TMMOB Peyzaj Mimarları Odası, 5. İstanbul Peyzaj Fuarı kapsamında mesleki bilgi ve deneyimini sektör temsilcileri, meslektaşları ve ziyaretçilerle paylaşmaya devam ediyor. Oda Genel Başkanı Özay Yerlikaya, COP31 öncesinde “İklim Eylemi Mekânda Gerçekleşir” anlayışına dikkat çekerek, peyzaj mimarlarının kentlerin geleceğini belirleyen planlama ve karar süreçlerinde daha güçlü bir konuma sahip olması gerektiğini ifade ediyor.

7-10 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen 5. İstanbul Peyzaj Fuarı'nda yer alan TMMOB Peyzaj Mimarları Odası, fuarı mesleki bilgi paylaşımının ve sektörle etkileşimin güçlendirilmesinin önemli bir zemini olarak değerlendiriyor. Oda, fuar süresince peyzaj mimarlığının planlama, tasarım, uygulama ve yönetim alanlarındaki rolünü; sürdürülebilirlik, teknoloji ve yenilikçilik başlıkları çerçevesinde ele alıyor.

Fuarın açılışında meslektaşları ve sektör temsilcileriyle bir araya gelen TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Genel Başkanı Özay Yerlikaya, konuşmasında özellikle iklim değişikliğinin kentlerde ve yaşam alanlarında yarattığı etkiler üzerinde durdu. Yerlikaya, bu dönüşüm sürecinde peyzaj mimarlığının taşıdığı sorumluluğun giderek arttığına dikkat çekti.

PEYZAJI KENTLERİN İKLİM DİRENCİNİN TEMEL UNSURLARINDAN BİRİ OLARAK GÖRMELİYİZ

Kentlerde yükselen sıcaklıklar, kuraklık ve artan su baskınlarının planlama ve tasarım süreçlerini doğrudan etkilediğini belirten Yerlikaya, peyzaj mimarlığının doğal çevre ile insan yaşamı arasındaki dengeyi kuran temel disiplinlerden biri olduğunu vurguladı.

Yerlikaya açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Peyzaj mimarlığı, doğal sistemler ile insan yaşamı arasındaki ilişkiyi düzenleyen ve kentlerin ekolojik yapısına, dayanıklılığına ve yaşam kalitesine doğrudan katkı sunan bir meslek alanıdır. Bir parkın, meydanın veya kıyı alanının nasıl tasarlandığı yalnızca estetik bir tercih değildir; aynı zamanda yağmur suyunun nasıl yönetileceğini, insanların aşırı sıcaklardan nasıl etkileneceğini ve diğer canlıların yaşam alanlarının nasıl korunacağını da belirler.

1791455003 K O N U M A C I G R S E L

Bu açıdan peyzajı, kentlerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artıran temel altyapılardan biri olarak değerlendirmemiz gerekiyor. Peyzaj mimarlığının sahip olduğu bilgi birikimi ve deneyimin yatırım, planlama ve uygulama süreçlerine etkin biçimde aktarılması, geleceğin daha dirençli ve yaşanabilir kentlerini oluşturmanın önemli koşullarından biridir.”

Ibaktech 2026’da Yeni Teknolojiler Sahneye Çıkıyor
Ibaktech 2026’da Yeni Teknolojiler Sahneye Çıkıyor
İçeriği Görüntüle

COP31 ÖNCESİNDE MESAJ: “İKLİM EYLEMİ MEKÂNDA GERÇEKLEŞİR”

Türkiye'nin Antalya'da ev sahipliği yapacağı COP31'in, peyzaj mimarlığının iklim politikaları içerisindeki rolünün daha görünür hale gelmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Yerlikaya, iklim politikaları ile bu politikaların kentlerdeki somut karşılığı arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Yerlikaya, “İklim Eylemi Mekânda Gerçekleşir” yaklaşımını şu sözlerle açıkladı:

“‘İklim Eylemi Mekânda Gerçekleşir’ derken, iklim konusunda alınan kararların insanların gündelik yaşamına ve yaşadıkları mekânlara doğrudan yansıması gerektiğine dikkat çekiyoruz. Yağmur suyunun toprağa kazandırılmasını sağlayan uygulamalar, yeşil alanlar arasında oluşturulan ekolojik bağlantılar, bulunduğu bölgenin koşullarına uygun bitkisel tasarımlar ve herkes için erişilebilir kamusal alanlar bu yaklaşımın somut karşılıklarıdır.

COP31'e uzanan süreçte bu tür çözümlerin kent politikalarının yanı sıra yatırım ve uygulama programlarının da temel unsurlarından biri haline gelmesi için çalışmalarımızı sürdürmeliyiz. Peyzaj mimarları olarak doğal kaynakların korunmasına, iklim dirençli kentlerin geliştirilmesine ve toplumun yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik mekânsal çözümler üretme sorumluluğumuzu sürdüreceğiz.”