Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) ev sahipliğinde ve Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen ACE BPSC 2026 Zirvesi, İstanbul’da gerçekleştirilen programla başladı. “İnovasyon, Yatırım, Teknoloji ve Ticaret için Girişimcilik: Daha Güçlü Bir Transatlantik Gelecek İnşa Etmek” temasıyla düzenlenen ve 9 Ekim’de sona erecek zirvenin ilk gününde “AmCham Leadership & Gala Dinner” programı gerçekleştirildi.

Programa Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Valisi Davut Gül, Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi Bereket Murat Oktay, AmChams in Europe (ACE) Başkanı Ajša Vodnik ve TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı katıldı.

“Yüzde 50 dış ticarete açık bir ülkeyiz”

Programda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin dış ticarete açık bir ekonomi olduğunu belirterek mal ve hizmet ihracatının toplamının 410 milyar dolara ulaştığını söyledi. Temmuz itibarıyla milli gelirin 1,7 trilyon dolar olarak açıklandığını aktaran Bolat, mal ve hizmet ihracatının milli gelire oranının yüzde 27 olduğunu ifade etti.

İthalatın da hesaba katılmasıyla Türkiye’nin toplam mal ve hizmet ticaretinin 865 milyar dolara ulaştığını belirten Bolat, bu rakamın milli gelire oranının yaklaşık yüzde 50 olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin lojistik ve ulaşım altyapısına da dikkat çeken Bolat, “Limanlarımız, lojistik merkezlerimiz, deniz yolunda dünyada ilk 10’dayız. Karayolu ulaşımında dünyada ilk 11’in içindeyiz. Havayolunda Türk Hava Yolları ile dünyada 4’üncüyüz. Turizmde dünyada 4’üncüyüz. Müteahhitlikte Çin’in ardından dünyada 2’nci sıradayız” dedi.

İmalat sanayisinde de güçlü bir üretim kapasitesine sahip olduklarını belirten Bolat, ABD, Avrupa Birliği ve Uzak Doğu’dan yapılan ithalatın yanı sıra enerji ithalatının da ekonomik yapının bir parçası olduğunu söyledi. Ticaretin tek taraflı olmadığını vurgulayan Bolat, ülkeler arasındaki ilişkilerin kazan-kazan anlayışı, eşitlik ve dengeli ticaret temelinde sürdürülmesine önem verdiklerini ifade etti.

“Avrupa Birliği bir numaralı dış ticaret ortağımız”

Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin en önemli dış ticaret ortağı olduğunu belirten Bolat, AB’nin Türkiye’nin ihracatında yüzde 43, ithalatında ise yüzde 32 paya sahip olduğunu söyledi. İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleri de dahil edildiğinde Avrupa’nın toplam payının yüzde 50’nin üzerine çıktığını belirten Bolat, bu oranın yüzde 55 seviyelerine ulaştığını aktardı.

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 233 milyar dolar, Euro bazında ise 205 milyar Euro olarak gerçekleştiğini belirten Bolat, ticaretin dengeli bir yapıya sahip olduğunu söyledi. İhracat ve ithalatın yaklaşık 117-116 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Bolat, AB ile ticaretin her yıl yüzde 4 ila 5 oranında arttığını kaydetti.

Avrupa’nın Türkiye açısından yalnızca ticarette değil, turizm ve doğrudan yatırımlarda da önemli bir konumda bulunduğunu belirten Bolat, Türkiye’ye gelen turistlerin yüzde 65’inin Avrupa ülkelerinden geldiğini söyledi. Türkiye’ye bugüne kadar gelen 294 milyar dolarlık doğrudan yatırımın yüzde 63’ünün Avrupa kaynaklı olduğunu belirten Bolat, bu ilişkilerin geniş bir arz ve tedarik zincirinin oluşmasına katkı sağladığını ifade etti.

Gümrük Birliği’nin özellikle son 23-24 yıllık dönemde başarılı bir sanayi entegrasyonuna dönüştüğünü dile getiren Bolat, Türkiye-AB ticaretindeki artışa dikkat çekerek, “Türkiye-AB ticareti 1996’da 21 milyar dolarken 233 milyar dolara yükseldi, 30 yıl içinde 11 kat artış gösterdi” dedi.

AB ile ticarette yoğun diplomasi

Otomotiv İhracatı Eylülde 3,9 Milyar Dolara Ulaştı
Otomotiv İhracatı Eylülde 3,9 Milyar Dolara Ulaştı
İçeriği Görüntüle

Avrupa Birliği Komisyonu’nun 4 Mart 2026 tarihinde aldığı taslak karara da değinen Bolat, Türkiye’nin ve Serbest Ticaret Anlaşması bulunan diğer ülkelerin “Made in EU” kapsamında değerlendirilmesi ve “Made with Europe” yaklaşımının sürdürülmesiyle birlikte, özellikle otomotiv sektörü başta olmak üzere çeşitli alanlarda kısıtlayıcı hükümler bulunduğunu söyledi.

Bu kapsamda yoğun bir diplomasi yürüttüklerini belirten Bolat, yıl içerisinde beş kez Brüksel’e ve 8-9 Avrupa Birliği ülkesine ziyaret gerçekleştirdiklerini ifade etti. Hükümetin ve Türkiye’nin beklentilerinin muhataplara açık şekilde aktarıldığını söyleyen Bolat, iş dünyasının da sürece dahil edildiğini ve hem Türkiye’de hem Avrupa’da iş dünyasının harekete geçirildiğini kaydetti.

Komisyon, Konsey ve Avrupa Parlamentosu nezdindeki diplomatik girişimlerin sürdüğünü belirten Bolat, Chicago ziyareti öncesinde Brüksel’de gerçekleştirdikleri temaslara da değindi. Bolat, ilgili Komisyon Başkan Yardımcısı ve komiserlerle görüşmeler yaptıklarını, ardından Avrupa Birliği’nin Ankara Daimi Temsilcisi ile üye ülkelerin büyükelçileriyle gerçekleştirilen toplantıda Türkiye’nin yaklaşım ve beklentilerini aktardıklarını söyledi.

Bolat, önümüzdeki günlerde yeniden Brüksel’e gideceklerini belirterek, Türkiye-Avrupa Birliği Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu’nun üçüncü toplantısının AB Komisyonu ev sahipliğinde gerçekleştirileceğini açıkladı. Toplantıya iş dünyasının liderleri ve geniş bir basın heyetinin de katılacağını ifade etti.

Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirten Bolat, sürecin hem Türkiye hem de Avrupa açısından olumlu sonuçlanmasını temenni ettiklerini söyledi. Bolat, ortak kazanımların, dengeli ticaretin ve gelecekteki yatırımlarla birlikte üretim perspektifinin korunması gerektiğini vurgulayarak, Gümrük Birliği entegrasyonunun güncellenerek ve modernleştirilerek sürdürülmesini istediklerini ifade etti.