle Türkiye’yi Moskova Moda Haftası’nda temsil etti. Etkinliğin ilk günlerinde gerçekleşen defile, uluslararası programın dikkat çeken gösterileri arasında yer alırken, sunulan koleksiyonlar izleyicilerden yoğun ilgi gördü.
Özgün ve geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ediyor
Murat Aytulum, 2010 yılında İstanbul’da kurduğu markasıyla Moskova Moda Haftası kapsamında Selam İlkbahar-Yaz 2027 koleksiyonunu tanıttı. Koleksiyonda erkek giyimine ait terzilik detayları, Doğu kültüründen ilham alan unsurlarla yeniden yorumlanarak güçlü ve özgüvenli bir kadın silüeti oluşturuyor. Derinin markanın karakteristik malzemesi olarak öne çıktığı koleksiyonda siyah, gri ve nötr bej tonları ağırlık taşıyor.
Moda tasarımcısı Murat Aytulum, Moskova’nın moda sektöründe geniş ve kendine özgü bir tüketici kitlesine sahip olduğunu belirterek, kentte düzenlenen defilelerin Türk tasarımcılar için yeni müşteri ve sektör profesyonellerine ulaşma imkânı sunduğunu ifade etti. Aytulum, özellikle Doğu kültürlerinden beslenen ve çağdaş bir tasarım dili kullanan markalar açısından Moskova’nın coğrafi ve kültürel konumunun önemli bir fırsat oluşturduğunu dile getirdi.
“Türkiye modasına daha çağdaş bir bakış sunulabilir”
Gökhan Yavaş ise Moskova Moda Haftası kapsamında Armored Silence (Zırhlı Sessizlik) koleksiyonunu moda dünyasının beğenisine sundu. Koleksiyonun tasarım dili; Güney Kore’deki Naejangsan Dağı’nın sisli yamaçlarından İstanbul’a, 1980’lerin Seul’ünden Anadolu motiflerine uzanan farklı kültürel ve kentsel referanslardan oluşuyor.
Katmanlı silüetlerin bedeni adeta bir zırh gibi çevrelediği koleksiyonda, defilenin ilerleyen bölümlerinde mimari terzilik ve yün dokuların yerini akışkan kadife ile transparan dantel aldı. Boncuk işlemeleri ve Çin iğne nakışı, koleksiyonun zanaatkârlık yönünü güçlendirirken, markanın sıfır atık yaklaşımı doğrultusunda bazı tasarımlarda önceki sezonlardan kalan kumaşlar değerlendirildi.
Antalya Moda Haftası başta olmak üzere Türkiye’de düzenlenen farklı moda organizasyonlarında da yer alan Gökhan Yavaş, Londra’daki Fashion Scout etkinliklerine de katılıyor. Yavaş, Türk tasarımcıların yalnızca geleneksel unsurlar üzerinden tanımlanmak yerine, kendi kültürel miraslarını çağdaş ve özgün bakış açılarıyla yeniden ele alarak Türkiye modasına farklı bir imaj kazandırabileceğini belirtti.
“Kültürel ve profesyonel bir köprü oluşturuyoruz”
Murat Aytulum’un geçmiş ile gelecek arasında kurduğu estetik bağ ve Gökhan Yavaş’ın özgün malzeme kullanımı, Moskova Moda Haftası kapsamında sergilenen tasarımlarda da farklı yorumlarla karşılık buldu.
Innİki’nin “Urban Nomads” koleksiyonu, geleneksel Khaladaay elbisesinin silüetini parametrik kesim anlayışıyla yeniden yorumlarken, teknik eko-deriyi şifonla bir araya getirdi. Tasarımcı Alena Musaeva ise kişisel mirasından hareketle hazırladığı koleksiyonda Rus ve Doğu kültürlerinin kesişim noktalarına odaklandı. Aile geçmişi ve kuşaklar boyunca aktarılan zanaatkârlıktan beslenen tasarımlarda, Rusya’nın geleneksel halk kıyafetlerinden sarafanların yanı sıra folklorik unsurlar da öne çıktı.
Moskova Moda Haftası’nın katılımcıları arasında 2016 yılında Antalya Moda Haftası’nı kuran Eda Meltem Yılmaz da yer aldı. Türkiye ve Rusya’daki moda etkinlikleri arasındaki işbirliğinin iki ülkenin moda sektörlerinin gelişimi açısından önemli bir rol taşıdığını belirten Yılmaz, karşılıklı etkileşimin işbirliğinin en değerli unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
Yılmaz, Rus tasarımcıları Antalya’da ağırlarken Türk tasarımcılara da koleksiyonlarını Moskova’da sergileme fırsatı sunduklarını belirterek, bu çalışmaların yalnızca tasarımcılar arasındaki değişimi değil, Türkiye ve Rusya’nın yaratıcı endüstrileri arasında kültürel ve profesyonel bir bağ kurulmasını da desteklediğini vurguladı.


